Erhan GÜNDOĞAR
Köşe Yazarı
Erhan GÜNDOĞAR
 

Taş deyip te geçmeyin

Tarih ve kültür deyince bazıları, “ne var bunda bunlar olsa da olur olmasa da” diye adamsendecilik oynamaktan hiçte geri durmaz. Tarih ve kültür insanın hayatını ikame ettiği yerin hafızasını meydana getirir. Bunlar yoksa hayatın çokta bir manası kalmaz. Tarih ve kültürün olmadığı an hayat yoktur. Çevremizde eskiden tarih ve kültür ile ilgili çok sayıda eser, varlık ve eşya vardı. Zamanla bunlar modern şehir adına yakıldı, yıkıldı veya toprak altında kaldı. İnsanlar modernite adı altında, tarih ve kültür dokusunu tahrip etmekte bir sakınca görmeyince bugün Bulancak veya başka bir yerde tarihin ve kültürün adı esamesi okunmayınca her yerde taş duvar, beton, demir ve çelikten yapılmış her şeyi çok güzel diye bize okutuyorlar. Tarihin içinden ve kültürün damıtılarak gelen yapısı ile hayata dokunmuş her insan, geride kalanın kaybolmasını istemez. Bende böyle düşünüyorum. Ahşabı çok severim. (Birisi yanlış anlar ayyaş diye de hatırlatayım.) Nasıl yapılırsa yapılsın ahşap bir numaradır. Bunun dışındaki materyalden yapılanların insana sıcak gelmediğini savunurum. Mevzuyu toparlayayım bu arada; geçenlerde eski mısır değirmeninin yıkıldıktan sonra bulunan değirmen taşı ve daha sonra eski hükümet konağının yıkıntısının altından çıkan 2 değirmen taşının, her ne olursa olsun kaybolmadan bir yerde sergilenmesini istemiştik. İnşaat alanında bir köşede duran bu değirmen taşlarının, bu ilçede ikamet edenler için çok kıymeti olmalıdır. Onlar bir hissiyatın geride kalan kültürle nefesidir. Bulancak belediyesindeki arkadaşlar ile konuşup bu değirmen taşlarını bir araya getirmek için gerekli adımı atacaklar. Çok insan, çok kişi bu değirmenlerde seneler önce mısır, buğday, arpa öğütmek için gidip geldi. Bende çok gittim sırtımda mısır torbası ile değirmene. İnsanlar ekmek yapmak için çok aşındırdı bu değirmenlerin kapısını zamanında. Son kalan taşlarını bari koruyup, iskeleye giden alt geçitte sergilemek ve bunları bilmeyenlere öğretmek gerekiyor. Tarih ve kültürü, okullarda öğretilen bir ders zannedenlere, hakiki tarih ve kültürün ne olduğunu ancak böyle anlatırız.         
Ekleme Tarihi: 12 Eylül 2020 - Cumartesi
Erhan GÜNDOĞAR

Taş deyip te geçmeyin

Tarih ve kültür deyince bazıları, “ne var bunda bunlar olsa da olur olmasa da” diye adamsendecilik oynamaktan hiçte geri durmaz. Tarih ve kültür insanın hayatını ikame ettiği yerin hafızasını meydana getirir. Bunlar yoksa hayatın çokta bir manası kalmaz. Tarih ve kültürün olmadığı an hayat yoktur. Çevremizde eskiden tarih ve kültür ile ilgili çok sayıda eser, varlık ve eşya vardı. Zamanla bunlar modern şehir adına yakıldı, yıkıldı veya toprak altında kaldı. İnsanlar modernite adı altında, tarih ve kültür dokusunu tahrip etmekte bir sakınca görmeyince bugün Bulancak veya başka bir yerde tarihin ve kültürün adı esamesi okunmayınca her yerde taş duvar, beton, demir ve çelikten yapılmış her şeyi çok güzel diye bize okutuyorlar. Tarihin içinden ve kültürün damıtılarak gelen yapısı ile hayata dokunmuş her insan, geride kalanın kaybolmasını istemez.

Bende böyle düşünüyorum. Ahşabı çok severim. (Birisi yanlış anlar ayyaş diye de hatırlatayım.) Nasıl yapılırsa yapılsın ahşap bir numaradır. Bunun dışındaki materyalden yapılanların insana sıcak gelmediğini savunurum.

Mevzuyu toparlayayım bu arada; geçenlerde eski mısır değirmeninin yıkıldıktan sonra bulunan değirmen taşı ve daha sonra eski hükümet konağının yıkıntısının altından çıkan 2 değirmen taşının, her ne olursa olsun kaybolmadan bir yerde sergilenmesini istemiştik. İnşaat alanında bir köşede duran bu değirmen taşlarının, bu ilçede ikamet edenler için çok kıymeti olmalıdır. Onlar bir hissiyatın geride kalan kültürle nefesidir. Bulancak belediyesindeki arkadaşlar ile konuşup bu değirmen taşlarını bir araya getirmek için gerekli adımı atacaklar.

Çok insan, çok kişi bu değirmenlerde seneler önce mısır, buğday, arpa öğütmek için gidip geldi. Bende çok gittim sırtımda mısır torbası ile değirmene.

İnsanlar ekmek yapmak için çok aşındırdı bu değirmenlerin kapısını zamanında. Son kalan taşlarını bari koruyup, iskeleye giden alt geçitte sergilemek ve bunları bilmeyenlere öğretmek gerekiyor.

Tarih ve kültürü, okullarda öğretilen bir ders zannedenlere, hakiki tarih ve kültürün ne olduğunu ancak böyle anlatırız.         

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.