Vahit KOÇ
Köşe Yazarı
Vahit KOÇ
 

RAMAZAN AYI VE İSLAM’IN MÜKEMMEL TOPLUM HEDEFİ

İslam, mükemmel bir toplum inşa etmeyi hedefler. Bu hedefi ortaya koyarken de insan hayatının hiçbir alanını boş bırakmaz; sosyal, ekonomik, bireysel ve toplumsal bütün yönleriyle ilgili gerekli ilkeleri belirler. Tevhid ifadesi “Lâ ilâhe illallah” sadece Allah'ı birlemenin, Onun dışındaki tüm otoritelerin reddedildiğinin açıklandığı bir inanç cümlesi değildir; aynı zamanda bir duruşun  ilanıdır. Yeryüzünde var olan iki temel toplumsal anlayış arasında doğru yerde, Hakkın yanında durma çağrısıdır. Doğru yer; yüreğinde merhameti, adaleti ve insanlık onurunu taşıyanların safıdır. Seçkin insanların, güzel yoldaşların yürüdüğü yoldur. Tevhid, işte bu safı bilinçli bir tercihle seçmektir. Allah, yarattığı insanla ilişkisini hiçbir zaman koparmamıştır. Bu ilişki peygamberler ve kitaplar aracılığıyla toplumsal ölçekte sürmüş; namaz ile de ferdî boyutta canlı tutulmuştur. Namaz, kul ile Rabbi arasındaki en sahih bağdır. Orası bir buluşma yeridir. Kıyamda Allah kuluna seslenirken, kul da secdede Rabbine yönelir. Bu haliyle “Sana ibadet eder ve Senden yardım dilerim” der. Hac ise yalnızca bir ibadet değildir. Allah, Kâbe’yi insanlar için bir “kıyam yeri” olarak tanımlar. Kıyam; ayağa kalkmak, doğrulmak, varlığını ortaya koymak demektir. Bu, azgınlar karşısında doğru yerde durduğunu ilan etmektir. Dünyanın dört bir yanından gelen milyonların aynı sözle haykırması: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk!” Bu sadece sıradan bir dua ifadesi değil, kişinin kendisine yüklenecek her türlü sorumluluğa, göreve  hazır olduğunun açık bir beyanıdır. Zekât ve sadaka da iki yönlü bir arınmadır. Bir yönü Allah’a olan sevginin ispatıdır: Dünyalıkların O’nun sevgisinin önüne geçmesine izin vermemek.  Hiçbir malın, hiçbir değerin Allah’a olan bağlılığın üstünde olamayacağını göstermek… Belki de bu yüzden Kur’an’da namaz ile zekât yan yana zikredilir: “Namazı kılarlar ve zekâtı verirler.” Çünkü Allah’a yönelmek, O’ndan başkasıyla olan bağları gevşetmeyi gerektirir. Birinden vazgeçmeden gerçek manada diğerine yönelmek mümkün değildir. Diğer yönü ise sahip olduklarımızı paylaşmakla etrafımızdaki insanlarla barış içinde olabilmenin yollarını oluşturmuş, sevdiklerimizden vermekle de o gönüllerde mekan tutmuş oluruz. Oruca gelince… İnsan, varlığını sürdürebilmesi için birçok dürtünün yanında iki güçlü dürtüyle donatılmıştır: Açlık ve cinsellik. Biri maddi varlığı devam ettirir, diğeri ise neslin sürmesini sağlar. Bu iki duygu son derece güçlüdür. Eğer kontrol altına alınmazsa, insanı savurur; hem bireysel hem toplumsal krizlere sürükler. İşte oruç, bu noktada bir terbiyedir. “Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” Yani insan, belirli bir süre bu güçlü arzularını kontrol etmeyi öğrenir. Aç kalır ama sabreder. Arzu ve isteklerinden imkânı olduğu hâlde uzak durur, kendini tutar. Bu, insanı sıradanlıktan yüceliğe taşıyan bir eğitimdir. Oruç, nefsin dizginlenmesidir. Yani senin arzu ve isteklerinin ardından koşman yerine arzu ve isteklerinin senin ardından gelmesini hedefler. Fakat insan için sadece bedensel bir kontrol yeterli değildir. Zihinsel ve ruhsal bir yükseliş de gerekir. İşte bu yüzden Ramazan ile Kur’an birlikte anılır. Kur’an bu ayda indirilmiştir; bu ay Kur’an ile anlam kazanır. İnsan sadece süfli arzularını bastırmakla yetinmez, aynı zamanda Kur’an ile kemâle doğru yürür. Evet… Allah bizi önce doğru yerde durmaya çağırdı. Sonra kendisiyle sevgi ve samimiyet temelli bir bağ kurmaya davet etti. Hac ile gücümüzü ve birliğimizi ayağa kaldırmamızı; zekâtla dünya ile olan bağı kontrol altına alıp çevremizle barış içinde yaşamamızı; oruç ile de kimliğimizi ve kişiliğimizi arındırmamızı istedi. Bütün bunlar bir araya geldiğinde karşımıza sadece bireysel bir ibadet düzeni değil, mükemmel bir toplum hedefi çıkar. Ramazan, işte bu büyük inşanın eğitim ayıdır.
Ekleme Tarihi: 24 Şubat 2026 -Salı
Vahit KOÇ

RAMAZAN AYI VE İSLAM’IN MÜKEMMEL TOPLUM HEDEFİ

İslam, mükemmel bir toplum inşa etmeyi hedefler. Bu hedefi ortaya koyarken de insan hayatının hiçbir alanını boş bırakmaz; sosyal, ekonomik, bireysel ve toplumsal bütün yönleriyle ilgili gerekli ilkeleri belirler.

