Erol KÜÇÜK
Köşe Yazarı
Erol KÜÇÜK
 

KAR TANELERİ

Hep söylenip duruyoruz, yıllar öncesi karlar yağmıyor artık. Son 10 yıldan bu yana görünür bir kar yağmadı. Bu geçtiğimiz Cumartesi günü Giresunspor-İstanbulspor maçındayız. Hakem yoğun kar nedeniyle maçı Pazar gününe ertelemişti. Lapa lapa kar yağıyor. Hafta sonu tatilini fırsat bilen minikler, kartopu oynuyorlardı. Düşen kalkan, tekrar binen, kartopu oynayan, bir birlerine şaka yapan gençler ne kadarda çok özlemişler, karın yağmasını fırsat bildiler. Buz pateni gibi her an, her dakika kaya bilir Allah korusun ya kolunu, ya bacağını kıra bilir, hatta beyin travması bile geçirebilirsin. Eskiden yağan karlar, bu gün yağmıyor, dedik. Köyünde, kasabasında, şehir merkezinde komşudan komşuya gidilemediği, Şubat ayının tam içindeyiz. Yaşlılarımız anlatırlar. İlçeye o kadar çok kar yağardı ki, Aralık ayı ortasında yağan kar ancak Mart başlarında erimeye başlardı. İnsanların kalabalık olduğu yerlerde kardan adam yapılır, kömürden kaş, göz yapılır, eline süpürge verilirdi. Hey gidi günler hey! Küresel ısınma sonunda eski karların yağmadığını söylüyor bilim insanları. Küresel ısınmanın da Giresun iklimini ciddi manada etkilediği bir gerçek. Son 10 yılda ciddi manada bir kar yağışı olmadı. Ümit ediyoruz ve Allah’tan diliyoruz, ilçemiz bu güne kadar beklenen yağışları alamadı. İnşallah bu günden sonra beklenen yağışı alır. Bu günlerde yağan kar bereketli olur, eski kışlardan kış olur diye dua ediyorum. Yağan sayısız kar tanelerinin o ahenkli yağışlarını gönül gözüyle seyre dalmak insanın ruhuna tarifsiz bir mutluluk ve huzur veriyor. Yağan kar tanelerinin şiirsel yağışları, yere narin, narin süzülüşleri bir başka güzel. Her kar yağdığında tüm soğukluğuna rağmen kış mevsimi ve kar ruhumda sımsıcak güzel duygular oluşturur. Ve en çok da kış mevsimlerinde çocukluğumu anımsarım. Karlar yağıp her tarafı beyaza büründüğünde, duygularım çocukluğumun kışlarına bir yolculuğa kanat çırpar. Şimdiki neslin bu doğallıktan, bu duygulardan mahrum olduğunu görüyoruz. Bu duyguları yaşamaları için önünde büyük engeller var. Bu durumunda yeni nesillerin duygu düşünce ve zihin dünyalarının gelişiminde büyük bir eksi durum oluşturduğunu düşünüyorum.
Ekleme Tarihi: 10 Şubat 2020 - Pazartesi
Erol KÜÇÜK

KAR TANELERİ

Hep söylenip duruyoruz, yıllar öncesi karlar yağmıyor artık.

Son 10 yıldan bu yana görünür bir kar yağmadı.

Bu geçtiğimiz Cumartesi günü Giresunspor-İstanbulspor maçındayız. Hakem yoğun kar nedeniyle maçı Pazar gününe ertelemişti. Lapa lapa kar yağıyor. Hafta sonu tatilini fırsat bilen minikler, kartopu oynuyorlardı. Düşen kalkan, tekrar binen, kartopu oynayan, bir birlerine şaka yapan gençler ne kadarda çok özlemişler, karın yağmasını fırsat bildiler. Buz pateni gibi her an, her dakika kaya bilir Allah korusun ya kolunu, ya bacağını kıra bilir, hatta beyin travması bile geçirebilirsin. Eskiden yağan karlar, bu gün yağmıyor, dedik. Köyünde, kasabasında, şehir merkezinde komşudan komşuya gidilemediği, Şubat ayının tam içindeyiz. Yaşlılarımız anlatırlar. İlçeye o kadar çok kar yağardı ki, Aralık ayı ortasında yağan kar ancak Mart başlarında erimeye başlardı. İnsanların kalabalık olduğu yerlerde kardan adam yapılır, kömürden kaş, göz yapılır, eline süpürge verilirdi. Hey gidi günler hey! Küresel ısınma sonunda eski karların yağmadığını söylüyor bilim insanları. Küresel ısınmanın da Giresun iklimini ciddi manada etkilediği bir gerçek. Son 10 yılda ciddi manada bir kar yağışı olmadı. Ümit ediyoruz ve Allah’tan diliyoruz, ilçemiz bu güne kadar beklenen yağışları alamadı. İnşallah bu günden sonra beklenen yağışı alır. Bu günlerde yağan kar bereketli olur, eski kışlardan kış olur diye dua ediyorum. Yağan sayısız kar tanelerinin o ahenkli yağışlarını gönül gözüyle seyre dalmak insanın ruhuna tarifsiz bir mutluluk ve huzur veriyor. Yağan kar tanelerinin şiirsel yağışları, yere narin, narin süzülüşleri bir başka güzel. Her kar yağdığında tüm soğukluğuna rağmen kış mevsimi ve kar ruhumda sımsıcak güzel duygular oluşturur. Ve en çok da kış mevsimlerinde çocukluğumu anımsarım. Karlar yağıp her tarafı beyaza büründüğünde, duygularım çocukluğumun kışlarına bir yolculuğa kanat çırpar. Şimdiki neslin bu doğallıktan, bu duygulardan mahrum olduğunu görüyoruz. Bu duyguları yaşamaları için önünde büyük engeller var. Bu durumunda yeni nesillerin duygu düşünce ve zihin dünyalarının gelişiminde büyük bir eksi durum oluşturduğunu düşünüyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.