PARİS YANIYOR
Sevgili dostlar,
Avrupa ülkelerinde, özellikle Paris’te neler oluyor?
Medyamız, “Sıradan sokak olayları, Avrupa’da her zaman baş gösteren öğrenci olayları filan.” diyerek geçiştiriyor.
Veya öyle yapmaya çabalıyor olabilir.
Ama durum, hiç de öyle hafife alınacak, umursamaz bir tavır takınılarak geçiştirilecek türden değil.
Paris gerçekten yanıyor.
Olayları sıradan öğrenci olayları olarak görmek, durumu hafife almak demektir.
Paris’te yanan, dayatma ve zorlama ile ülke kayıplarının yoksul sınıflara ödettirilmesidir.
Açık söylemek gerekirse Paris’te yanan, ülkelere dayatılan yeni sistemin ta kendisidir.
Yeni dünya düzenidir.
Paris’te olaylar öğrenci olayları şeklinde başlamıştır, doğrudur.
Şu an Paris sokaklarında olan olaylar isyandır.
Açlığın, yokluğun, yoksulluğun, geçim darlığının ortaya çıkardığı isyandır.
Gıda fiyatlarının önlenemez yükselişine tepkidir.
Akaryakıt ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesinin yoksul halk kesimlerinde yarattığı tepkidir.
Paris olayları, Pakistan, Afganistan ve Türkiye’yi de içine alan bölgeden göç ederek Batı Avrupa’yı abluka altına alan yoksul halkın isyan ateşidir.
Bu olaylar, Orta Doğu ve özellikle Afrika ülkelerinden gelenlerin açlık çığlığıdır.
Avrupa ülkelerinde sokaklarda yatan evsizlerin, uyuşturucu batağına saplanmış gencecik çocukların çırpınışlarıdır.
Bitmeyen akaryakıt zamları, sürekli artan gıda fiyatları, devlete karşı ödemesi bir türlü bitmeyen vergiler, harçlar ve cezalar Avrupa’da halkı canından bezdirmiştir.
Aslında bütün bunlar, yeni sistem, yeni dünya düzeni dedikleri uyduruk rejimlerin iflasıdır.
Halk bunları bizzat yaşıyor.
Kendi nüfusları yaşlandı.
Avrupa ülkelerinde neredeyse nüfuslarından fazla yabancı var.
Artan nüfusun eğitim sorunları çözülemez hâle geldi.
Sağlık sorunu sürekli açık veriyor.
Avrupa’da her türden, dilden, dinden ve farklı anlayışlardan insan toplulukları oluştu.
İnsanlar, kendilerinin dışlanmasına, devlette farklı muamele görmelerine isyan ediyorlar artık.
Fransa’da başlayan yolsuzluklar, devleti dolandırmalar, yoksul halkı soyup soğana çevirmeler, hırsızların elini kolunu sallayarak dolaşmaları ve adalete olan güvensizlikler, en sonunda halkı sokağa dökmüştür.
Paris yanıyor mu?
Bunu, Élysée Sarayı’nda oturan Başkan Macron’a sormak lazım.
Tabii, sarayın penceresinden dışarı bakıp sokaklarda “Açız!” diye bağıran halkının yoksulluğunu görüp sesini duyabiliyorsa.
Saray duvarları kalın olur.
Hâliyle fakir fukara ve yoksul, aç insanların sesi zor girer içeri…
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
ÇOCUKLAR BÜYÜYÜNCE
Görüntüle →