AMERİKA’NIN İŞARET ETTİĞİ YÖNE DOĞRU LAF YETİŞTİRMEK…
Sovyetler Birliği'nin henüz dağılmadığı sıralarda, ülkemiz halkı arasında birine hakaret etmek için “komünist” kelimesi kullanılırdı. Ama öyle masum bir şekilde kullanılmayıp önce bu kelimenin içine, ne kadar olumsuz, itici ve ahlaksız ifade varsa doldurulurdu.
Geçmişte sadece bu kelime değil, başka kelimeler de küçümseme ve alay amacıyla kullanılırdı. Gençlik yıllarımızda şahit olduğumuz, dönemin küçük siyasi partilerinden biri olması sebebiyle büyük parti mensuplarının kullandığı “Erbakancı” ifadesi veya nerede bir sakallı görseler yakıştırdıkları “Humeyni” ya da “Humeynici” sözleri bunlardan bazılarıydı.
Bu ve benzeri ifadeler yalnızca yakın geçmişte değil, daha önceki dönemlerde de peygamberler ve onlara inananlar için kullanılmıştır. Mecnun, deli, sapık, sapkın, bozguncu, uğursuz gibi ifadeler bunlardan bazılarıdır. Bunlar, kendilerini güçlü görenlerin, kendilerine göre zayıf olanlara yakıştırdıkları alay içerikli sıfatlardır.
Peki, geçmişte kullanılan bu lakap takma, alay etme ve küçümseme ifadeleri günümüzde yok mu? Elbette var. Hatta gelecekte de olacaktır.
Daha önce pek dikkat çekmeyen iki kavram son aylarda ve özellikle şu son günlerde daha sık telaffuz edilmeye başlandı.
Bugün revaçta olan bu hakaret ifadelerinin içeriği din dışılık, sapkınlık, kâfirlik ve zındıklıkla doldurularak kullanılan “Şii” kavramı ve “Husi” ifadesidir.
Bu ve benzeri kavramlar, Amerika'nın on iki bin kilometre öteden gelerek bölgemizi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmek amacıyla yürüttüğü savaş sürecinde yaygın biçimde kullanılıyor. Bunlar, Amerika'nın savaş ilan ettiği, yok etmekle tehdit ettiği ve kendisine direnenlere karşı birer hakaret unsuru olarak kullanılan ifadelerdir.
İşin ilginç yanı, bu ifadeleri kullananların kendilerini halka dindar olarak takdim etmeleri veya en azından kılık kıyafetleriyle dindar görünmeleridir. Oysa bunlar gerçekten dinin telkinleri doğrultusunda hareket ediyor olsalardı, duracakları yer, yani saf tuttukları taraf, bölgemizi talan etmek isteyenlerin karşısı olurdu.
Hadi diyelim ki bölgemize yerleşmesini istediğiniz ve kendisine hiç laf etmeden sırtınızda taşıdığınız Amerika, bu savaştan kendisine direnenleri yok ederek galip çıktı. Peki, bölge halkları rahata mı erecek?
Ülkemizde neredeyse her on yılda bir darbe yaptıran, bakanlar ve başbakanlar astıran bu güç, artık yaptıklarından tövbe mi edecek?
Bir mektupla hapisten adam aldığını her fırsatta, her ortamda dile getiren bu adamlar, kabadayılıklarından vaz mı geçecek?
Bölgemize taşımak istediğiniz bu adamlar değil mi Libya'yı, zenginliklerini talan etmek, Avrupa bankalarındaki 50 milyar dolarına çökmek için paramparça edenler? Irak'ın ve Suriye'nin zenginliklerini aralarında paylaşanlar… Venezuela'nın petrolüne ve diğer zenginliklerine çöktükleri için dünyaya hava atanlar… Arapların trilyonlarca dolarını hiçbir itirazla karşılaşmadan iç edenler…
Gerçekten siz, bu adamların işaret ettiği yöne doğru bağırıp çağırmakla neyi amaçlıyorsunuz?
“Ama efendim, onlar da sahabelere laf ediyorlar.”
İyi de Amerika sahabeleri göklere mi çıkarıyor? Peygamber evlatlarının sahabelerden geri kalır tarafı mı vardı ki onların büyük küçük demeden katledilmesine ve onları katledenlere göz yumuyorsunuz? Altmış yılı aşkın bir süre cuma namazlarında kendisine lanet okunan Hz. Ali de sahabe değil miydi?
Evet, mesele onların inanç esaslarının ayrıntılarında farklı düşünmeleri veya farklı inanmaları değil; Amerika'yla ters düşüp düşmemeleridir. Çünkü Amerika'yla ters düşenler için mutlaka her zaman bir hakaret, bir aşağılama ve bir alay ifadesi bulunur.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
ARADAKİ RESMİYETİ KALDIRIYORUM!
Görüntüle →Son Yazıları
- HRİSTİYANLARIN ÜÇÜNCÜ BİN YILDAKİ HEDEFLERİ
- TOLSTOY'UN SORUSU: "İNSAN NİÇİN YAŞAR?"
- MÜSLÜMAN KİMDİR VE KİM DEĞİLDİR?
- ÇOCUKLARIMIZ VE EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ
- MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI KİME KARŞI KURULDU?
- AMERİKA, İSRAİL VE İNGİLTERE'NİN ÖLDÜRDÜKLERİ ŞEHİT OLMAZ MI?
- NATO BİZİM NEYİMİZ OLUR?
- MUHARREM AYI VE ZİHİNLERDE CANLANAN İKİ OLAY
- İNANCI AÇIĞA VURAN ŞEY DAVRANIŞLARDIR
- TOPLUMLARIN HİÇ BEKLENMEDİK YERDEN YAKALANARAK YOK OLMALARI