Necdet DERVİŞOĞLU
Köşe Yazarı
Necdet DERVİŞOĞLU
 

TOPRAĞIM, DAĞIM, TAŞIM

Ayılar şehir merkezine inmişler . Sadece ayılar mı ? Kurtlar,çakallar ve diğerleri de… Gece yada gündüz, Gördün onları. Şaşırdın, Nara attın,bağırdın,çığırdın, Koşarak evine kaçtın.   Şaşırma muhterem.   Hayvanların doğal yaşam alanları el değiştirdi. Elden gitti yani. Dağda taşta yiyecek içecek bir şey kalmadı. Kaçıyor zavallılar.   İnsanlara ! geçti oralar…   Eskisi gibi değil artık, Oralar el değiştirdi. Oraları başkalarına verdiler. Yeni sahiplerini, Ben uzaktan gördüm. Elleri ayakları,başları gövdeleri filan var,insana !benziyorlardı. Araya askerlerimizi dizmişler. Çokta yaklaştırmıyorlar onların yanlarına. Koruyorlar yani.   Niye acaba.   Yapılan iş,yani, Her şey yasalara,ahlaka uygun ve normal ise, Araya niye askerlerimizi dizerler ki . Onlar niye koruma altına alınırlarki. Ortada bir usulsüzlük mü var. kanun dışı işler mi yapılıyor. Yoksa , Topraklarımız birilerine peşkeş mi çekiliyor.   Üzgünüm muhterem. Her şey çok değişti. Biz uyurken ,ama, —Yol yaptılar yol ! diye bağırırken , Topraklarımız elden gitmiş,haberimiz bile yok. Her yıl ekip diktiğin tarlanda,bir sabah uyandığında iş makinesi çalışırken görürsen şaşırma . Öyle ya,tarlanı bağını bahçeni sen uyurken, Birilerine kiralamış olabilirler…   Demem oki emmi , Bizlerin ,atadan dededen kalma,yüz yıllardır ekip diktiğimiz topraklarımız, Üzerinde yaşadığımız, Hayatımızı sürdürdüğümüz ,geçimimizi sağladığımız tarlalarımız, Sularımız, Ormanlarımız,dağlarımız,bayırlarımız, çayırlarımız,   Haliyle, İnsanların,hayvanların ,yaşam alanları, Yazın çıkıp bir süre kalıp yayladıkları yerler, Çocukların özgürce koşup oynadığı çayırlar, Hayvanların ,yazın otladığı alanlar, Susayınca ;ağızlarını dayayıp obuzlardan,derelerden,çeşmelerden göllerden Şırıl şırıl akan sulardan su içtiği  ,pınarlar, Temmuz sıcaklarında, Nemden bunalıp,çarşıdan kaçıp, Bir su başına çocuklarınla oturup, karpuzu ortasından yarıp, Çayını demlediğin, Yediğin,içtiğin,dinlendiğin, Yan gelip ,yatıp yuvarlandığın o cennet yerler artık yok !.   Var da yok yani. Oralarıda talan etmişler muhterem.   Kiralamışlar ! Maden sahası olmuş , Yaşadığımız,o güzelim cennet yerler.   Duyarsın sende. Kulağın dışarda olsun. Yakında dağı taşı delip , Lokumlu Fitili içine sokup, patlatırlar.   Sesinden anlarsın…
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma
Necdet DERVİŞOĞLU

TOPRAĞIM, DAĞIM, TAŞIM

Ayılar şehir merkezine inmişler .

Sadece ayılar mı ?

Kurtlar,çakallar ve diğerleri de…

Gece yada gündüz,

Gördün onları.

Şaşırdın,

Nara attın,bağırdın,çığırdın,

Koşarak evine kaçtın.

 

Şaşırma muhterem.

 

Hayvanların doğal yaşam alanları el değiştirdi.

Elden gitti yani.

Dağda taşta yiyecek içecek bir şey kalmadı.

Kaçıyor zavallılar.

 

İnsanlara ! geçti oralar…

 

Eskisi gibi değil artık,

Oralar el değiştirdi.

Oraları başkalarına verdiler.

Yeni sahiplerini,

Ben uzaktan gördüm.

Elleri ayakları,başları gövdeleri filan var,insana !benziyorlardı.

Araya askerlerimizi dizmişler.

Çokta yaklaştırmıyorlar onların yanlarına.

Koruyorlar yani.

 

Niye acaba.

 

Yapılan iş,yani,

Her şey yasalara,ahlaka uygun ve normal ise,

Araya niye askerlerimizi dizerler ki .

Onlar niye koruma altına alınırlarki.

Ortada bir usulsüzlük mü var.

kanun dışı işler mi yapılıyor.

Yoksa ,

Topraklarımız birilerine peşkeş mi çekiliyor.

 

Üzgünüm muhterem.

Her şey çok değişti.

Biz uyurken ,ama,

—Yol yaptılar yol ! diye bağırırken ,

Topraklarımız elden gitmiş,haberimiz bile yok.

Her yıl ekip diktiğin tarlanda,bir sabah uyandığında iş makinesi çalışırken görürsen şaşırma .

Öyle ya,tarlanı bağını bahçeni sen uyurken,

Birilerine kiralamış olabilirler…

 

Demem oki emmi ,

Bizlerin ,atadan dededen kalma,yüz yıllardır ekip diktiğimiz topraklarımız,

Üzerinde yaşadığımız,

Hayatımızı sürdürdüğümüz ,geçimimizi sağladığımız tarlalarımız,

Sularımız,

Ormanlarımız,dağlarımız,bayırlarımız, çayırlarımız,

 

Haliyle,

İnsanların,hayvanların ,yaşam alanları,

Yazın çıkıp bir süre kalıp yayladıkları yerler,

Çocukların özgürce koşup oynadığı çayırlar,

Hayvanların ,yazın otladığı alanlar,

Susayınca ;ağızlarını dayayıp obuzlardan,derelerden,çeşmelerden göllerden

Şırıl şırıl akan sulardan su içtiği  ,pınarlar,

Temmuz sıcaklarında,

Nemden bunalıp,çarşıdan kaçıp,

Bir su başına çocuklarınla oturup,

karpuzu ortasından yarıp,

Çayını demlediğin,

Yediğin,içtiğin,dinlendiğin,

Yan gelip ,yatıp yuvarlandığın o cennet yerler artık yok !.

 

Var da yok yani.

Oralarıda talan etmişler muhterem.

 

Kiralamışlar !

Maden sahası olmuş ,

Yaşadığımız,o güzelim cennet yerler.

 

Duyarsın sende.

Kulağın dışarda olsun.

Yakında dağı taşı delip ,

Lokumlu Fitili içine sokup, patlatırlar.

 

Sesinden anlarsın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.