Erol KÜÇÜK
Köşe Yazarı
Erol KÜÇÜK
 

KORKUNUN ADI 5.8

İstanbul’da geçtiğimiz Perşembe günü yaşanan 5.8 şiddetindeki deprem olayından sonra deprem esnasında neler yapabileceğimizi anlatmaya çalıştım. Depremin şiddeti önemli. Her deprem yeryüzünde kırık meydana getirmez. Bir depremin yeryüzünde kırık oluşturabilmesi için belirli büyüklükte olması lazım. Deprem ne kadar büyükse yeryüzünde oluşturacağı kırığın uzunluğu da belirli ölçüde onunla doğru orantılı olur. Büyük depremler büyük kırıklar meydana getireceği veya fayın önemli bir kısmını ya da tamamını kıracağı için onlar çok daha uzun sürede ancak sakinleşirler. Fay küçükse deprem de küçüktür. Kuzey Anadolu fay hattı Bingöl Karlıova’dan başlayıp Marmara’ya kadar geliyor. Marmara’dan da Yunanistan’a gidiyor. Kuzey Anadolu fayı dünyanın en tehlikeli faylarından biridir. Bu fayın her neresinde bir deprem olursa bunun batısı bir sonraki deprem için hedef haline gelir. Neden çünkü Adapazarı’nın batısında Marmara Denizi yani İstanbul var. Ve İstanbul hedef haline geldi. Kuzey Anadolu fayı, depremleri doğudan batıya doğru taşıyor. 1999 depremindeki kırık Körfez’in denize açıldığı yerde durdu. Çünkü İstanbul tehdit altında.  Marmara depremi geliyorum diye bağırıyor. Marmara Denizi bir deprem denizidir. Bu denizin oluşumu mevcut fay sisteminin, deprem üreten sistemin faaliyetleri sonucu gelişmiştir. Denizin oluşumu depreme bağlı yani. Bu denizin altındaki faylar aktiftir. Ve her biri 7 şiddetinden büyük deprem üretme potansiyeline sahiptir. Tarihi dönemlerde bazen Marmara Denizi boydan boya kırılmıştır. 7.5-7.6 şiddetinde deprem üretmiştir. Bazen parça parça kırılmış, daha küçük depremler üretmiştir. Bugün için Marmara Denizi’nin altındaki fay sisteminin yeni deprem üretme tekerrür periyodu dolmak üzeredir. Marmara’nın altındaki fay sistemi her 250 senede bir 7.0 şiddetinin üzerinde deprem üretmiştir. En son tarih 1766’dır. Onun üzerine 250 eklediğiniz zaman 2016-2017 periyodun dolduğudur. Çıkan sonuç artı/eksi bunun üzerine 10-15 sene değişebilir. 7.0’den büyük deprem olma olasılığı yüzde 63’tür. Marmara en az 7.2 büyüklüğünde bir deprem bekliyor. Marmara’da her büyük depremi bir tsunami takip etmiştir. Mesela 1509 depreminde surların üzerini aşmıştır. Surlar 6-7 metre. Yaklaşık 10 metre yükseldiğini düşünüyoruz suların. Tuzla açıklarında 17 bin sene önce bugünkü bütün adalardan daha fazla bir alan büyük bir depremde denizin dibine kaymıştır. Ve deniz altında çok büyük bir heyelan meydana getirmiştir. O heyelanın oluşturduğu tsunaminin yüksekliği 10 metre. Dolayısıyla bu bir kenti depreme hazırlamak sadece o kenti yapı stokunu ele almakla olmaz. Kentin bütün bileşenlerini depreme güvenli hale getirmek lazım. Bir tanesi halktır. Halkı depreme hazırlamak gerekli. Eğitim çok önemli. Mesela evlerde çoğu insan elektrik şalterinin nerede olduğunu ve nasıl indireceğini bilmez. Halbuki deprem geçtikten hemen sonra ilk yapılacak iş, gidip o şalteri indirmek, doğalgaz vanasını kapatmak ve bir yangın varsa yangın tüpüyle hemen müdahale etmektir. Yangın tüpünün nasıl çalıştığını bilmek gerek. Çoğu insan bilmiyor. Bu çok büyük bir tehlike. Depremden sonra hemen başlayan bir yangın yok edilebilecekken büyüyor. Dünyada depremin öldürdüğünden çok daha fazla ölüm bu yangın, gaz patlamaları ve elektrikten oluyor. Önce insanı depreme hazırlamak gerekli. Deprem bilincini vermeli. Deprem sırasında da çoğumuz ne yapacağımızı bilmiyoruz… Bu da büyük bir sorun. Deprem acil planınızın olması lazım. Deprem olduğu zaman çocuklarınıza örnek olsun diye söylüyorum “mutfak masasının altına koşuyoruz” demelisiniz. Çocuklarınız bunu önceden bilmeli. Önemli olan, bir şeyler düşmesin ve yaralanmalar olmasın. Herkes evde de olmayabilir. O zaman da önceden belirlediğiniz bir buluşma noktanız olmalı asla. Çok yanlış. Eğer giriş katta oturuyorsan ve binanın kapısı hemen yanındaysa belki kendi dışarı atarsın. Ama asla merdiven ve asansör kullanmayacaksınız. Bunlar depremde en zayıf yerler. Japonya’da deprem olunca Japonlar çatıya doğru kaçar Türkler yer altına doğru. Türkler yer altına doğru kaçarken ezilirler yıkıntının içinde. Japonlar en üst kattan paraşütten iner gibi alta inerler. Böylece hayatta kalma şansları daha yüksek olur. Bu eğitim ve bilinç meselesi. Deprem öldürmez o öldürür. Yataklarınızı can kenarına koymayın. Depremde o camlar öldürücü darbeler vurabilir. Zayıf yerler oralardır. Düşme ihtimali olan şeyleri koymayın. Duvara sabitleyin…
Ekleme Tarihi: 30 Eylül 2019 - Pazartesi
Erol KÜÇÜK

