Yıldız Haber
Yıldız Haber
Fırtına
Giresun · 18°C
Bizi Takip Edin
30 Ekim 2026 - 09:35

CUMHURİYET

0 Okunma 0 Paylaşım
CUMHURİYET

Fazla söze gerek yok. Bu ülkeyi hangi şartlarda kurtardıysak, nasıl kurduysak, öyle de yaşatırız. Bakın tarihe. Ama iyi bakın.

1920'li yıllar… İşgal edilmiş bir Anadolu. Neredeyse hiçbir şeyimiz yoktu. Açlık içinde, salgın hastalıklarla uğraşan, yoksul, perişan, savaş yorgunu, bitkin bir halk. Bir de kırmızı topraklı, ekilmemiş, sürülmemiş Anadolu bozkırlarımız, vatan toprağımız yani.

Evet, nasıl kurduysak, öyle yaşatırız.

Nüfusumuz 16 milyon. Erkek nüfusumuz daha az. Savaşlar bükmüş boyunları. Giden geri gelmemiş, gelememiş. Erkeklerimiz Anadolu bozkırlarında yatıyorlar. Okuma yazma oranı yüzde yedi. Kadınların tamamı neredeyse eğitim yüzü görmemiş. Erkeklerin de asker olanları, ya subay olanları veya ülkede yaşayan azınlıklar okur yazar.

Evet, nasıl kurduysak, öyle yaşatırız.

Nüfus köylerden oluşuyor. Ülke genelinde toplam 40 bin köy var. Hiçbir köyde elektrik yok. Elektrik sadece İstanbul ve İzmir'de var. Köylerin 37 bininde okul yok. İki üç bin yerde okul var. Okullarda öğretmenler genelde askerde okuma yazma öğrenen kişiler. Bütün ülkede sadece dört bin tane ilkokul var. Bütün ülkede sadece 72 tane ortaokul var. Bütün ülkede sadece 23 adet lise var… 30 bin köyde cami yok. Hiçbir köyde yol yok. Traktör sayısı sıfır, tarım karasabanla yapılıyor.

Biz, nasıl, hangi şartlarda kurduysak, öyle yaşatırız.

Sağlık felç. Bırakın köyleri, kasabaları; şehir merkezlerinde bile doktor yok. Doktor yok, salgın hastalıklar Anadolu'yu kasıp kavuruyor. Anadolu, uyuz, verem, sıtma salgınları ile kırılıyor. Bir milyon kişi frengi, iki milyon insanımız sıtma, üç milyon kişi diğer hastalıkların pençesinde can çekişiyor. Hastane yok. Tedavi yerleri derme çatma yerlerde yapılıyor. Diş doktoru hiç yok. Bütün ülkede sadece 60 eczacı var, bunların da sadece 8 tanesi Türk! Bütün ülkede sadece 136 ebe var. Yeni doğan her çocuktan biri ölüyor. Doğum üzeri ölen kadınların oranı yüzde yirmi. Yani doğum yapan her yüz kadından yirmisi ölüyor.

Ama biz bu ülkeyi, nasıl kurduysak, öyle de yaşatırız.

Fabrika yok, üretim sıfır. Kişi başı millî gelir 45 dolar. Üst baş yamalı giysilerden oluşuyor. Ayakta yünden örme ayakkabılar var. Ya da durumu iyi olanlarda çarıklar var.

Söyledik ya, biz nasıl kurduysak, öyle yaşatırız.

Ölçü yok. Okka, dirhem, çeki var. Kulaç var, arşın var, fersah var. Ülkede toplam 417 basılı kitap var. Gazete sadece İstanbul'da basılıp elden dağıtılıyor. Sinema yok, tiyatro yok, müzik yok. Bütün ülkede sadece 490 otomobil var. Traktör sıfır.

Hâliyle durum bundan ibaretti. O günün koşullarında vaziyet bu merkezde idi. Ve bu koşullarda bu ülkeyi biz yeniden ayağa kaldırdık.

Sözüm şudur: Bu Cumhuriyet bizim namusumuzdur. Bu Cumhuriyet'e öyle bölmekti, ayırmaktı, değiştirmekti, dönüştürmekti filan, bu ve benzer art niyetli düşünceler ile kimse bakmaya kalkmasın. Akıllarından bile geçirmesinler.

Çünkü kararlıyız, çünkü yeminliyiz. Çünkü Atamız bize emanet etti, ona söz verdik. Yüz yıl önce, yokluk içinde, bu zor koşullarda nasıl kurtardıysak, yeniden bu ülkeyi nasıl kurduysak, koşullar ne olursa olsun, öyle de korur ve yaşatırız. Emin olun, öyle.

Çünkü o bize Atamızdan yadigâr.

Selam olsun asırlık ülkeme. Selam olsun dünyanın ve Türkiye'nin aydınlık geleceğine.

Sonsuza kadar, CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

 

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!