BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞDUĞU GÜN:30 AĞUSTOS
Takvim yapraklarında yalnızca bir tarihten ibaret olmayan günler vardır.Bu günler, bir milletin hafızasına işlenir; yıllar geçse de anlamını kaybetmez. 30 Ağustos gibi…Bugün bir zaferi anıyoruz. Fakat yalnızca kazanılmış bir savaşı değil… Bir milletin yokluk içinden umudu büyütmesini, çaresizliğin içinden cesareti çıkarmasını, “bitti” denilen yerde yeniden ayağa kalkmasını anıyoruz.
Bir düşünün…Vatanın geleceğinin belirsiz olduğu, evlerin sessizliğe büründüğü, anaların evlatlarını cepheye gönderirken yüreklerini susturmak zorunda kaldığı günleri… Kimi gençler daha hayatının baharındaydı. Kimi bir daha annesinin yüzünü göremeyeceğini bilerek yola çıktı. Kimi ardında bir eş, kimi bir çocuk, kimi yarım kalmış bir hayat bıraktı. Onlar imkanı az inancı fazla insanlardı.
Henüz gerçek kazanan olduklarını bilmeden gittiler. Çünkü mücadeleler silahla değil, önce yürekle kazanılırdı. 30 Ağustos’un ardında yalnızca askeri bir başarı yoktur. Bir milletin “Ben buradayım.” deme iradesi vardır. Kendi geleceğini kendi ellerine alma kararlılığı vardır. Esareti kader olarak kabul etmeyen bir ruh vardır. Ve o ruhun adı bağımsızlıktır.Bugün özgürce konuşabiliyor, kendi bayrağımızın altında yaşayabiliyor, çocuklarımız için yarınlar kurabiliyorsak bunun ardında büyük bir fedakârlık vardır. Bu nedenle 30 Ağustos’u yalnızca törenlerle, marşlarla, bayraklarla hatırlamak yetmez.Asıl mesele, bize bırakılan emaneti anlamaktır.
Zaferler yalnızca geçmişte kazanılmaz. Her neslin kendi zamanında koruması gereken değerler vardır. Cumhuriyet’e sahip çıkmak, birbirimize karşı sorumluluğumuzu unutmamak, çocuklara özgür düşünmeyi öğretmek, ülkemizi daha iyi bir geleceğe taşımak da bu emanetin parçalarıdır.
Bugün gökyüzünde dalgalanan bayrağa bakarken, onun yalnızca kırmızı ve beyazdan ibaret olmadığını düşünelim. O bayrakta yarım kalmış hayatlar, bekleyen anneler, cepheye giden gençlerin sessiz vedaları, sabırla bekleyen çocuklar ve bütün imkânsızlıklara rağmen geleceğe inanan bir milletin hikâyesi var. Bizim bayrağımız rüzgarla her dalgalandığında milletine bunu hatırlatıyor. Bize kim olduğumuzu, hangi bedellerin karşılığında bugünlere geldiğimizi ve geleceğe karşı ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığımızı hatırlatıyor.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakların bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanları minnetle anıyorum.Onların bıraktığı en büyük miras, yalnızca kazanılmış bir zafer değil; özgür yaşama iradesidir.30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.Ve bugün, bir kez daha kalbimizden aynı cümleyi geçirelim:Bu vatan bize yalnızca miras kalmadı; bize emanet edildi.Emanete sahip çıkmak ise geçmişe duyduğumuz saygının, geleceğe duyduğumuz borcun en güzel ifadesidir.
Ne mutlu bağımsızlığın değerini bilenlere.Ne mutlu bu ülkenin yarınları için umut taşıyanlara.
Ne mutlu Türk’üm diyene…
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
FINDIĞA DEĞER VERMEZSEN!
Görüntüle →Son Yazıları
- YAZARHANE ŞAİR VE YAZARLARI TANITIM SERİSİ-6 SERAP EROL - GÜVEN
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİ TANITIM SERİSİ 5 - Berat GÖZÜKIZIL - Bir Kitap Gurusu
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİ TANITIM SERİSİ 4- MELEK DAŞ-NAKIS NOKSAN YOK
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİMİZİ TANIYALIM SERİSİ-1
- YAZARHANE YAZAR VE ŞAİRLERİMİZİ TANIYALIM SERİSİ-1 İREM ACAR-SON OLİMPOSLULAR
- YAZARHANE: KELİMELERİN BİRBİRİNE OMUZ VERDİĞİ YER
- ÜÇ NOKTA
- KALEMİN İZ BIRAKTIĞI YER: FİKİR İZLERİ VE KAAN TURHAL’IN EDEBİYAT TOPLULUĞU ÜZERİNE
- KESKİN BIÇAK
- NEHİR