Yıldız Haber
Yıldız Haber
Bulutlu
Giresun · 21°C
Bizi Takip Edin
11 Ağustos 2026 - 10:16

MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI KİME KARŞI KURULDU?

0 Okunma 0 Paylaşım
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI KİME KARŞI KURULDU?

 

Mekke’de üç ülke arasında kurulan savunma ittifakı son günlerde hem TV kanallarında hem de sosyal medyada yoğun bir şekilde tartışılıyor. Herkes olaya kendi anlayış penceresinden bakarak bir anlam vermeye çalışıyor. Kimi “İşte bu…” diyor, kimisi “Artık Amerika ve İsrail düşünsün.” diyor, kimisi de “İslam NATO’su kuruldu.” diye ilan ediyor. Bir kısım insanlar da bölgede askerî açıdan sıkışan Amerika’nın, mücadelenin bir kısmını bu üçlü ittifaka yüklediği şeklinde yorumluyor.

Aslında yorumların birbirinden bu kadar farklı olmasının sebebi, bu üçlü ittifakın, yani Türkiye, Arabistan ve Pakistan’ın düşmanı açık bir şekilde tanımlayıp göstermemesidir. Öyle ya, düşman kim? İsrail mi, Amerika mı, Yemen mi, İran mı? Düşman tam anlamıyla belli olmadığı için ittifaka yüklenen anlam da çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Biz konuya bu üçlü ittifakın kimi düşman görüp kimi görmeyeceği noktasından girelim. Amerika-İran savaşının masrafını aylar önce nakit olarak ödeyen Suudi Arabistan, Amerika ve İsrail’i düşman olarak tanımlayıp onlara karşı bir duruş ortaya koyabilir mi?

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif… Kendisi, Amerika’nın istemediği İmran Han’ı, Amerika’dan aldığı destekle devirip yerine geçen bir başbakan... Gerçekten Amerika’yı karşısına alıp da “Bölgeden çekil. Biz işimizi aramızda kendimiz hallederiz.” diyebilir mi?

Bize gelince… Daha bir ay önce ülkemizde yapılan şatafatlı NATO güvenlik toplantısında Trump’tan epeyce övgü alan ordumuz, onun bölgemizdeki düşmanlıklarına meydan okumak için mi övüldü?

Diğer bir nokta ise ister Amerika olsun, ister İsrail, kendi çıkarlarına ters bir oluşum karşısında en sert tepkilerini ortaya koymadan dururlar mıydı? 

Öte yandan, bölgenin menfaat ve çıkarlarını da korumaya açık olduğunu iddia eden bu oluşum Gazze’ye nasıl bakıyor? Ya da Gazzeliler bu oluşuma nasıl bakar? İsrail’in zulmü altında yıllar geçiren bu toplumdan sevinç gösterileri veya sevinç çığlıkları yükseldi mi? Ya da önde gelen liderlerinin teşekkür anlamında açıklamaları ve kendi halklarına “Sabredin, artık zafer daha yakındır.” telkinleri… Duyamadık.

Bu sefer insanın aklına şu gelmiyor değil: Mesele burada Suudileri korumak mı? Peki kimden?

Topraklarını İran’a saldırıda kullandırdığında İran’ın karşı saldırısından mı? Bu durum, Amerika’nın bir şekilde savaştan çekilmesiyle biter. Ama Arabistan’ın Yemen’le olan savaşı hâlâ devam ediyor. Hem de son günlerde şiddetlenerek…

İşte bu noktada Yemenlileri bertaraf etmek için bu üçlü ittifak işe yarayabilir. Ve Amerika kendinin bile anlaşmak suretiyle yakasını kurtardığı Yemenlileri bu ittifakın gücüne teslim etmiş olabilir.

İyi de böyle bir durum, üç yıla yakın süren İsrail zulmünün mağdurlarının yüreğinde nasıl bir karşılık bulur? İsrail karşısında kendilerini destekleyen bu yalın ayaklılara üç tane güçlü İslam ülkesinin yüklenmesi… İsrail’e yüklenmek varken onlara yüklenmek…

Bu durumun hem Gazzelilerin vicdanında hem de dünya halklarının vicdanında önünde durulamaz bir güç yansıması olur ve olacaktır.

Şimdilik gerçekleri tam anlamıyla çözemiyoruz. Ama ön alma anlamında şu ilahî hitabı da burada zikretmeden konuyu bitirmek istemiyorum.

Allah şu uyarıda bulunuyor. Hûd Suresi 113. ayette diyor ki: “Zalimlere (zulmedenlere) meyletmeyin. Yoksa ateş sizi de yakar. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.”

Bunların geçmiş zulümleri bir yana, günümüzde işledikleri zulümler tüm vicdanların penceresini zorlayarak açık olmuştur. Değil onlarla yan yana durmak, birlik olmak, kalben bile onlara meyletmek, onları yakacak olan ateşe ortak olmak demektir.

Umarız yanılıyoruzdur.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!