ADALET, KARANLIKTA KALAN HER DOSYAYA DOKUNMALI!
Sevgili okurlar...
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve geldiği günden bu yana özellikle faili meçhul dosyalar ve yıllardır karanlıkta kalan olaylar üzerinde durmasını önemli buluyorum.
Yıllar geçmiş olsa bile bir cinayetin, bir suçun ya da toplum vicdanında soru işareti bırakan bir olayın yeniden ele alınması son derece kıymetlidir.
Çünkü adaletin zamana yenilmemesi gerekir.
Bir anne, bir baba, bir eş ya da bir evlat yıllardır “Ne oldu?” sorusunun cevabını arıyorsa, devletin o dosyanın kapağını yeniden açması bile umut demektir.
Ancak adalet yalnızca faili bulunamayan dosyaların aydınlatılması değildir.
Adalet sistemi içerisinde yanlış veya eksik değerlendirme yapıldığını düşünen, yıllarca süren yargılamalar nedeniyle mağdur olduğunu söyleyen, dosyasındaki bazı delillerin yeterince incelenmediğine inanan vatandaşlarımız da var.
İşte onların sesi de duyulmalı.
Bir hukuk devletinin gücü, “Hiç hata yapılmaz” demesinde değil; hata ihtimali ortaya çıktığında bunu araştırabilmesi ve gerekiyorsa düzeltebilmesindedir.
Elbette her “Ben mağdurum” diyen kişinin haklı olduğunu peşinen söyleyemeyiz. Yargının kararlarını deliller ve hukuk belirler.
Ancak ciddi tereddüt bulunan dosyaların yeniden hukuki denetime tabi tutulmasını sağlayan yolların etkili işlemesi gerekir.
Çünkü bazen bir dosya kâğıt üzerinde kapanır, ama vicdanlarda kapanmaz.
Buradan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e bir vatandaş ve gazeteci olarak çağrıda bulunmak istiyorum:
Faili meçhul dosyalarda gösterilen hassasiyetin, adalet sisteminde mağduriyet yaşadığını düşünen vatandaşların dosyalarında da gösterilmesi, toplumun adalete olan güvenini güçlendirecektir.
Belki özel bir inceleme mekanizması kurulabilir, yıllardır dilekçe veren ancak sesini duyuramadığını söyleyen insanların başvuruları belirli kriterler çerçevesinde yeniden değerlendirilebilir.
Burada istenen yargıya müdahale değildir.
Tam tersine, yanlışın varsa yine hukuk içinde düzeltilmesini sağlayacak mekanizmaların daha etkin işletilmesidir.
Çünkü bir suçlunun cezasız kalması ne kadar büyük bir adaletsizlikse, masum bir insanın haksız yere cezalandırılması ihtimali de o kadar ağırdır.
Adaletin siyaseti, makamı, zenginliği ya da fakirliği olmamalıdır.
Mahkeme salonuna giren herkes karşısında yalnızca hukuku ve vicdanı görmelidir.
Sayın Akın Gürlek’in faili meçhul dosyalar konusunda gösterdiği hassasiyetin, mağduriyet iddiası taşıyan ve yeniden incelenmesi gereken dosyalara da uzanmasını temenni ediyorum.
Çünkü devleti güçlü yapan, vatandaşına “Bir haksızlık varsa sonuna kadar araştırırım” diyebilmesidir.
Ve unutmayalım...
Geç gelen adalet yaradır.
Hiç gelmeyen adalet ise toplumun vicdanında kapanmayan bir yaradır.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Görüntüle →Son Yazıları
- VALLAHİ BEN DEMEDİM, AI MODU SÖYLEDİ!
- MİLLETİN CEBİ YANARKEN KREDİ KARTINA GÖZ DİKMEK!
- SİYASET ÇÖZÜM ÜRETME MAKAMIDIR
- FINDIĞA DEĞER VERMEZSEN!
- SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!
- GİRESUN’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR!
- 4 VEKİLİMİZ VAR, AMA SAHİBİMİZ YOK!
- HANGİ İŞİMİZ DOĞRU Kİ?
- İNSANA DEĞİL, İLKEYE GÜVENMEK
- DAL-ÇIK EĞRİBEL’E DÖNDÜ!