google-site-verification=lcbBA5jv3SZD9qKu3g9jzVeQxgMhJLSjKnbR_TdAPUo
Erhan GÜNDOĞAR
Köşe Yazarı
Erhan GÜNDOĞAR
 

İNSANDAN MAKİNE OLUR MU?

Onca iş arasında bugünde bu mevzudan bahsedeyim bari. Yerel basın yayında ilk kez temas etmiş olacağım. İnsanların makine ile olan alakası ortaya çıktıktan sonra yarı makine, yarı insan yaratma uğraşları hala devam ediyor. Trans hümanizm diyorlar bu kavrama işin başındakiler. Bundan önce de bu mevzular hakkında epeyce bir okumuş ve araştırma yaptığım içinde bana uzak olmayan bir şeydi. Öyle makine insan yapma falan fikrine zaten sıcak bakmayan, olması da söz konusu olmayan karşı düşüncede biri olarak bu mevzu da edilen ve yazılan çok şeye hep mesafeli oldum. Hani şu salgın, küresel ısınma, gıda kıtlığı, kuraklık, ozon tabakası, karbon ayak izi, savaşlar, robot teknolojisi hepsi aynı tavanın içinde ısıtılan numaralar. Olacağı şimdilik söz konusu değil bu makine insan veya onların gözünde trans hümanizm lakırdıları. Yaratıcı ile aşık atmak için yol çıkan bu güruh anladığım kadarıyla ölümden en çok korkan ve bu Dünya’ya tek bir milim ve kuruş faydası olmayanlardan oluşuyor. Bu kanıya okuduğum “Makine Olmak” kitabı sonrası vardım. Yabancı bir yazar olan kitabın yazarı, bu trans hümanizm lakırdısını kendilerine bilim adamı diyen çok sayıda kişi ile birkaç yıl boyunca konuşmuş, takip etmiş, ne düşündüklerini öğrenmeye çalışmış, yaptıklarını yerinde görmüş ve bir araya getirdiklerini kitabında yazmış. Hani şu yapay zeka, insana cip takmak, insan robot yapmak, ölmeden önce dondurulma, beynin bütün sırlarını ve işleyişini öğrenip, yeni insan yaratma, düşünce transferi, hastalıkları yok etme, kaderin aradan çıkması gibi çok sayıda düşüncenin nasıl bir makine insan olarak tasarlanacağını ileri süren bu işin en uzmanı olan kişilerin bu düşüncelerini bu kitapta okuyunca, bu kişilerin ne kadar boş işlerin peşinden gittiğini gördüm.  Eğer bunlar bu işi yapacak kadar akıl sahibi ise “vay insanların haline” demek lazım.  Tamamı beyin fakiri desem yeridir. Bunlar birde öyle bilim falan ile de alakalı değiller yani! Hepsi farklı işlerde çalışmış, kimi memur, kimi tamirci, kimi de bilimin yakından uzaktan geçmiş adamı değil. Trans hümanizm ile okudukları eften püften şeylerden etkilenmiş ve bu yola girmişler. Tamamı zırva bile değil. Yaratıcı ile karşılaşmamak için kendi yollarını çizmişler ve bu savaşın en önünde yer alıyorlar. “Olmayacak duaya amin” demek için çabalayıp duruyorlar.       
Ekleme Tarihi: 13 Mayıs 2022 - Cuma

İNSANDAN MAKİNE OLUR MU?

Onca iş arasında bugünde bu mevzudan bahsedeyim bari. Yerel basın yayında ilk kez temas etmiş olacağım. İnsanların makine ile olan alakası ortaya çıktıktan sonra yarı makine, yarı insan yaratma uğraşları hala devam ediyor. Trans hümanizm diyorlar bu kavrama işin başındakiler. Bundan önce de bu mevzular hakkında epeyce bir okumuş ve araştırma yaptığım içinde bana uzak olmayan bir şeydi. Öyle makine insan yapma falan fikrine zaten sıcak bakmayan, olması da söz konusu olmayan karşı düşüncede biri olarak bu mevzu da edilen ve yazılan çok şeye hep mesafeli oldum. Hani şu salgın, küresel ısınma, gıda kıtlığı, kuraklık, ozon tabakası, karbon ayak izi, savaşlar, robot teknolojisi hepsi aynı tavanın içinde ısıtılan numaralar. Olacağı şimdilik söz konusu değil bu makine insan veya onların gözünde trans hümanizm lakırdıları. Yaratıcı ile aşık atmak için yol çıkan bu güruh anladığım kadarıyla ölümden en çok korkan ve bu Dünya’ya tek bir milim ve kuruş faydası olmayanlardan oluşuyor. Bu kanıya okuduğum “Makine Olmak” kitabı sonrası vardım. Yabancı bir yazar olan kitabın yazarı, bu trans hümanizm lakırdısını kendilerine bilim adamı diyen çok sayıda kişi ile birkaç yıl boyunca konuşmuş, takip etmiş, ne düşündüklerini öğrenmeye çalışmış, yaptıklarını yerinde görmüş ve bir araya getirdiklerini kitabında yazmış. Hani şu yapay zeka, insana cip takmak, insan robot yapmak, ölmeden önce dondurulma, beynin bütün sırlarını ve işleyişini öğrenip, yeni insan yaratma, düşünce transferi, hastalıkları yok etme, kaderin aradan çıkması gibi çok sayıda düşüncenin nasıl bir makine insan olarak tasarlanacağını ileri süren bu işin en uzmanı olan kişilerin bu düşüncelerini bu kitapta okuyunca, bu kişilerin ne kadar boş işlerin peşinden gittiğini gördüm.  Eğer bunlar bu işi yapacak kadar akıl sahibi ise “vay insanların haline” demek lazım.  Tamamı beyin fakiri desem yeridir. Bunlar birde öyle bilim falan ile de alakalı değiller yani! Hepsi farklı işlerde çalışmış, kimi memur, kimi tamirci, kimi de bilimin yakından uzaktan geçmiş adamı değil. Trans hümanizm ile okudukları eften püften şeylerden etkilenmiş ve bu yola girmişler. Tamamı zırva bile değil. Yaratıcı ile karşılaşmamak için kendi yollarını çizmişler ve bu savaşın en önünde yer alıyorlar. “Olmayacak duaya amin” demek için çabalayıp duruyorlar.       

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.