KORKUNUN ADI 5.8

İstanbul’da geçtiğimiz Perşembe günü yaşanan 5.8 şiddetindeki deprem olayından sonra deprem esnasında neler yapabileceğimizi anlatmaya çalıştım. Depremin şiddeti önemli. Her deprem yeryüzünde kırık meydana getirmez. Bir depremin yeryüzünde kırık oluşturabilmesi için belirli büyüklükte olması lazım. Deprem ne kadar büyükse yeryüzünde oluşturacağı kırığın uzunluğu da belirli ölçüde onunla doğru orantılı olur. Büyük depremler büyük kırıklar meydana getireceği veya fayın önemli bir kısmını ya da tamamını kıracağı için onlar çok daha uzun sürede ancak sakinleşirler. Fay küçükse deprem de küçüktür. Kuzey Anadolu fay hattı Bingöl Karlıova’dan başlayıp Marmara’ya kadar geliyor. Marmara’dan da Yunanistan’a gidiyor. Kuzey Anadolu fayı dünyanın en tehlikeli faylarından biridir. Bu fayın her neresinde bir deprem olursa bunun batısı bir sonraki deprem için hedef haline gelir. Neden çünkü Adapazarı’nın batısında Marmara Denizi yani İstanbul var. Ve İstanbul hedef haline geldi. Kuzey Anadolu fayı, depremleri doğudan batıya doğru taşıyor. 1999 depremindeki kırık Körfez’in denize açıldığı yerde durdu. Çünkü İstanbul tehdit altında.

