OKUL ZİLİ ÇALARKEN
(Bir Öğretmenden Yeni Eğitim Yılına Tavsiyeler)
Eylül geldi…Koridorlarda yeniden ayak sesleri, sınıflarda çocuk cıvıltıları, sıralarda yeni kitapların kokusu …Bir okul daha uyanıyor. Kimi çocuk ilk kez okul kapısından içeri girecek, kimi yıllardır tanıdığı sırasına yeniden oturacak. Velilerde tatlı bir telaş, çocuklarda merak, öğretmenlerde ise tarif edilmesi zor bir duygu… Bir öğretmen olarak yıllar içinde şunu öğrendim: Çocuğa verebileceğimiz en değerli şey yalnızca bilgi değil,bazen bir çocuğun omzuna dokunmak, onu dinlemek, hata yaptığında yüzüne hayal kırıklığıyla değil güvenle bakmak; anlattığımız en güzel dersten daha kalıcı olabilir.Bu yüzden okulun ilk günlerinde birkaç küçük tavsiyem var.
Sevgili veliler;
Çocuğunuzu lütfen başka çocuklarla kıyaslamayın.”Bak arkadaşın ne kadar güzel okuyor.””Sen neden onun gibi yapamıyorsun?”“Filancanın çocuğu çoktan…”
Bu cümleler bazen iyi niyetle söylenir ama çocuğun zihninde “Ben yeterince iyi değilim.” duygusuna dönüşebilir.Her çocuk aynı hızda büyümez. Kimi okumayı erken söker, kimi matematiği sever, kimi resim yaparken parlar, kimi sessizce arkadaşını teselli eder. Başarı yalnızca karneye yazılan notlardan ibaret değildir.
Çocuğunuzun notundan önce merakını, performansından önce çabasını sorun. Onların bu uzun eğitim sürecindeki duygularını da ihmal etmeyin.“Bugün ne öğrendin?” kadar“Bugün seni ne mutlu etti?” diye de sorun.
Ve lütfen öğretmenle çocuğunuzun önünde bir rakip gibi değil, aynı takımın iki oyuncusu gibi olun. Çünkü çocuk, öğretmenine ve ailesine güvendiğinde öğrenmeye daha cesur yaklaşır.
Sevgili öğrenciler;
Bu yıl her şeyi mükemmel yapmak zorunda değilsiniz.Yanlış cevap verebilirsiniz.Bir problemi çözemeyebilirsiniz.Bir arkadaşınızla tartışabilirsiniz.Bir sınavdan beklediğinizden düşük not alabilirsiniz.
Bunların hiçbiri sizin değerinizi belirlemez.Hata yapmak, öğrenmenin ayıp tarafı değil; çoğu zaman en öğretici tarafıdır.Bir soruyu yanlış cevapladığınızda dünyanın sonu gelmez. Yeter ki yanlışınızdan ne öğrendiğinizi fark edin..Ve arkadaşlarınıza karşı nazik olun.Çünkü okul, yalnızca matematik ve Türkçe öğrendiğimiz bir yer değildir. İnsan olmayı da öğrendiğimiz yerdir. Sınıfta yalnız kalan arkadaşınızın yanına oturmak, düşen arkadaşınızı kaldırmak, yeni gelen çocuğa “Benimle oynar mısın?” demek… Bunlar belki sınav kağıdında karşınıza çıkmayacak ama hayat sınavında karşınıza mutlaka çıkacak durumlardır.
Ve biz öğretmenler, yoğun müfredat konularını yetiştirmeye çalışırken küçücük kalplere dokunmayı unutmayalım. Kendimizi de unutmayalım. Öğretmenler de yorulur. Bazen yetişemez, bazen hata yapar, bazen eve sınıftaki bir çocuğun hikayesini götürür. Her şeyi aynı anda kusursuz yapmak zorunda değiliz.Yeni eğitim yılına girerken biraz daha sabırlı, biraz daha anlayışlı ve biraz daha birbirimize yaslanarak yürüyelim. Eğitim dediğimiz şey yalnızca çocukların hayatına dokunmak değil, yeri geldiğinde bir öğretmenin de yeniden öğrenmesidir.
Okullar yeniden açıldı ve her okul açılışında olduğu gibi, ziller yine umutla çalıyor. Yeni eğitim yılı hepimize sağlık, sabır, merak, cesaret ve bolca güzel hikaye getirsin.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞDUĞU GÜN:30 AĞUSTOS
Görüntüle →Son Yazıları
- YAZARHANE ŞAİR VE YAZARLAR TANITIM SERİSİ-7 / IŞIL ÖZGÜMÜŞ-HAYAT BAZEN SAKLANMAKTIR
- BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞDUĞU GÜN:30 AĞUSTOS
- YAZARHANE ŞAİR VE YAZARLARI TANITIM SERİSİ-6 SERAP EROL - GÜVEN
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİ TANITIM SERİSİ 5 - Berat GÖZÜKIZIL - Bir Kitap Gurusu
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİ TANITIM SERİSİ 4- MELEK DAŞ-NAKIS NOKSAN YOK
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİMİZİ TANIYALIM SERİSİ-1
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİMİZİ TANIYALIM SERİSİ-1 İREM ACAR-SON OLİMPOSLULAR
- YAZARHANE: KELİMELERİN BİRBİRİNE OMUZ VERDİĞİ YER
- ÜÇ NOKTA
- KALEMİN İZ BIRAKTIĞI YER: FİKİR İZLERİ VE KAAN TURHAL’IN EDEBİYAT TOPLULUĞU ÜZERİNE