Mersin’de “Vatandaşın huzuru polisin gururudur” anlayışı
Kaynak: Bülten.
Mersin İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş’ın görev anlayışı, vatandaşla kurduğu yakın iletişim, personeline verdiği önem ve toplumun farklı kesimleriyle gerçekleştirdiği buluşmalarla dikkat çekiyor. Manisa’dan Mersin’e uzanan görev sürecinde Aktaş’ın benimsediği “Vatandaşın huzuru polisin gururudur” anlayışı, güvenlik hizmetlerinin yanı sıra devlet-vatandaş ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından da öne çıkıyor.
Bir kentin huzurunun yalnızca suç oranları, operasyon sayıları ya da istatistiklerle ölçülemeyeceği; vatandaşın kendisini güvende hissetmesi, devletin kendisine yakın olduğunu bilmesi ve kamu görevlilerinin toplumun içinde yer alabilmesinin de büyük önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Mersinlilerin Fahri Aktaş’ı yakından tanımasına vesile olan görüntülerden biri de Manisa’dan ayrılırken makam aracından telsizle çalışma arkadaşlarına yaptığı duygu yüklü veda konuşması oldu.
Manisa’ya telsizden duygusal veda
Aktaş, Manisa’dan ayrılırken yaptığı konuşmada yaklaşık üç yıl boyunca 17 ilçe teşkilatı ve 3 bin 700’e yaklaşan personelle birlikte görev yaptıklarını belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Merkez ile birlikte 17 ilçe teşkilatımız ve 3 bin 700’e yaklaşan personelimiz ile beraber yaklaşık 3 yıl boyunca ‘Vatandaşın huzuru polisin gururudur’ şiarı ile görev ifa ettik. Bu görev esnasında ortaya konulan emek, çaba ve gayretlerinden ötürü tüm kahraman arkadaşlarımı, mesai arkadaşlarımı ve silah arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Akdeniz’e, Mersin’e gönlü yolu düşerse ağırlamaktan onur duyarım. Meslek büyüğünüz, abiniz ve müdürünüz olarak sizleri Allah’a emanet ediyorum. Allah sizleri korusun arkadaşlar.”
Aktaş’ın sözleri Manisa’da geniş yankı bulurken, sosyal medyada da çok sayıda mesaj paylaşıldı. Mesajlarda, şehit ve gazi yakınlarını unutmadığı, vatandaşın telefonla ulaşabildiği ve insanlara bir emniyet müdüründen çok “abi” yakınlığıyla yaklaştığı ifade edildi.
Vatandaşların paylaşımlarında, “Manisa’da güzel hatıralar bıraktınız. Yolunuz ve bahtınız açık olsun Müdürüm”, “Bir Emniyet Müdürü gibi değil, bir abi gibiydiniz. Bir derdimizde, bir sıkıntımızda halkın yanında, telefonu 7/24 açık, ulaşılabilir bir insandınız”, “Görev süresi boyunca hiçbir gazi ve şehit yakınını unutmadınız, hep yanlarında oldunuz” şeklinde ifadeler yer aldı.
Bir başka paylaşımda ise, “Böyle müdür varmış mı? Helal olsun. Vatandaştan helallik alıp çalışma arkadaşlarından helallik aldı. Manisa ilk defa böyle bir müdür görmüş. Yolun açık olsun” denildi.
Ortaya çıkan bu toplumsal karşılığın, yıllar içinde verilen emeğin, kurulan güvenin ve vatandaşlarda bırakılan güzel hatıraların bir sonucu olduğu değerlendiriliyor.
Şimdi görev yeri Mersin
Fahri Aktaş, bugün Türkiye’nin önemli kentlerinden biri olan Mersin’de görev yapıyor.
Türkiye’nin hemen her bölgesinden göç alan Mersin; farklı kültürlerin, kimliklerin ve hayatların bir arada yaşadığı büyük bir Akdeniz kenti olarak öne çıkıyor. Limanı, lojistik kapasitesi, sanayisi, tarımı, ticareti ve uluslararası bağlantılarıyla stratejik öneme sahip kentte güvenlik yönetimi de çok yönlü bir yaklaşım gerektiriyor.