 Marmara depremi geliyorum diye bağırıyor. Marmara Denizi bir deprem denizidir. Bu denizin oluşumu mevcut fay sisteminin, deprem üreten sistemin faaliyetleri sonucu gelişmiştir.
Denizin oluşumu depreme bağlı yani. Bu denizin altındaki faylar aktiftir. Ve her biri 7 şiddetinden büyük deprem üretme potansiyeline sahiptir. Tarihi dönemlerde bazen Marmara Denizi boydan boya kırılmıştır. 7.5-7.6 şiddetinde deprem üretmiştir. Bazen parça parça kırılmış, daha küçük depremler üretmiştir. Bugün için Marmara Denizi’nin altındaki fay sisteminin yeni deprem üretme tekerrür periyodu dolmak üzeredir. Marmara’nın altındaki fay sistemi her 250 senede bir 7.0 şiddetinin üzerinde deprem üretmiştir. En son tarih 1766’dır. Onun üzerine 250 eklediğiniz zaman 2016-2017 periyodun dolduğudur. Çıkan sonuç artı/eksi bunun üzerine 10-15 sene değişebilir. 7.0’den büyük deprem olma olasılığı yüzde 63’tür. Marmara en az 7.2 büyüklüğünde bir deprem bekliyor. Marmara’da her büyük depremi bir tsunami takip etmiştir. Mesela 1509 depreminde surların üzerini aşmıştır. Surlar 6-7 metre. Yaklaşık 10 metre yükseldiğini düşünüyoruz suların. Tuzla açıklarında 17 bin sene önce bugünkü bütün adalardan daha fazla bir alan büyük bir depremde denizin dibine kaymıştır. Ve deniz altında çok büyük bir heyelan meydana getirmiştir. O heyelanın oluşturduğu tsunaminin yüksekliği 10 metre. Dolayısıyla bu bir kenti depreme hazırlamak sadece o kenti yapı stokunu ele almakla olmaz. Kentin bütün bileşenlerini depreme güvenli hale getirmek lazım. Bir tanesi halktır. Halkı depreme hazırlamak gerekli. Eğitim çok önemli. Mesela evlerde çoğu insan elektrik şalterinin nerede olduğunu ve nasıl indireceğini bilmez. Halbuki deprem geçtikten hemen sonra ilk yapılacak iş, gidip o şalteri indirmek, doğalgaz vanasını kapatmak ve bir yangın varsa yangın tüpüyle hemen müdahale etmektir. Yangın tüpünün nasıl çalıştığını bilmek gerek. Çoğu insan bilmiyor. Bu çok büyük bir tehlike. Depremden sonra hemen başlayan bir yangın yok edilebilecekken büyüyor. Dünyada depremin öldürdüğünden çok daha fazla ölüm bu yangın, gaz patlamaları ve elektrikten oluyor. Önce insanı depreme hazırlamak gerekli. Deprem bilincini vermeli. Deprem sırasında da çoğumuz ne yapacağımızı bilmiyoruz… Bu da büyük bir sorun. Deprem acil planınızın olması lazım. Deprem olduğu zaman çocuklarınıza örnek olsun diye söylüyorum “mutfak masasının altına koşuyoruz” demelisiniz. Çocuklarınız bunu önceden bilmeli. Önemli olan, bir şeyler düşmesin ve yaralanmalar olmasın. Herkes evde de olmayabilir. O zaman da önceden belirlediğiniz bir buluşma noktanız olmalı asla. Çok yanlış. Eğer giriş katta oturuyorsan ve binanın kapısı hemen yanındaysa belki kendi dışarı atarsın. Ama asla merdiven ve asansör kullanmayacaksınız. Bunlar depremde en zayıf yerler. Japonya’da deprem olunca Japonlar çatıya doğru kaçar Türkler yer altına doğru. Türkler yer altına doğru kaçarken ezilirler yıkıntının içinde. Japonlar en üst kattan paraşütten iner gibi alta inerler. Böylece hayatta kalma şansları daha yüksek olur. Bu eğitim ve bilinç meselesi. Deprem öldürmez o öldürür. Yataklarınızı can kenarına koymayın. Depremde o camlar öldürücü darbeler vurabilir. Zayıf yerler oralardır. Düşme ihtimali olan şeyleri koymayın. Duvara sabitleyin…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.