SEL
Üç can.
İki bacı, bir anne.
Memleketlerine geldiler.
Memleket özlemi var içlerinde.
Memleket bu, hasretine dayanılır mı?
Gezilecek, görülecek.
Eş dost, akraba ziyaret edilecek.
Havası koklanacak,
Sonra da dönüp yaşanılan yere geri gidilecek.
Üç can,
İki bacı, bir anne.
Oturup bir yere piknik yapıp, bir şeyler atıştırıp dinlenecekler.
Derenin kenarını seçtiler.
Sonra...
Sonrası yok.
Sel sularına kapılıp gittiler.
Yok oldular.
Sel sularına verdik onları.
Görele’de onlar,
Keşap’ta dayı yeğeni...
Başın sağ olsun Görele.
Başın sağ olsun Keşap.
Başın sağ olsun Giresun.
Başın sağ olsun memleketim.
Acı...
Her yıl aynı acıları yaşıyoruz.
Dağlarımıza, tepelerimize yağmurlar yağıyor,
Sel sularına veriyoruz insanlarımızı.
Ardından gözyaşları döküyoruz.
Sonra boş ve anlamsız konuşmalar yapıyoruz:
— Gerekli önlemleri alacağız.
— Yaraları saracağız.
— Gerekenler yapılacaktır.
Öyle mi gerçekten?
Önlemler alınıyor mu?
Gerekenleri yapıyor muyuz?
Hayır.
Hiçbir şey yapılmıyor, gün geçtikçe şartlar daha da kötüleşiyor.
Yani,
Dere yataklarına ev yapmaya, yerleşim kurmaya devam ediyoruz.
Dere kenarlarında dinamitler patlatılmaya devam ediliyor.
Kum, çakıl,
Taş ocakları açmaya devam ediyoruz.
Su yataklarının akış yerlerini daraltıyoruz.
Doğayı, çevreyi bozmayı adeta marifet sayıyoruz...
Ormanlarımızı yakıyoruz, kesiyoruz.
Ağaçlarımızı, ormanlık alanlarımızı
Son hızla bitiriyoruz.
Dağ yamaçlarına bilinçsizce yollar açılıyor.
Buralar, yağmurlar yağdığında su kanallarına dönüşüyor.
Sel suları, hiçbir engele takılmadan anında dere yataklarına iniyorlar.
Ortalıkta suyu tutacak, bekletecek, akışı geciktirecek ağaç bırakmadık.
Haliyle, ülke insanları olarak
Doğayı bozmaya, yok etmeye son hızla devam ediyoruz.
Her şey ortada.
Bu gidişin sonu felakettir.
Böyle gidersek bizi kimse kurtaramaz.
Zaman gelir, memleket olarak sele gideriz!
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
1926 BULANCAKSPOR TRANSFERLERE DOYMUYOR
Görüntüle →