Erhan GÜNDOĞAR
Köşe Yazarı
Erhan GÜNDOĞAR
 

HALETİ RUHİYEMİZ NE ALEM DE?

Akşam evde olduğum zaman haberleri seyretmek için birkaç tv kanalını şöyle bir izliyorum ve dayak yemiş bir boksör gibi oluyorum. Bu haberleri izleyince insan kendini 13 raunt boyunca hırpalanmış ve bir daha kendine gelemeyecek halde olan biri gibi hissediyorum. Kolay değil bu kadar yumruk yedikten sonra ayağa kalkmak. Haberler bir başlıyor, inanın tek bir iyi diyeceğim haber yok. Tamamına yakını insanı alt üst edecek ruh yapısındaki haberlerden. Hangisini açsam, bir birbirinden garip, akıl almayacak, yahu bizim büyüdüğümüz dönemlerde böyle şeyler olmazdı, bunlar nasıl haberler diyerek ağzımızın açık kaldığı haberler. İlaç olacak tek bir haber yok. İyi ki, ben sadece akşamları bakıyorum ekrana. Zaten hemen başka bir kanala, spor veya belgesel olur genellikle geçerim ve bu kötülük bombardımanından uzak kalmaya çalışırım. Ülkemizin tamamı bir gayya kuyusu gibi olmuş ve her haberden bunlar fışkırıyor. Şu haber veya bu haber demeye gerek yok. Devletin tv’sinde bile bu haberler insanın haleti ruhiyesini darmadağın edecek şekilde sunuluyor. Elbette hayatın içinde bunlar var. Seneler önce de olmuştu bu vakalardan. Ancak tv ve diğer teknolojik aletlerin her yeri sarması ile birlikte ülkenin her yanından sökün eden bu vakalar insanı ruhen sarsıyor. En aklı başındaki tv bile bu haberlere yer vererek, toplumu bir korku tüneli içine hapsetmeye çalışıyor. Gizli saklı kalması gereken her şey artık bu tv’lerde, hiçbir mahremiyet alanı kalmayacak şekilde ulu orta herkesin görmesi için gözlere sokuluyor. Misal bir kaç gün önce Hatay’da olan ve bir ruh hastası adamın sevgilisi olduğu ifade edilen hatuna yaptıkları karşısında kılı kıpırdamayanların görüntüleri sıradan olanı veriyordu. Yani hiçbir şey insanları harekete geçirmiyordu. Ne olmuştu bu insanlara peki? Bilen biri, açıklayacak biri, araştıracak biri, ruh hastalıkları doktoru olarak cevap verecek biri, psikolog, psikiyatristler, sosyologlar, ulemalar, her şeye bir kulp bulan okumuş yazmışlar ne der bu durumlara dersiniz? Yine bir başka misal, bir sabah programın da, kızı kocaya kaçtığı ve evlendiği için kendini paralayan ananın hallerini kim nasıl izah edecek izleyenlere. Bunlar durup dururken olmadı. Her şey bir projenin yavaş yavaş uygulanması ile geldi. Hala de devam ediyor bu proje. Bunlar hep iyi olacak günler diyorum arada sırada. Dahası ve kötüsü sırayla geliyor. Kendimizi ve ruhumuzu koruyalım derim. Vardır bu işinde bir numarası, şimdilik bekleyelim. 
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2021 - Çarşamba

HALETİ RUHİYEMİZ NE ALEM DE?

Akşam evde olduğum zaman haberleri seyretmek için birkaç tv kanalını şöyle bir izliyorum ve dayak yemiş bir boksör gibi oluyorum. Bu haberleri izleyince insan kendini 13 raunt boyunca hırpalanmış ve bir daha kendine gelemeyecek halde olan biri gibi hissediyorum. Kolay değil bu kadar yumruk yedikten sonra ayağa kalkmak. Haberler bir başlıyor, inanın tek bir iyi diyeceğim haber yok. Tamamına yakını insanı alt üst edecek ruh yapısındaki haberlerden. Hangisini açsam, bir birbirinden garip, akıl almayacak, yahu bizim büyüdüğümüz dönemlerde böyle şeyler olmazdı, bunlar nasıl haberler diyerek ağzımızın açık kaldığı haberler. İlaç olacak tek bir haber yok. İyi ki, ben sadece akşamları bakıyorum ekrana. Zaten hemen başka bir kanala, spor veya belgesel olur genellikle geçerim ve bu kötülük bombardımanından uzak kalmaya çalışırım. Ülkemizin tamamı bir gayya kuyusu gibi olmuş ve her haberden bunlar fışkırıyor. Şu haber veya bu haber demeye gerek yok. Devletin tv’sinde bile bu haberler insanın haleti ruhiyesini darmadağın edecek şekilde sunuluyor. Elbette hayatın içinde bunlar var. Seneler önce de olmuştu bu vakalardan. Ancak tv ve diğer teknolojik aletlerin her yeri sarması ile birlikte ülkenin her yanından sökün eden bu vakalar insanı ruhen sarsıyor. En aklı başındaki tv bile bu haberlere yer vererek, toplumu bir korku tüneli içine hapsetmeye çalışıyor. Gizli saklı kalması gereken her şey artık bu tv’lerde, hiçbir mahremiyet alanı kalmayacak şekilde ulu orta herkesin görmesi için gözlere sokuluyor.

Misal bir kaç gün önce Hatay’da olan ve bir ruh hastası adamın sevgilisi olduğu ifade edilen hatuna yaptıkları karşısında kılı kıpırdamayanların görüntüleri sıradan olanı veriyordu. Yani hiçbir şey insanları harekete geçirmiyordu. Ne olmuştu bu insanlara peki? Bilen biri, açıklayacak biri, araştıracak biri, ruh hastalıkları doktoru olarak cevap verecek biri, psikolog, psikiyatristler, sosyologlar, ulemalar, her şeye bir kulp bulan okumuş yazmışlar ne der bu durumlara dersiniz?

Yine bir başka misal, bir sabah programın da, kızı kocaya kaçtığı ve evlendiği için kendini paralayan ananın hallerini kim nasıl izah edecek izleyenlere. Bunlar durup dururken olmadı. Her şey bir projenin yavaş yavaş uygulanması ile geldi. Hala de devam ediyor bu proje. Bunlar hep iyi olacak günler diyorum arada sırada. Dahası ve kötüsü sırayla geliyor. Kendimizi ve ruhumuzu koruyalım derim. Vardır bu işinde bir numarası, şimdilik bekleyelim. 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.