Uçuk, kaçık veya deli.
Adama ne derseniz deyin,
Bu söylemler, adamın durumunu,
Genel kanıyı değiştirmez.
Haliyle, adam,
Neyse o.
Adam, şu an, dünyanın en büyüğünün, en güçlüsünün
ABD’nin başkanı.
Deliyi ABD’ye başkan yaparlar mı sizce.
Her neyse ney.
İşini yapıyor ağa.
Duruma bakmak lazım.
Tramp, başkan.
Şu anda, patron o.
Koca ülkenin başkanı.
Amerika burası.
Kolay mı?
Dünya devi.
Her bakımdan lider.
Kendisine laf söyletmez, toz kondurmaz abi.
Doğru, yanlış,
Şimdilerde
O ne derse o yani.
Sistem belli, adı ortada,
Acımasız kapitalizm.
Affı olmaz.
Kural böyle işler.
Zarar hep başka ülkelere olmalı.
Bedeli hep yoksul ülkeler,
Aç insanlar ödemelidir.
İşleyiş böyle olmalıdır.
İnsan hakları,
Demokrasi,
Kurallar,
İşleyiş
Hak hukuk adalet,
O ne kadar izin verirse, o kadar işte.
ABD bu, büyük, çok büyük ve güçlü ülke.
Lider ülke.
ABD ile birliktelik,
İş ve güç birliği olur mu?
Olur elbette.
Tek şart var;
İkinci ülkeler, ABD ne derse onu kabul edecekler.
O zaman müttefik oluyorsun.
Öyle mi acaba?
Dostluğuna güvenilir mi?
Onunla birlik yapıp
Yola çıkılır mı?
Güvenip,
ABD dostum, arkamda o var deyip,
Arkanızı dönebilir misiniz?
Yaşayanlar gördü.
Anında satar dostlarını, yandaş ülkeyi orta yerde bırakır gider.
E, haliyle,
Bütün bunlar yaşanıldığı, bilindiği halde,
Yine de onun kapısından ayrılmazlar.
Görüşme randevusu için günlerce beklenir.
Amerika işte.
Güçlü ülke, sözü geçer,
Yandaşı çoktur.
Oda bu durumdan yararlanır.
Önce,
Dost gibi davranır,
Kendi çıkarı için kişileri ve ülkeleri kullanır.
İşi bitince de, tekmeyi vurur, kapı dışarı star.
Dünya bunun çok örneğini yaşadı, gördü.
ABD bu, kapitalist büyük güçlü ülke, ilişkileri tek yönlü çıkar ilişkisine dayalıdır.
Hep öyle olmuştur.
Önce kullanır, işi bitince de seni kapının önüne bırakır.
Sonra,
Sonrası açık seçik ortada değil mi?
Öyle ağlar durursun işte,
Şu soğuk, kapı baca buz tutmuş havalarda,
Ayazda kapıda kalmış, kedi yavrusu gibi ağlar durursun;
—Amerika bizi sattı abi!