Sinan Yıldız
Köşe Yazarı
Sinan Yıldız
 

BU TOPRAKLAR KİMİN?

Sevgili okurlar… Giresun yine bir yol ayrımında… Bir yanda maden arama faaliyetleri, diğer yanda toprağına, suyuna, yaylasına sahip çıkmaya çalışan insanlar. Bir yanda “yatırım” söylemleri, diğer yanda “yaşam alanı” kaygısı. Ve ortada cevap bekleyen bir soru: Bu topraklar kimin? Bugün Giresun’un Tirebolu ilçesi Sekü Köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle maden şirketi ve köylüler karşı karşıya. Uzaktan bir el olan Alagöz Holding yasal mevzuat kapsamında ruhsat almış, Toprağın sahibi ise buna tepki vererek toprağına sahip çıkmak istiyor. Ölçüm yapmak isteyen araçlara geçit vermeyen halk, Halka duvar olan güvenlik güçleri… Aslında asıl mesele ne biliyor musunuz? Bu filmi ülke olarak daha önce izlememiz. Önce “arama” denir… Sonra “çalışma” denir… Ardından “zorunluluk” denir… En sonunda da geri dönüşü olmayan bir tablo ortaya çıkar. Elbette kimse madenciliğe toptan karşı değil. Ama kimse de suyunun, toprağının, ormanının yok sayılmasına razı değil. Giresun sıradan bir şehir değil. Fındığın, yaylanın, suyun, emeğin şehridir burası. Bir dağın delinmesi sadece taşın yer değiştirmesi değildir. Bir köyün kaderidir. Bir derenin geleceğidir. Bir çocuğun yarınıdır. Buradan açıkça soruyorum: Sayın iktidar temsilcileri… Sayın milletvekilleri… Giresun’da yapılan bu maden faaliyetleri hakkında ne zaman konuşmayı düşünüyorsunuz? Bu çalışmaların çevreye etkisi ne olacak? Bu sorulara net cevap vermek zorundasınız. Çünkü bu mesele sadece ekonomik değil… Vicdani bir meseledir. Bugün susarsanız, yarın konuşacak bir doğa bulamayabilirsiniz. Devlet ile milletin karşı karşıya geldiği hiçbir tablo doğru değildir. Güvenlik güçleri de bu milletin evladı, köylü de… Ama onları karşı karşıya getiren anlayış, bu ülkeye iyilik yapmaz. Yapılması gereken bellidir: Şeffaf olun, açık olun, halkı bilgilendirin. Ve en önemlisi… Halkın rızasını alın. Unutmayın… Bu topraklar sadece bugünün değil, yarının da emanetidir. Bizler sahibi değiliz, emanetçisiyiz. Ve emanet, sorumluluk ister. Çünkü mesele sadece maden değil, mesele Giresun’un geleceği. Kalın sağlıcakla…
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma
Sinan Yıldız

BU TOPRAKLAR KİMİN?

Sevgili okurlar…

Giresun yine bir yol ayrımında…

Bir yanda maden arama faaliyetleri, diğer yanda toprağına, suyuna, yaylasına sahip çıkmaya çalışan insanlar.

Bir yanda “yatırım” söylemleri, diğer yanda “yaşam alanı” kaygısı.

Ve ortada cevap bekleyen bir soru:

Bu topraklar kimin?

Bugün Giresun’un Tirebolu ilçesi Sekü Köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle maden şirketi ve köylüler karşı karşıya.

Uzaktan bir el olan Alagöz Holding yasal mevzuat kapsamında ruhsat almış,

Toprağın sahibi ise buna tepki vererek toprağına sahip çıkmak istiyor.

Ölçüm yapmak isteyen araçlara geçit vermeyen halk,

Halka duvar olan güvenlik güçleri…

Aslında asıl mesele ne biliyor musunuz?

Bu filmi ülke olarak daha önce izlememiz.

Önce “arama” denir…

Sonra “çalışma” denir…

Ardından “zorunluluk” denir…

En sonunda da geri dönüşü olmayan bir tablo ortaya çıkar.

Elbette kimse madenciliğe toptan karşı değil.

Ama kimse de suyunun, toprağının, ormanının yok sayılmasına razı değil.

Giresun sıradan bir şehir değil.

Fındığın, yaylanın, suyun, emeğin şehridir burası.

Bir dağın delinmesi sadece taşın yer değiştirmesi değildir.

Bir köyün kaderidir.

Bir derenin geleceğidir.

Bir çocuğun yarınıdır.

Buradan açıkça soruyorum:

Sayın iktidar temsilcileri…

Sayın milletvekilleri…

Giresun’da yapılan bu maden faaliyetleri hakkında ne zaman konuşmayı düşünüyorsunuz?

Bu çalışmaların çevreye etkisi ne olacak?

Bu sorulara net cevap vermek zorundasınız.

Çünkü bu mesele sadece ekonomik değil…

Vicdani bir meseledir.

Bugün susarsanız, yarın konuşacak bir doğa bulamayabilirsiniz.

Devlet ile milletin karşı karşıya geldiği hiçbir tablo doğru değildir.

Güvenlik güçleri de bu milletin evladı, köylü de…

Ama onları karşı karşıya getiren anlayış, bu ülkeye iyilik yapmaz.

Yapılması gereken bellidir:

Şeffaf olun, açık olun, halkı bilgilendirin.

Ve en önemlisi…

Halkın rızasını alın.

Unutmayın…

Bu topraklar sadece bugünün değil, yarının da emanetidir.

Bizler sahibi değiliz, emanetçisiyiz.

Ve emanet, sorumluluk ister.

Çünkü mesele sadece maden değil, mesele Giresun’un geleceği.

Kalın sağlıcakla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.