Vahit KOÇ
Köşe Yazarı
Vahit KOÇ
 

İNANCI AÇIĞA VURAN ŞEY DAVRANIŞLARDIR

Müslümanların önemli bir kısmı, sadece "inandım" demekle kurtuluşa erdiğini düşünür. Davranışlarını, ahlakını ve hayata yansıttığı değerleri hesaba katmadan Allah’a iman ettiğini söylemekle yetinir. Oysa ister fert olsun ister toplum, iman öncelikle kişinin Allah’a yönelişidir. Bu yönelişin gerçek mahiyetini de yalnızca Allah bilir. İnsanların kalplerinin içini okumak, samimiyetlerini ölçmek bizim işimiz değildir. Kur’an’a baktığımızda Allah’ın imanı hiçbir zaman davranışlardan bağımsız ele almadığını görürüz. Neredeyse her iman konusuna değindiğinde, iman kavramını salih amel ile birlikte zikreder. Çünkü gerçek iman, insanın hayatına yansıyan davranışlarla görünür hâle gelir. Hatta Allah, insanların sadece "İman ettik" demekle bırakılacaklarını mı sandıklarını sorarak meseleyi son derece açık bir şekilde ortaya koyar. Demek ki iman, sözle ilan edilen bir kimlikten çok daha fazlasıdır; davranışlarla sınanan ve doğruluğu ortaya çıkan bir hakikattir. Bu nedenle Kur’an, hem güzel davranışları hem de kötü davranışları imanın açıklayıcı işaretleri olarak sunar. Yetimi itip kakmayı, mazluma sırt çevirmeyi, zulme göz yummayı olumsuz davranışlar arasında sayar. Buna karşılık darlıkta da bollukta da infak etmeyi, öfkesini yenebilmeyi ve insanları affedebilmeyi gerçek müminlerin ve muttakilerin özellikleri arasında zikreder. Aslında insanları değerlendirirken, bize kapalı olan imanları üzerinden hüküm vermeye çalışmak yerine, bize açık olan davranışları üzerinden değerlendirmek daha doğru bir yoldur. Çünkü davranışlar, insanın iç dünyasının dışa yansıyan aynasıdır. İnsanların inançlarını değerlendirirken çoğu zaman ölçümüz, farklı şekillerde oluşmuş kendi inanç kalıplarımız olur. Fakat davranışlara baktığımızda vicdan çok daha rahat konuşur. Çünkü vicdan, doğru davranış karşısında tereddüt etmeden "Bu doğrudur" diyebilir. Peki, bireyleri anladık. Onların gerçek anlamda bir inanca sahip olup olmadıklarını davranışları üzerinden değerlendirebiliyoruz. Ya toplumlar? Toplumları nasıl anlayacağız? Sık sık ümmet kavramını kullanıyoruz. Ümmet; aynı inanç, aynı duygu ve aynı hedef etrafında toplanan büyük bir topluluktur. Ancak ümmet, sadece kalabalık insanlardan oluşan bir yığın değildir. Kendisine yönelik hesapları olanlara karşı ortak tavır geliştirebilen, haksızlık karşısında birlikte durabilen ve birlikten güç üretebilen bir topluluktur. Bugün yaşadığımız coğrafyada meydana gelen zulümler, katliamlar ve haksızlıklar karşısında gösterdiğimiz tepkinin derinliği, imanımızın derinliği hakkında da önemli ipuçları vermektedir. Çünkü bir yandan bütün müminleri ümmet kavramı altında büyük bir ailenin fertleri olarak görürken, diğer yandan dünyanın gözleri önünde kardeşlerimizin katledilmesine, yurtlarının işgal edilmesine ve değerlerinin yok edilmesine karşı gereken duyarlılığı gösteremiyorsak, o zaman kendi imanımızı ve ümmet anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekir. Elbette kimsenin Allah ile arasındaki bağı sorgulayacak değiliz. Hiç kimsenin kalbi üzerinde hüküm verme yetkimiz yoktur. Fakat ister fertlerin ister toplumların inancının insanlara yansıyan yönünü, yani salih amellerini ve davranışlarını değerlendirme hakkımız vardır. Nitekim bir insan vefat ettiğinde ardından sorulan soru da budur: "Bu adamı nasıl bilirdiniz?" Bu soru, kişinin kalbindeki imanı sorgulayan bir soru değildir. İnsanlara yansıyan yönünü, yani ahlakını, karakterini ve davranışlarını değerlendirmeye yönelik bir sorudur. Belki aynı soruyu toplumların ardından sorma imkânımız yoktur. Ancak bir toplumun birlik ve beraberlik noktasındaki gücünü, ağırlığını ve samimiyetini anlamanın en kestirme yollarından biri, haksızlık ve zulüm karşısında ortaya koyduğu tutumdur. Çünkü insanlar gibi toplumlar da inandıklarını en çok söyledikleri sözlerle değil, gösterdikleri tavırlarla ortaya koyarlar.
Ekleme Tarihi: 09 Haziran 2026 -Salı
Vahit KOÇ

İNANCI AÇIĞA VURAN ŞEY DAVRANIŞLARDIR

Müslümanların önemli bir kısmı, sadece "inandım" demekle kurtuluşa erdiğini düşünür. Davranışlarını, ahlakını ve hayata yansıttığı değerleri hesaba katmadan Allah’a iman ettiğini söylemekle yetinir.

