Çocukluğumuzun gizemli cümlesi, anlayamadığımız, çoğu zaman da isim olan cemre ile karıştırıp “kim bu düşen Cemre” diye baktığımız. Eminim herkesin hayatında bir “Cemre” karışıklığı vardır. Büyüklerin bu “Cemre” telaşını çözememişizdir bir türlü. Cemre'lerin düşmesi bitmeden tüm sohbetlerin vazgeçilmezi, çocukların ise gizemi olur. Anlayamadığımız ama içimizi kocaman bir sıcaklığın kapladığı, çocukluğun Cemre'si... Sanırım çocukların hayallerine de düşüyor topraktan sonra, büyüyünce kaybolan. Peki düşüyor da ne oluyor, niye herkesin dilinde bu Cemre?
Cemre, İlkbaharın gelmesinden önce havada suda ve toprakta oluşan tabiat olaylarını ifade eden doğanın gözlenmesiyle ortaya çıkan halk takviminin ürünü olan tabirdir. Tabiatta döngüsel ve sürekli olan olayların ve bunların tekrarlarına dayalı tecrübelerle oluşan halk takviminin baharın gelişi ve kışın bitmeye başlamasını ifade eden mevsimsel hareketleri ifade eder.
İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla; önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına verilen isim. Cemre, havayla buluşarak sıcak günlerin müjdesini getirdi. İçimizi titreten soğuk cemrenin düşmesiyle hafifledi, yerini ılık havalara bıraktı. Ardında bir cemre daha bekliyor.Bu hafta Perşembe ve Cuma günlerine denk gelen 5-6 Mart tarihlerinde toprakla buluşacak.
Baharın yaklaşması ile Cemre üç kere ve üç yere düşer. Birinci Cemre'nin havaya (19-20 Şubat), günü düştüğü düşünülür. İkinci Cemre suya (26-27 Şubat) günü ve üçüncü cemre ise (5-6 Mart) da toprağa düşer.
Cemre her düştüğü yeri ısıtmaya başlar ve toprağa düştükten sonra bahar gelmeye başlar.
Düşen tüm cemreler yüreğinize dokunsun, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü hayatınızdan eksik etmesin. Baharla sıcacık gülümseyişler ile dolsun dört bir taraf.Sevgiyle kalın...