Okullar Açılırken
Öğretmenlikten emekli olalı 25 yılı geride bıraktım. Ama okulların açıldığı şu günlerde, yüklü çantaları omuzlarında, uykulu gözlerle salına salına okula giden çocukları gördüğümde hâlâ burnumun direği sızlıyor.
Seksenlerden bu yana çok şey değişti ve baş döndürücü bir hızla da değişim devam ediyor.
Yakın geçmişte Siri ile laubali şakalar yapmaya başladığımızda, yapay zekâ denilen şeyi hayatımızda ilk kez yakından deneyimliyorduk. Bugün ise yapay zekâ birçok mesleğin tahtına göz dikmiş durumda.
Daha düne kadar yazılım mühendisliği en gözde mesleklerden biriydi. Şimdi ise kod yazabilen, hataları ayıklayabilen, rutin işleri saniyeler içinde yapabilen yapay zekâ, yazılım mühendisliğinin bile tahtını sallamaya başladı.
Akıllı telefonları, ardından sağlık bilgilerimizi takip eden akıllı saatleri daha yeni yeni hayatımıza almışken, şimdi akıllı gözlük dönemine giriyoruz.
Düşünün...
Yolda yürüyorsunuz. Gözlüğünüz çevrenizi sizin için görüyor. Bir şeye takılıp tökezleyecekseniz sizi uyarıyor. Pazarda dolaşırken alışveriş listenizi hatırlatıyor. Aradığınız ürünün nerede ve daha ucuza satıldığını söylüyor. Ödeyeceğiniz parayı hesaplıyor, alışverişinizi tamamlamanıza yardımcı oluyor.
Gözünüzden kaçanları bile görüyor.
Hatta görmek istemediğiniz veya özellikle görmek istediğiniz bir kişi varsa, onu tanıyıp sizi uyarabiliyor. Akıllı gözlüğün varsa yolunu da şaşırmayacaksın, işini de unutmayacaksın.
Yapay zekâsı ve akıllı gözlüğüyle fındık toplayan robotların dönemi de çok uzak görünmüyor. Soğlamacılar yakında işsiz kalırsa hiç şaşırmayın!
Düşündüklerini, hatta aklına gelmeyenleri bile senin adına düşünen, hesaplayan, karşılaştıran, çözüm üreten ve seni eyleme ve ele! geçiren küçük bir cihazla birlikte yaşayacağız.
Yabancı dil öğrenmeye bile gerek kalmayabilir. Gözlüğün senin yerine karşındaki ne derse desin, senin için anında çevirecek.
Uzun uzun yapılan matematik hesapları...
Tarih ve coğrafya ezberleri...
Fizik, kimya denklemleri...
Ne lazımsa artık cepte, kolunda veya gözünde.
Belki de yakında sağlık çiplerimiz derimizin altına yerleştirilecek. Vücudumuzdaki bütün gelişmeler anbean takip edilecek.
Peki, böyle bir dünyaya doğru giderken biz çocuklarımızı hangi dünyaya hazırlıyoruz?
İşte okullar açılırken insanın zihnine takılan asıl soru bu.
Bugün okullarımızda okutulan ders müfredatı bir tarafta, sonunun nereye varacağını ve sınırlarının nerede biteceğini henüz kestiremediğimiz yapay zekâ diğer tarafta.
Sonra da çocuklarımızın sırtındaki o çantaya bakın.
Kilolarca kitap, defter, yardımcı kaynak...
Çocuk daha okula varmadan sırtında bir dünya taşıyor. Bilişim derslerinin seçmeli ders mesabesinde bile olmadığı bugünkü müfredatın yükü ve kilolarca çantanın ağırlığı altında çocuklarımız heba oluyor.
Heey büyükler! Kalemi en son ne zaman kullandınız?
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
SİYASET ÇÖZÜM ÜRETME MAKAMIDIR
Görüntüle →