6 Şubat 2023 sabahı saatler 04.17’yi gösterdiğinde Türkiye, tarihinin en büyük acılarından biriyle uyandı. On binlerce insan hayatını kaybetti, şehirler yıkıldı, milyonlarca insan evsiz kaldı. Ama o gün sadece binalar değil, “Bize bir şey olmaz” düşüncesi de enkaz altında kaldı.Deprem, bu coğrafyanın gerçeği. Ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olacağını biliyoruz. Buna rağmen çoğumuz depremi konuşmaktan kaçınıyor, önlem almayı erteliyor, hatta bazen kader diyerek sorumluluğu üzerimizden atıyoruz.Oysa deprem öldürmez. Güvensiz binalar, bilinçsizlik ve ihmaller öldürür.
6 Şubat 2023 bize acı bir gerçeği tekrar hatırlattı: İlk yardım çoğu zaman profesyonel ekiplerden önce komşudan gelir. İlk saatlerde hayat kurtaran şeyler çoğu zaman çok basittir: Bir düdük, bir şişe su, bir battaniye, bir el feneri, dolu bir telefon bataryası…
Peki ne yapabiliriz?Öncelikle yaşadığımız binanın güvenliğini sorgulamak zorundayız. Kaç yıllık? Deprem yönetmeliğine uygun mu? Kolonlar kesilmiş mi? Bunları öğrenmek korkaklık değil, sorumluluktur.İkincisi, her evde bir deprem çantası bulunmalı. İçinde su, kuru gıda, el feneri, düdük, ilaçlar, yedek kıyafet, powerbank ve önemli belgelerin kopyaları olmalı. Bu küçük çanta, kriz anında saatler hatta günler boyunca hayatta kalmayı sağlayabilir.Üçüncüsü, aile bireyleriyle toplanma planı yapılmalı. Deprem anında herkes farklı yerde olabilir. Nereye gidileceği önceden konuşulmalı.
Ve belki en önemlisi: Komşularımızı tanımalıyız. Çünkü afet anında en hızlı yardım, kapı komşusundan gelir.6 Şubat 2023’te kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onların anısını yaşatmanın bir yolu var: Aynı acıyı tekrar yaşamamak için bugün önlem almak.Deprem kapıyı çalmadan önce hazırlık yapmak, korkunun değil, yaşamı seçmenin göstergesidir.
Unutmayalım: Deprem ne zaman olur bilinmez, ama hazırlık her zaman bugünden başlar.