İsmet BEKTAŞ
Köşe Yazarı
İsmet BEKTAŞ
 

ÂDEM NESLİ ÖYLE DOYUMSUZDUR Kİ

Yaz gelir, kışı ister.(Çünkü sıcaktan bunalır). Kış gelir, yazı ister.(Çünkü soğuktan üşür). Soğuk olur, üşüyoruz derler. Sıcak olur, yanıyoruz derler. Çadırı olur, Tam ister. Tamı olur, Ev ister. Evi olur, Saray ister. Dükkânı olur, Şirket ister. Şirketi olur, Holding ister. İster oğlu ister, sonu yoktur istemenin. Bisikleti olur, Motosiklet ister. Motosikleti olur, Araba ister. Arabası olur, Ferrari ister. Bu böyle devam eder gider… Bir gün yaşlı karı koca, evlerinin balkonunda oturup, onların olmayan evlerinin, etrafındaki bahçe ve tarlalara bakarlar. Adam bakaar, bakar dalmış gitmiş. Karısı sormuş: “Herif neye öyle dalıp gittin?” Adam:”Hanım demiş şimdi evin önündeki şu tarlayı alsak, onu eker, biçeriz. Aldığımız ürünleri satar, gelecek yıl yandaki iki tarlayı da alırız. Üçü birleşince epey mahsul olur, onları satınca şu karşıki bahçeleri de alırız. Böylece çok zengin olur köyü bile alırız. Öyle değil mi Hanım” der. Hanımı düşünür, düşünür de… Der ki:”Be adam bir anda o kadar yer aldın ki nerede ise köyün mezarlığını da alıp kiraya vereceksin. Seni bilmem, ne yaparsan yap da bana mezarlıktan iki metre yer ayır da gerisini ne yaparsan yap” der. İşte kıssadan hisse… Âdem neslinin gözü doymaz. Aldıkça daha fazlasını ister. Bilmez ki sonunda ona iki metre yer kalır. O da nasip olursa... Zaten bunu düşüne bilsek, sıhhatimizi de bu kadar yıpratmayız. Mala tamah edip, çevremizdekileri üzmeyiz. Lokmanın helali dururken, haramını yemeyiz. Bizim de başımıza gelebilir diyerek, başkalarının düşkün hallerine gülüp geçmeyiz. Sonradan görmelerin haline düşmeyiz. Kalın sağlıcakla… Geriyi değil, ileriyi düşünenlerden olun…            
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2017 - Salı

ÂDEM NESLİ ÖYLE DOYUMSUZDUR Kİ

Yaz gelir, kışı ister.(Çünkü sıcaktan bunalır).
Kış gelir, yazı ister.(Çünkü soğuktan üşür).
Soğuk olur, üşüyoruz derler.
Sıcak olur, yanıyoruz derler.
Çadırı olur, Tam ister.
Tamı olur, Ev ister.
Evi olur, Saray ister.
Dükkânı olur, Şirket ister.
Şirketi olur, Holding ister.
İster oğlu ister, sonu yoktur istemenin.
Bisikleti olur, Motosiklet ister.
Motosikleti olur, Araba ister.
Arabası olur, Ferrari ister.
Bu böyle devam eder gider…
Bir gün yaşlı karı koca, evlerinin balkonunda oturup, onların olmayan evlerinin, etrafındaki bahçe ve tarlalara bakarlar.
Adam bakaar, bakar dalmış gitmiş.
Karısı sormuş: “Herif neye öyle dalıp gittin?”
Adam:”Hanım demiş şimdi evin önündeki şu tarlayı alsak, onu eker, biçeriz. Aldığımız ürünleri satar, gelecek yıl yandaki iki tarlayı da alırız. Üçü birleşince epey mahsul olur, onları satınca şu karşıki bahçeleri de alırız. Böylece çok zengin olur köyü bile alırız. Öyle değil mi Hanım” der.
Hanımı düşünür, düşünür de…
Der ki:”Be adam bir anda o kadar yer aldın ki nerede ise köyün mezarlığını da alıp kiraya vereceksin.
Seni bilmem, ne yaparsan yap da bana mezarlıktan iki metre yer ayır da gerisini ne yaparsan yap” der.
İşte kıssadan hisse…
Âdem neslinin gözü doymaz. Aldıkça daha fazlasını ister.
Bilmez ki sonunda ona iki metre yer kalır. O da nasip olursa...
Zaten bunu düşüne bilsek, sıhhatimizi de bu kadar yıpratmayız.
Mala tamah edip, çevremizdekileri üzmeyiz.
Lokmanın helali dururken, haramını yemeyiz.
Bizim de başımıza gelebilir diyerek, başkalarının düşkün hallerine gülüp geçmeyiz.
Sonradan görmelerin haline düşmeyiz.
Kalın sağlıcakla…
Geriyi değil, ileriyi düşünenlerden olun…
 
 
 
 
 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.