Tevhid ifadesi “Lâ ilâhe illallah” sadece Allah'ı birlemenin, Onun dışındaki tüm otoritelerin reddedildiğinin açıklandığı bir inanç cümlesi değildir; aynı zamanda bir duruşun  ilanıdır. Yeryüzünde var olan iki temel toplumsal anlayış arasında doğru yerde, Hakkın yanında durma çağrısıdır. Doğru yer; yüreğinde merhameti, adaleti ve insanlık onurunu taşıyanların safıdır. Seçkin insanların, güzel yoldaşların yürüdüğü yoldur. Tevhid, işte bu safı bilinçli bir tercihle seçmektir.

Allah, yarattığı insanla ilişkisini hiçbir zaman koparmamıştır. Bu ilişki peygamberler ve kitaplar aracılığıyla toplumsal ölçekte sürmüş; namaz ile de ferdî boyutta canlı tutulmuştur. Namaz, kul ile Rabbi arasındaki en sahih bağdır. Orası bir buluşma yeridir. Kıyamda Allah kuluna seslenirken, kul da secdede Rabbine yönelir. Bu haliyle “Sana ibadet eder ve Senden yardım dilerim” der.

Hac ise yalnızca bir ibadet değildir. Allah, Kâbe’yi insanlar için bir “kıyam yeri” olarak tanımlar. Kıyam; ayağa kalkmak, doğrulmak, varlığını ortaya koymak demektir. Bu, azgınlar karşısında doğru yerde durduğunu ilan etmektir. Dünyanın dört bir yanından gelen milyonların aynı sözle haykırması: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk!” Bu sadece sıradan bir dua ifadesi değil, kişinin kendisine yüklenecek her türlü sorumluluğa, göreve  hazır olduğunun açık bir beyanıdır.

Zekât ve sadaka da iki yönlü bir arınmadır. Bir yönü Allah’a olan sevginin ispatıdır: Dünyalıkların O’nun sevgisinin önüne geçmesine izin vermemek.  Hiçbir malın, hiçbir değerin Allah’a olan bağlılığın üstünde olamayacağını göstermek… Belki de bu yüzden Kur’an’da namaz ile zekât yan yana zikredilir: “Namazı kılarlar ve zekâtı verirler.” Çünkü Allah’a yönelmek, O’ndan başkasıyla olan bağları gevşetmeyi gerektirir. Birinden vazgeçmeden gerçek manada diğerine yönelmek mümkün değildir.

Diğer yönü ise sahip olduklarımızı paylaşmakla etrafımızdaki insanlarla barış içinde olabilmenin yollarını oluşturmuş, sevdiklerimizden vermekle de o gönüllerde mekan tutmuş oluruz.

Oruca gelince…

İnsan, varlığını sürdürebilmesi için birçok dürtünün yanında iki güçlü dürtüyle donatılmıştır: Açlık ve cinsellik. Biri maddi varlığı devam ettirir, diğeri ise neslin sürmesini sağlar. Bu iki duygu son derece güçlüdür. Eğer kontrol altına alınmazsa, insanı savurur; hem bireysel hem toplumsal krizlere sürükler.

İşte oruç, bu noktada bir terbiyedir. “Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” Yani insan, belirli bir süre bu güçlü arzularını kontrol etmeyi öğrenir. Aç kalır ama sabreder. Arzu ve isteklerinden imkânı olduğu hâlde uzak durur, kendini tutar. Bu, insanı sıradanlıktan yüceliğe taşıyan bir eğitimdir. Oruç, nefsin dizginlenmesidir. Yani senin arzu ve isteklerinin ardından koşman yerine arzu ve isteklerinin senin ardından gelmesini hedefler.

Fakat insan için sadece bedensel bir kontrol yeterli değildir. Zihinsel ve ruhsal bir yükseliş de gerekir. İşte bu yüzden Ramazan ile Kur’an birlikte anılır. Kur’an bu ayda indirilmiştir; bu ay Kur’an ile anlam kazanır. İnsan sadece süfli arzularını bastırmakla yetinmez, aynı zamanda Kur’an ile kemâle doğru yürür.

Evet…

Allah bizi önce doğru yerde durmaya çağırdı. Sonra kendisiyle sevgi ve samimiyet temelli bir bağ kurmaya davet etti. Hac ile gücümüzü ve birliğimizi ayağa kaldırmamızı; zekâtla dünya ile olan bağı kontrol altına alıp çevremizle barış içinde yaşamamızı; oruç ile de kimliğimizi ve kişiliğimizi arındırmamızı istedi.

Bütün bunlar bir araya geldiğinde karşımıza sadece bireysel bir ibadet düzeni değil, mükemmel bir toplum hedefi çıkar.

Ramazan, işte bu büyük inşanın eğitim ayıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.