HAZAN MEVSİMİ VE AHMET HAŞİM
Modern Türk şiirinin kurucusu, Fecrâti topluluğunun gözde şairi Ahmet Haşim: ‘’Su değil, mevsimin havası akan,/Duyduğun yaprağın, dalın sesidir,/Suda yıldızların parıltısıdır,/Bu karanlıkta, bazı bazı çakan.
Yaşlanan bir erkeğin ömrünün son zamanlarını benzettiği sonbaharda, güneş ışımasıyla solan ağaç yapraklarından perde perde yansıyan hüzne karışan kendi hüznünü, hafif sitem ve kıskançlıkla beraber, ‘’Sen de bir gün eteklerinde kocaman bir ormanın soluk ve rengarenk yapraklarını taşıyacaksın’’ diyerek, platonik aşk beslediği bir kadına yaşlanacağı zamanki halini ünlü “Merdiven” şiirinde anlatan Ahmet Haşim; “Orman” adlı şiirinde de, ömrünün yarısını geride bırakan bir insanın orta yaş karanlığını aydınlatan, ona canlılık ve enerji katan yapraklar ile huzur veren dalların hışırtısını dile getirir.
Şiirlerinde gökyüzü, ağaç, orman, yapraklar, hazan mevsimi ve yaprak metaforları ile ışık- gölge, gençlik- yaşlılık, ölüm- yaşam ve canlılık- tükenmişlik gibi insana ve insan doğasına özgü özellikleri anlatan Haşim’in, Fransız sembolistlerinden etkilenen şiirinin dahil olduğu Fecrâti topluluğundan ayrılan yanı “dar ama sonsuz derinlikte bir kuyu” olan bireyi ele almasıdır. Müzikal ve ritmik bir tonda yazdığı şiirlerinde Haşim için önemli olan; doğada insana yakın olan unsurlarla birlikte insanı ve onun ruhsal değişimlerini anlatmaktır.
Anlamdan çok şiire ve sese önem veren şair için söyleyişte her şeyden önce gelir. Bu açıdan bireyi ve onun dünyayı algılayışının kendine özgü ifadesi olan söyleyişinin benzersizliğini ortaya koyan Haşim için sesler ve solmuş sonbahar yapraklarının çeşitliliği; bireyin tekilliğinde ifadesini bulan insan çokluğunun, doğadan yansıyan çoğulluğunu da belirtir.
“Sırrını çözmek için şiiri deşmek, eti için bülbülü öldürmektir” diyen şair musikiye, ruha ve insan ruhunun derinliklerinde gizlenen sanatsal güzelliklere tek ve mutlak bir bakıştan ulaşmanın imkansızlığına da işaret eder.
Haşim’in şiirinin tamamında görülen yaşlılık ve onunla birlikte ortaya çıkan ölüm korkusu ile bitkinlik ve bazı zamanlarda gelen yaşama gücü temaları da, hazan mevsiminde sararan yaprak metaforu gibi birbirine benzer.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
GENEL BAŞKAN
Görüntüle →Son Yazıları
- BEN ÖĞRETMENİM
- HER YERDE ÖFKE…
- 30 AĞUSTOS BİR MİLLETİN YENİDEN DİRİLİŞİDİR
- GİRESUN FEN LİSESİ TARİHÇESİ VE 2026 YKS BAŞARISI
- EKSİK OLMA
- KENDİ OLMAK ÖZGÜRLÜĞÜN EN SESSİZ BİÇİMİ…
- ASLINDA FAKİRİZ HEPİMİZ…
- BİR ÖĞRETMENİ ALKIŞLAMAK,ASLINDA GELECEĞİ ALKIŞLAMAKTIR
- HAYATTA SADECE 5 DAKİKANIZ KALSAYDI NE YAPARDINIZ?
- DÜĞÜNLERDE DAVUL-ZURNA YERİNİ SADE NİKAHA BIRAKIYOR