Sinan Yıldız
Köşe Yazarı
Sinan Yıldız
 

MİLLİ RUH NEREDE KALDI?

Sevgili okurlar… 1923 yılında kurulan bir Cumhuriyet… Ve bu Cumhuriyet tarihi boyunca Milli Takımı ile 3 defa Dünya Kupası sahnesinde yer almış. 1950 yılında gerçekleşen Dünya Kupası elemelerinde Suriye'yi 7-0 yenerek tarihinde ilk kez finallere katılma hakkı kazanan A Milli Takım, dönemin ekonomik şartları ve Brezilya'nın çok uzak olması nedeniyle turnuvadan çekilmek zorunda kalmış. 1954 İsviçre Dünya Kupasında elemelerde İspanya ile eşleşen ve yapılan baraj maçında da eşitliği bozamayan A Milli Takım, kura çekimi sonucu tarihinde ilk kez Dünya Kupası finallerine katılma hakkı elde etti. Bu turnuvada Güney Kore'yi 7-0 yenerek tarihi bir galibiyet aldı ancak gruptan çıkamadı. Evet 1954 yılında ki dünya kupası heyecanını biz yaşayamadık. Fakat 2002 yılında ki o heyecana ortak olduk… Brezilya, Kosta Rika, Çin, Japonya, Senegal ve Güney Kore milli takımları ile Türkiye Milli Takımının maçlarına şahitlik ettik. O gün Milli Takımımız dünya üçüncüsü olmuştu. Futbol deyince bugün ülkemize yaşanan milli birliğe belki de o gün yaşadığımız maçlar neden oldu. Milli takım deyince tüylerimiz diken diken olurdu. Gözlerimiz kamaşır, Elimiz ayağımız titrerdi. Tam 24 sene geçti o günlerin üzerinden… Hasan Şaş, Emre Belözoğlu, Bülent Korkmaz, Ümit Davala, İlhan Mansız, Nihat Kahveci, Okan Buruk, Rüştü Reçber, Alpay Özalan ve daha birçoğu… Bugünün futbol duayeni olan bu isimler, 2002 yılında bu millete öyle bir gurur yaşattılar ki, Bugün gençlerimiz ne yazık ki o hazzı yaşayamadı. O gün Dünya Kupasında üçüncü olan bu kadronun mirasını taşıyanlar, Bugün çıktıkları iki maçın ikisinde de yenilerek, Dünya Kupasına veda ettiler. Milletimiz bugünkü kadro ile büyük bir hezeyan yaşadı. Bugünün gençleri belki de ömürlerinde bu duyguya bir daha hiç tanıklık edemeyecekler. Bizler 2002 yılında ki kadroda yer alan futbolcuların isimlerini hafıza mı kazırken, O gün doğan çocuklara o efsane futbolcuların isimleri verilirken, Aradan geçen 24 yıl sonra yeniden aynı sahneye çıkan A Milli Takımın formasını giyenler, Sahada rezillikten başka bir şey göstermediler. Ruhu olmayan, Heyecan vermeyen, Milyonlarca insanın sevincini kursağında bırakan, Milli takımın formasını hak etmeyen bu futbolculara yazıklar olsun diyorum. İşini gücünü bırakıp destek videoları çeken milyonlarca insanı hayal kırıklığına uğrattınız. Evet değerli okurlar… Milli ruh çok başka bir şey, Belki ben bunu kelimeler ile sizlere anlatamam. Lakin bu yazımı okuyan herkes bilir ki, O forma öyle herkesin giyip terletebileceği bir forma değildir. Zaten o sahaya çıkanlarda bunu çok net bir şekilde ortaya koydu. Play-off aşamasında Romanya ve Kosova'yı eleyerek 24 yıl aradan sonra yeniden finallerde boy gösterdik. Fakat turnuvada ilk iki maçı olan Avustralya ve Paraguay'a yenilerek turnuvaya veda ettik. O giydiğiniz forma; sokakta top oynayan çocuğun hayalidir, babaların gözlerindeki umuttur, Sabah erkenden kalkıp ekran başına geçen milyonların ortak duygusudur. Bu kadar ağır bir değerin karşılığında bu millete yaşattığınız bu üzüntü için sizlere hakkımı helal etmiyorum.
Ekleme Tarihi: 23 Haziran 2026 -Salı
Sinan Yıldız

MİLLİ RUH NEREDE KALDI?

