FINDIĞA DEĞER VERMEZSEN!
Sevgili okurlar,
Malum, fındık ayındayız.
Bahçelerde hummalı bir çalışma var. Kimi topluyor, kimi kurutuyor, kimi de ürününü pazara indirmeye hazırlanıyor.
TMO, Giresun kalite fındığı 255 liradan alacağını açıkladı.
Üstelik fındığın randımanı yüksekse, yani ürün kaliteli ise, üreticiye randıman başına ilave ödeme de yapılacak.
Peki bizim üretici ne yapıyor?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Güya işçilikten kaçacağız diye fındığımıza yeterince özen göstermiyoruz.
Topladığımız fındığın içindeki taşı ayırmıyoruz, çöpünü temizlemiyoruz, bozuk olanı seçmiyoruz. Tozuyla, toprağıyla, taşıyla çuvala dolduruyoruz.
Sonra tüccarın kapısına gidiyoruz.
Fındık düşük randıman çıkınca da başlıyoruz söylenmeye:
“Fındığın fiyatı düşük.”
Kardeşim...
Sen önce fındığına değer vereceksin ki fındığın da değer görsün.
Sen dünyanın en kaliteli ürünlerinden birini yetiştiriyorsun. Giresun fındığı dediğimiz ürünün adı bile başlı başına bir marka.
Ama ürünü patozdan çıkar çıkmaz bahçeden çuvala doldurup pazara indirirsen, sonra da en yüksek fiyatı beklersen burada bir yanlışlık var.
Kaliteli ürün emek ister.
Fındık toplamakla iş bitmiyor.
Kurutacaksın.
Seçeceksin.
Taşını, toprağını, çöpünü ayıracaksın.
Bozuk fındığı sağlam fındığın içine katmayacaksın.
Ürününün randımanını yükselteceksin.
Sonra da diyeceksin ki:
“Benim fındığım kaliteli, bunun karşılığını istiyorum.”
İşte o zaman haklısın.
Ama ürüne gerekli özeni göstermeden sadece fiyat üzerinden şikâyet etmek bana göre kolaycılıktır.
Bugün üreticinin en büyük sorunlarından biri elbette maliyetlerdir.
İşçilik pahalı, gübre pahalı, ilaç pahalı, bahçe bakımı pahalı.
Bunların hepsini biliyoruz.
Ama bütün bunlar, elimizdeki ürüne değer vermememizin bahanesi olmamalı.
Çünkü fındık bizim ekmeğimiz.
Giresun’un en önemli geçim kaynaklarından biri.
Belki de elimizdeki en büyük ekonomik değer.
O halde ona da bu değere yakışır şekilde davranmak zorundayız.
Bir çuvalın içinden taş çıkıyorsa, toprak çıkıyorsa, çürük ve bozuk fındık çıkıyorsa bunun sorumluluğunu sadece tüccara, TMO’ya ya da piyasaya yükleyemeyiz.
Biraz da aynaya bakacağız.
Üretici olarak biz ne yapıyoruz?
Ürünümüze gerçekten sahip çıkıyor muyuz?
Kaliteyi artırmak için gereken özeni gösteriyor muyuz?
Yoksa “Nasıl olsa fındık” deyip geçiyor muyuz?
Benim düşüncem çok net:
Fındığa değer verirsek, fındık da bize değer kazandırır.
Kaliteli ürünün her zaman bir karşılığı vardır.
Ama önce üretici kendi ürününe sahip çıkacak.
Çünkü fındık sadece dalından toplandığı anda değil, pazara hazırlanırken de değer kazanır.
Unutmayalım...
Fındığımıza ne kadar değer verirsek, karşılığında o kadar değer görürüz.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
4 VEKİLİMİZ VAR, AMA SAHİBİMİZ YOK!
Görüntüle →Son Yazıları
- SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!
- GİRESUN’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR!
- 4 VEKİLİMİZ VAR, AMA SAHİBİMİZ YOK!
- HANGİ İŞİMİZ DOĞRU Kİ?
- İNSANA DEĞİL, İLKEYE GÜVENMEK
- DAL-ÇIK EĞRİBEL’E DÖNDÜ!
- HÜSEYİN ALKAN’LA YENİ DÖNEM
- MİLLİ RUH NEREDE KALDI?
- KİRAZIN ADI VAR, KENDİSİ YOK!
- HARÇLIK VEREN ELLER, BUGÜN YARDIM BEKLİYOR!