Ortadoğu yine kaynamaya başladı.
İran, İsrail ve ABD arasında yükselen gerilim,
Laf dalaşından çıkıp savaşa döndü.
Karşılıklı saldırılar başladı.
Askeri hamleler bölgede savaşın korkutucu yüzünü ortaya koydu.
Bu savaş Türkiye’yi ilgilendiriyor mu der gibi olduğunuzu duydum.
Elbette bu savaş bizi ilgilendiriyor.
Hem de fazlasıyla…
Türkiye, haritada baktığınızda bu ateş çemberinin tam yanı başında.
İran bizim komşumuz.
Irak ve Suriye zaten yıllardır istikrarsız.
İsrail–İran hattında çıkan bu savaş,
Sadece o ülkeleri değil tüm bölgeyi etkiliyor.
Savaşın büyümesi daha da kötü.
İran’da savaş nedeniyle ciddi bir istikrarsızlık yaşanırsa,
Yeni bir göç dalgası kapımızı çalabilir.
Ülke olarak Suriye krizinde bunun ne demek olduğunu fazlasıyla yaşadık.
Yeni bir göç yükü hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük bir baskı oluşturur.
Aynı zamanda sınır güvenliği konusu da önem kazanır.
Türkiye böyle dönemlerde hem insani hem güvenlikçi bir denge kurmak zorunda kalıyor.
Ortadoğu’da savaş, petrol ve doğalgaz fiyatlarının artması demek.
Türkiye enerji ithal eden bir ülke.
Yani petrol pahalanırsa, akaryakıt zamlanır.
Akaryakıt zamlanırsa her şey zamlanır.
Ulaşım, üretim, gıda…
Zincirleme bir etki oluşur.
Zaten dün itibarı ile akaryakıt fiyatlarına 5 lira bir zam yapılacak söylentisi her şeyi apaçık ortaya koyuyor.
Ekonomik olarak zor bir dönemden geçen ülkemiz insanı için bu tür küresel krizler doğrudan mutfağa yansır.
Bu da demek olur ki savaş kimseye yaramadığı gibi bize de yaramaz.
Bunu söylerken bebek katili İsrail’den korktu da bunları yazıyor demeyin sakın.
İsrail üzerinde konuşmak bile beni derinden üzüyor.
Bu savaştan tek temennim İsrail’in yok olmasıdır.
O nedenle kimse bu hassasiyeti sorgulamasın.
Bakalım izleyip göreceğiz.