İstanbul’da çocukların yanında iken Bulancak İlçemizin Emniyet müdürümüz sevgili Ahmet Evren Özdemir beni aradı.Dedi Hocam seni samimi bir yazarımızla tanıştırmak isterim.Telefon numaramı yazar Cem Sultan Yılmaz’a verdi. Önce telefonla görüştük sonra İstanbul dönüşünde çalışmakta olduğu Bulancak Tapu Kadastro müdürlüğüne giderek tanışmış olduk.
Samimi ve içten biri.Aynı zamanda hayvansever dostu.Bana imzalı hediye ettiği ‘’Babamın Çiçeği’’ romanını bir çırpıda okudum.Harika bir eser.Sizlerinde okumasını isterim.
Cem Sultan Yılmaz, 1980 yılında Trabzon’da doğdu. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Hâlen Bulancak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde Harita Kontrol Mühendisi olarak görev yapmaktadır.
Yazıyla olan yolculuğu küçük yaşlarda tuttuğu günlüklerle başladı. Eğitim hayatı boyunca kompozisyon ve şiirle uğraştı. Üniversite birinci sınıfta Jack London’ın Martin Eden adlı eserini okuması, onun için bir kırılma noktası oldu ve bu okumadan sonra roman yazmaya karar verdi.
Babamın Çiçeği, yazarın hayata karşı duruşunu, insanın içinden gelen direnci ve sevgiyle güçlenme hâlini merkezine alan bir anlatıdır.İkinci yazmakta olduğu roman ise ‘’Yılkıların Çağrısı’’
Çocukluk yıllarından itibaren içinde büyüyen doğa ve hayvan sevgisi, romanın ruhuna doğal bir şekilde yansır. Ana karakter üzerinden aktarılan bu duygu dünyası, okuyucuya geçmişle bağ kurmayı, yaralarla yüzleşirken hayata tutunmayı ve sevginin dönüştürücü gücünü hatırlatmayı amaçlamaktadır. Babamın Çiçeği,sevmenin ne kadar sessiz,kaybetmenin ne kadar tanıdık olduğunu hatırlatan kısa bir anlatı serüveni.Samimi ve içten bir dille çocukluğun sessiz yaralarını güçlü imgelerle okura taşıyor.Bir çocuğun babasına duyduğu derin bağdan güçlü bir kadının içinde sessizce büyüyen duru sızıdan konuşuyor.Bu roman kırılganlığın bir zayıflık değil insanı hayata bağlayan bir duygu olduğunu fısıldılyor.Okuru kendi yaralarıyla yüzleştirirken merhametin,dayanışmanın ve sessizce ayakta kalabilmenin izini sürüyor,her satırda düşse bile yeniden tutunmaya cesaret edenlere dokunuyor.
Not: Sinancığım yazımın yanına da ilgili yazarın resmini koyuver