Organize suçlardan uyuşturucu ticaretine, bilişim suçlarından liman güvenliğine, plansız kentleşmenin beraberinde getirdiği sosyal sorunlardan dezavantajlı mahallelerde devlet-vatandaş ilişkisinin güçlendirilmesine kadar birçok konu güvenlik politikalarının önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Aktaş’ın Mersin’de göreve başlamasının ardından ortaya koyduğu yaklaşımın da güvenliği yalnızca polisiye tedbirlerden ibaret görmeyen bir anlayışa işaret ettiği ifade ediliyor.
Vatandaşla doğrudan temas
İlçeleri, polis merkezlerini ve teşkilat birimlerini ziyaret eden Aktaş’ın personelin moral ve motivasyonuna önem vermesinin yanı sıra vatandaşlarla doğrudan temas kurması da dikkat çekiyor.
Muhtarlarla mahallelere giden, esnafı, iş insanlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve gençleri dinleyen Aktaş’ın yürüttüğü çalışmalar, güvenlik hizmetlerinde iletişimin önemini de ortaya koyuyor.
Vatandaşın kamu görevlisine ulaşabilmesi, derdini anlatabilmesi ve karşısında kendisini dinleyen bir makam bulabilmesinin toplumsal güven duygusunu güçlendirdiği değerlendiriliyor.
Bir mahallede vatandaşlarla içilen çayın, kıraathanede dinlenen bir sorunun ya da bir gencin omzuna konulan samimi bir elin, kimi zaman resmi açıklamalardan daha güçlü bir karşılık oluşturabileceği belirtiliyor.
Özellikle Akdeniz ve Toroslar gibi sosyoekonomik sorunların daha yoğun hissedildiği bölgelerde devletin yalnızca güvenlik gücüyle değil, şefkat ve diyalog diliyle de görünür olmasının önem taşıdığı ifade ediliyor. Gerçekleştirilen vatandaş buluşmaları ve mahalle ziyaretleri de bu açıdan değerlendiriliyor.
Uluslararası ve mesleki tecrübe
Fahri Aktaş’ın mesleki geçmişi de Mersin’de yürüttüğü çalışmalar açısından önem taşıyor.
Birleşmiş Milletler bünyesinde Haiti ve Fildişi Sahili gibi farklı coğrafyalarda görev yapan Aktaş’ın terörle mücadele, istihbarat, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele alanlarında edindiği deneyimlerin, yerel güvenlik sorunlarını daha geniş bir perspektiften değerlendirmesine katkı sağladığı belirtiliyor.
Bu mesleki birikimin yanında güvenlik bürokrasisinin insana dokunan yönünün ihmal edilmemesi de Aktaş’ın yönetim anlayışının önemli unsurları arasında gösteriliyor.
“Vatandaşın huzuru polisin gururudur” sözünün yalnızca bir slogan olarak kalmaması gerektiği vurgulanırken, polisin kendisini değerli hissetmesinin vatandaşa sunduğu hizmete, vatandaşın polisin yüzünde güven görmesinin ise devlete olan aidiyetine olumlu katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Kamu yöneticilerinin makamlarından çıkarak hayatın içine karışmasının devlet ile toplum arasındaki mesafenin azalmasına katkı sunduğu belirtiliyor.
Güçlü devlet anlayışının yalnızca gerektiğinde sert davranmakla sınırlı olmadığı; suçluya karşı kararlı, masuma karşı şefkatli, hukuksuzluğa karşı tavizsiz ve vatandaşa karşı ulaşılabilir olmanın da bu anlayışın bir parçası olduğu ifade ediliyor.
“Mersin emin ellerde” mesajı
Farklılıklarıyla birlikte yaşayan insanların kendilerini eşit yurttaş olarak gördüğü, güvenlik güçlerine güvendiği, çocukların ve gençlerin geleceğe korkuyla değil umutla baktığı bir kent hedefinin Mersin açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
Bir emniyet müdürünün güler yüzünün önce teşkilatına, ardından vatandaşa yansımasının, güvenliğin yalnızca sokaklarda değil gönüllerde de kurulmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
Mersin’de oluşan olumlu havanın da bu yaklaşımın bir yansıması olduğu ifade edilirken, Fahri Aktaş’ın dezavantajlı bölgelere gerçekleştirdiği ziyaretler “Mersin emin ellerde” mesajı olarak değerlendiriliyor.
Aktaş’ın toplumun farklı kesimleriyle ayrım yapmadan bir araya gelerek sorunları dinlemesi de vatandaşla kurulan doğrudan iletişimin önemli örnekleri arasında yer alıyor.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir












