01 Aralık 2017 - 14:08
BULANCAK ESKİ SİNEMA ANILARDA KALDI
İlk buluşmaların, babalarla ilk sinemalarını izledikleri Eski Sinemanın yıkılması Bulancak’ta kentsel dönüşümü anlatmaya çalışacağız. Kimisinin anısında ilk el ele tutuştuğu, kimisi için ise sinemayla tanıştığı yer olan Eski Sinema’nın yıkılması bizi tanıdık bir sona götürdü.
Bulancak’ta ilk sinema 1954’te Ahmet Özcan tarafından kurulmuştu. Sonra 1961’de işletmeciliğini Şemsi Emecen aldı. Bu dönemde Ordu’da Ordu Millet sineması ile Giresun’da Lale ve Yeni sinema vardı. O dönemler altın çağını yaşayan ve halkın eğlence mekanları olan sinema salonları, bizler ve bizden önceki iki kuşağın bir sürü nostaljik anılarının olduğu mekanlar, zamana yenik düşüyor. Uzun yıllar Bulancak’ta sinemacılık sektöründe faaliyet gösteren ve önemli filmlerin gösterimi gerçekleştiren Bulancak’ta sinema kültürünün oluşmasında önemli bir yer oynayan, Bulancak’ın ‘’eski sineması’’ tarihe karıştı. Eski sinemanın yıkılmasıyla, bir yıldız tarihe kaydı diyebiliriz. 1960’larda Şemsi Emecen tarafından işletilen Eski sinema bu günlerde oradan geçenlerin içini burkmaya devam ediyor. Bir döneme damgasını vuran, belki birçoğumuzun ilk flörtlerini yaşadıkları, bizim çocukluk döneminde gidelim diye ağladığımız, biraz serpilince harçlıklarımızın tek adresi, paramız yoksa içeri kaçak girebilmek için kapısında nöbet tuttuğumuz ve gençliğimizde kaçamak adreslerimiz olan o loş sinema salonlarının tek tek yok olmasına üzülüyoruz. Kimlerin anısı yoktur ki oralarda?
Eski sinemanın kapısında günün filmlerinin afişleri inceden inceye incelerdik. Yan duvara da gelecek film tanıtılırdı. İçeri girince girişte kabuklu fıstık ve gazoz satılan büfe vardı. Film arasında sigara için büyüklerin arasında sanki duman altında kalırdık. Üst katta localar vardı. Her gün güzel giyimli hotelli kınalı lakaplı olan sevimli mi sevimli orta yaşlı bir makinist abi vardı. Loca dört kişilik idi. Locaları tutmak bir ayrıcalık ölçütü idi. Eski sinemanın bahçesi de vardı. Yaz aylarında filmler bu bahçede seyredilirdi. Yazlık sinemaların oturacak sandalyeleri tahta olduğundan evlerden sandalye yastığı götürülürdü. Yazlık sinemalarda akşam gösterilecek filmler gündüz, afişli ve çığırtkan denilen kişiler tarafından sokak, sokak cadde, cadde dolaşılarak duyurulurdu. Yazlık sinemalarda uzak yerlerden sevgililer gelir, bahçe sinemasının en arkasında yer alıyorlardı. Sevgililer filmden çok birbirlerini seyrederlerdi, ışıklar yanınca birbirlerine ilgisiz oturur, meraklı gözlerden gözlerini kaçırırlardı. Hem kim bilir, bizim kuşak çok avantör filmler de gördük ama bu sinemada çok güzel filmlerde oynadı…
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
O TARİH…
Görüntüle →Son Yazıları
- ASLINDA FAKİRİZ HEPİMİZ…
- BİR ÖĞRETMENİ ALKIŞLAMAK,ASLINDA GELECEĞİ ALKIŞLAMAKTIR
- HAYATTA SADECE 5 DAKİKANIZ KALSAYDI NE YAPARDINIZ?
- DÜĞÜNLERDE DAVUL-ZURNA YERİNİ SADE NİKAHA BIRAKIYOR
- PİRAZİZ’DEN GÖNÜLLERDE İZ BIRAKAN KAYMAKAM BURAK ÖZ GELDİ GEÇTİ
- YILDIZ HABER GAZETEMİZ 21 YAŞINDA
- YİNE GELDİ GEÇTİ BABALAR GÜNÜ…
- HABABAM SINIFIN’NI HATIRLAYAN PARMAK KALDIRSIN…?
- PİRAZİZ’DE KONAK CAFEYE UĞRADINIZ MI?
- BUGÜN GENÇLERİN BAYRAMI 19 MAYIS 1926 GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
İlginizi Çekebilir
AMERİKA, İSRAİL VE İNGİLTERE'NİN ÖLDÜRDÜKLERİ ŞEHİT OLMAZ MI?
HANGİ İŞİMİZ DOĞRU Kİ?
VALİ'NİN TAYTI
1926 BULANCAKSPOR GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR
BAL LİGİ'NDE DEĞİŞİKLİKLER