Sevgili okurlar…

1923 yılında kurulan bir Cumhuriyet…

Ve bu Cumhuriyet tarihi boyunca Milli Takımı ile 3 defa Dünya Kupası sahnesinde yer almış.

1950 yılında gerçekleşen Dünya Kupası elemelerinde Suriye'yi 7-0 yenerek tarihinde ilk kez finallere katılma hakkı kazanan A Milli Takım, dönemin ekonomik şartları ve Brezilya'nın çok uzak olması nedeniyle turnuvadan çekilmek zorunda kalmış.

1954 İsviçre Dünya Kupasında elemelerde İspanya ile eşleşen ve yapılan baraj maçında da eşitliği bozamayan A Milli Takım, kura çekimi sonucu tarihinde ilk kez Dünya Kupası finallerine katılma hakkı elde etti.

Bu turnuvada Güney Kore'yi 7-0 yenerek tarihi bir galibiyet aldı ancak gruptan çıkamadı.

Evet 1954 yılında ki dünya kupası heyecanını biz yaşayamadık.

Fakat 2002 yılında ki o heyecana ortak olduk…

Brezilya, Kosta Rika, Çin, Japonya, Senegal ve Güney Kore milli takımları ile Türkiye Milli Takımının maçlarına şahitlik ettik.

O gün Milli Takımımız dünya üçüncüsü olmuştu.

Futbol deyince bugün ülkemize yaşanan milli birliğe belki de o gün yaşadığımız maçlar neden oldu.

Milli takım deyince tüylerimiz diken diken olurdu.

Gözlerimiz kamaşır,

Elimiz ayağımız titrerdi.
Tam 24 sene geçti o günlerin üzerinden…

Hasan Şaş, Emre Belözoğlu, Bülent Korkmaz, Ümit Davala, İlhan Mansız, Nihat Kahveci, Okan Buruk, Rüştü Reçber, Alpay Özalan ve daha birçoğu…

Bugünün futbol duayeni olan bu isimler,

2002 yılında bu millete öyle bir gurur yaşattılar ki,

Bugün gençlerimiz ne yazık ki o hazzı yaşayamadı.

O gün Dünya Kupasında üçüncü olan bu kadronun mirasını taşıyanlar,

Bugün çıktıkları iki maçın ikisinde de yenilerek,

Dünya Kupasına veda ettiler.

Milletimiz bugünkü kadro ile büyük bir hezeyan yaşadı.

Bugünün gençleri belki de ömürlerinde bu duyguya bir daha hiç tanıklık edemeyecekler.

Bizler 2002 yılında ki kadroda yer alan futbolcuların isimlerini hafıza mı kazırken,

O gün doğan çocuklara o efsane futbolcuların isimleri verilirken,

Aradan geçen 24 yıl sonra yeniden aynı sahneye çıkan A Milli Takımın formasını giyenler,

Sahada rezillikten başka bir şey göstermediler.

Ruhu olmayan,

Heyecan vermeyen,

Milyonlarca insanın sevincini kursağında bırakan,

Milli takımın formasını hak etmeyen bu futbolculara yazıklar olsun diyorum.

İşini gücünü bırakıp destek videoları çeken milyonlarca insanı hayal kırıklığına uğrattınız.

Evet değerli okurlar…

Milli ruh çok başka bir şey,

Belki ben bunu kelimeler ile sizlere anlatamam.

Lakin bu yazımı okuyan herkes bilir ki,

O forma öyle herkesin giyip terletebileceği bir forma değildir.

Zaten o sahaya çıkanlarda bunu çok net bir şekilde ortaya koydu.

Play-off aşamasında Romanya ve Kosova'yı eleyerek 24 yıl aradan sonra yeniden finallerde boy gösterdik.

Fakat turnuvada ilk iki maçı olan Avustralya ve Paraguay'a yenilerek turnuvaya veda ettik.

O giydiğiniz forma; sokakta top oynayan çocuğun hayalidir, babaların gözlerindeki umuttur,

Sabah erkenden kalkıp ekran başına geçen milyonların ortak duygusudur.

Bu kadar ağır bir değerin karşılığında bu millete yaşattığınız bu üzüntü için sizlere hakkımı helal etmiyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.