Oysa ister fert olsun ister toplum, iman öncelikle kişinin Allah’a yönelişidir. Bu yönelişin gerçek mahiyetini de yalnızca Allah bilir. İnsanların kalplerinin içini okumak, samimiyetlerini ölçmek bizim işimiz değildir.

Kur’an’a baktığımızda Allah’ın imanı hiçbir zaman davranışlardan bağımsız ele almadığını görürüz. Neredeyse her iman konusuna değindiğinde, iman kavramını salih amel ile birlikte zikreder. Çünkü gerçek iman, insanın hayatına yansıyan davranışlarla görünür hâle gelir.

Hatta Allah, insanların sadece "İman ettik" demekle bırakılacaklarını mı sandıklarını sorarak meseleyi son derece açık bir şekilde ortaya koyar. Demek ki iman, sözle ilan edilen bir kimlikten çok daha fazlasıdır; davranışlarla sınanan ve doğruluğu ortaya çıkan bir hakikattir.

Bu nedenle Kur’an, hem güzel davranışları hem de kötü davranışları imanın açıklayıcı işaretleri olarak sunar. Yetimi itip kakmayı, mazluma sırt çevirmeyi, zulme göz yummayı olumsuz davranışlar arasında sayar. Buna karşılık darlıkta da bollukta da infak etmeyi, öfkesini yenebilmeyi ve insanları affedebilmeyi gerçek müminlerin ve muttakilerin özellikleri arasında zikreder.

Aslında insanları değerlendirirken, bize kapalı olan imanları üzerinden hüküm vermeye çalışmak yerine, bize açık olan davranışları üzerinden değerlendirmek daha doğru bir yoldur. Çünkü davranışlar, insanın iç dünyasının dışa yansıyan aynasıdır.

İnsanların inançlarını değerlendirirken çoğu zaman ölçümüz, farklı şekillerde oluşmuş kendi inanç kalıplarımız olur. Fakat davranışlara baktığımızda vicdan çok daha rahat konuşur. Çünkü vicdan, doğru davranış karşısında tereddüt etmeden "Bu doğrudur" diyebilir.

Peki, bireyleri anladık. Onların gerçek anlamda bir inanca sahip olup olmadıklarını davranışları üzerinden değerlendirebiliyoruz. Ya toplumlar? Toplumları nasıl anlayacağız?

Sık sık ümmet kavramını kullanıyoruz. Ümmet; aynı inanç, aynı duygu ve aynı hedef etrafında toplanan büyük bir topluluktur. Ancak ümmet, sadece kalabalık insanlardan oluşan bir yığın değildir. Kendisine yönelik hesapları olanlara karşı ortak tavır geliştirebilen, haksızlık karşısında birlikte durabilen ve birlikten güç üretebilen bir topluluktur.

Bugün yaşadığımız coğrafyada meydana gelen zulümler, katliamlar ve haksızlıklar karşısında gösterdiğimiz tepkinin derinliği, imanımızın derinliği hakkında da önemli ipuçları vermektedir.

Çünkü bir yandan bütün müminleri ümmet kavramı altında büyük bir ailenin fertleri olarak görürken, diğer yandan dünyanın gözleri önünde kardeşlerimizin katledilmesine, yurtlarının işgal edilmesine ve değerlerinin yok edilmesine karşı gereken duyarlılığı gösteremiyorsak, o zaman kendi imanımızı ve ümmet anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekir.

Elbette kimsenin Allah ile arasındaki bağı sorgulayacak değiliz. Hiç kimsenin kalbi üzerinde hüküm verme yetkimiz yoktur. Fakat ister fertlerin ister toplumların inancının insanlara yansıyan yönünü, yani salih amellerini ve davranışlarını değerlendirme hakkımız vardır.

Nitekim bir insan vefat ettiğinde ardından sorulan soru da budur:

"Bu adamı nasıl bilirdiniz?"

Bu soru, kişinin kalbindeki imanı sorgulayan bir soru değildir. İnsanlara yansıyan yönünü, yani ahlakını, karakterini ve davranışlarını değerlendirmeye yönelik bir sorudur.

Belki aynı soruyu toplumların ardından sorma imkânımız yoktur. Ancak bir toplumun birlik ve beraberlik noktasındaki gücünü, ağırlığını ve samimiyetini anlamanın en kestirme yollarından biri, haksızlık ve zulüm karşısında ortaya koyduğu tutumdur.

Çünkü insanlar gibi toplumlar da inandıklarını en çok söyledikleri sözlerle değil, gösterdikleri tavırlarla ortaya koyarlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.