Yıldız Haber
Yıldız Haber
Yağmur
Giresun · 21°C
Bizi Takip Edin
14 Ağustos 2026 - 09:30

SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!

0 Okunma 0 Paylaşım
SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!

Sevgili okurlar…

Biliyorum…

Bu yazdıklarımı belki ilgililer okumuyor, ama ben yine de rahat yazamıyorum.

Çünkü burada yazdıklarım birilerine dokunursa, emin olun hemen okuyacaklar.

Anında harekete geçecekler.

Ve basın özgürlüğünden söz ettiğimiz ülkemizde, birileri çıkıp kalemimizin önüne engel koymaya çalışacak.

Ne yazık ki durum bundan ibaret, yapacak bir şey yok.

Ben yine kıyısından köşesinden yazmaya, gördüğümü söylemeye, düşündüğümü sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Bu millet için, bu vatan için…

Kalemimin son mürekkebine kadar bu köşede sizlerle olmaya devam edeceğim.

Evet…

Biliyorsunuz, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan ve TBMM’de kabul edilerek yasalaşan kanun teklifi bugünlerde Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri.

İçeriği tartışılıyor.

Kimileri destekliyor, kimileri karşı çıkıyor.

Ben burada maddeleri tek tek anlatmayacağım.

Çünkü sizler de en az benim kadar yaşananları takip ediyorsunuz.

Benim derdim başka

Hani diyorlar ya; “Analar artık ağlamayacak.”

Hani diyorlar ya; “Kimsenin evine şehit ateşi düşmeyecek.”

Hani diyorlar ya; “Hiçbir çocuk babasız kalmayacak.”

Kim istemez?

Elbette analar ağlamasın.

Elbette hiçbir eve şehit ateşi düşmesin.

Elbette hiçbir çocuk babasız, hiçbir anne evlatsız, hiçbir eş sevdiğinden mahrum kalmasın.

Biz de bunu istiyoruz.

Hem de bütün kalbimizle…

Ama benim aklıma takılan bir soru var.

Bir Allah’ın kulu çıkıp da şu millete şunun sözünü verebilir mi?

Daha dün anaları ağlatanların, evlere şehit ateşi düşmesine sebep olanların ve çocukları babasız bırakanların yanında duranlar; yarın bu ülkenin Meclisinde milletin karşısına geçip ahkâm kesmeyecek diyebilir mi?

Asıl mesele burada.

Yıllardır “Kürt sorunu” denilerek tarif edilen, ancak bana göre yalnızca bu ifadeyle açıklanamayacak kadar derin ve karmaşık bir mesele üzerinden yine birtakım hesaplar yapılıyor.

Millet ise ne konuşulduğunu, neyin karşılığında neyin verildiğini bilmek istiyor.

Çünkü konu sıradan bir siyasi tartışma değil.

Konu bu ülkenin geleceği.

Konu şehitlerimizin emaneti.

Konu gazilerimizin fedakârlığı.

Konu, yıllarca terörün acısını yaşamış insanların vicdanı.

Barış olsun, terör bitsin, silahlar bir daha hiç patlamasın.

Buna kim karşı çıkabilir?

Ama bütün bunlar yapılırken milletin vicdanında cevapsız soru bırakılmasın.

Kapalı kapılar ardında değil, milletin gözü önünde konuşulsun.

Kim ne istiyor?

Kim ne veriyor?

Devlet neyin sözünü veriyor?

Ve en önemlisi…

Bu ülkenin şehit ailelerinin yüzüne yarın hangi sözlerle bakılacak?

Bilmiyorum artık…

Söylesem tesiri yok,

Sussam gönül razı değil.

İşte öyle garip bir durumdayız.

Ben yine de yazacağım.

Çünkü bazen bir gazetecinin yapabileceği en önemli şey, herkes sustuğunda soru sormaktır.

Kalın sağlıcakla…

Tabii kalabiliyorsanız…

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!