UMRE HATIRALARIM

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 21.03.2013 - 23:41, Güncelleme: 30.10.2020 - 19:15 10588+ kez okundu.
 

UMRE HATIRALARIM

Mübarek mekân Medine-i Münevvere’ye insan vardığında bir heyecanın olmaması mümkün değil. Çünkü Âlemlerin Efendisi, Sevgili Peygamberimizi selamlayacaksın. Peygamberimiz buyuruyorlar ki; “Bir kimse bana selam verdiğinde Allah ruhumu iade eder ve onun selamına mukabelede bulunurum” Yine Peygamberimiz, Her kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatta iken ziyaret etmiş gibi olur” buyuruyor. Bu manevi hava içerisinde huzuru Resülullahda bulunmak, onun şefaatini istimdat etmek, onun ayak bastığı yerde olup da arada olmanın heyecanını yaşamamak mümkün değil. Aziz okuyucularım Peygamber efendimiz “Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberimde havzamın üstündedir” Yine Peygamber Efendimiz “Bir kimse benim mescidimde ara vermeden kırk vakit namaz kılar ise ateşten, azaptan kurtulduğuna dair berat yazılır ve nifaktan kurtulur” buyurmaktadır. Her mü’minin bilgisi olması açısından bu cennet bahçesindeki direklerin ne ifade ettiğini ayrıca etrafındaki mekânların nelerden ibaret olduğunu sırasıyla yazmak istiyorum. Vaazlarda hocalarımız çok anlatırlar. Ağlayan hurma kütüğünden. O hurma kütüğü: Mihrabın altına defin edilmiştir. Hz. Âişe sütunu: Hz.Âişe validemizin dua ettiği mekândır. Tövbe sütunu: Hz.Lübebe’nin kendini bağlayarak, affını beklediği sütundur. Senir sütunu: Efendimizin itikafta iken yatağını koyduğu sütundur. Muharraa sütunu: efendimizin korumalığını yapanların beklediği yerdir. Vüfut sütunu: Efendimizin heyetleri kabul ettiği yerdir. Teheccüt mihrabı: Efendimizin teheccüt namazını kıldığı yerdir. Bu mahalde, Ravza-i Mudahhara, Hz.Ebu Bekir ve Hz. Ömer (r.a)’nın kabri şerifleri var. Üzerinde Âhzap suresinin kırk âyetinin yazılı olduğu birinci pencere, üzerinde Hücürat suresinin üç âyetinin yazılı olduğu ikinci pencere, üzerinde Hücürat suresinin iki âyetinin yazılı olduğu üçüncü pencere, Hz.Cebrail makamı, Cennetül Bâki tarafına açılan kapı ve Hz. Cebrail kapısı, Nisa kapısı yanı hanımların mescide girip-çıktığı kapı, Hz.Ebu Bekir’in sıddık’ın mihrabı ve ilk kitabımız Hz. Kur’an’ın okutulduğu Eshabı suffenin mahalleri mevcuttur. Burada sizlere kısa bir kıssa anlatmak istiyorum. Efendimiz Hz.Osman’a bir ok verir. Ya Osman! Şu ok’u at bakalım der. Hz. Osman ok’u atar. Cennetul Bâki’nin sonuna düşer. Rasulümüz, Ya Osman: Senin kabrin orasıdır der. Bilse idim hemen ayağının dibine bırakırdım. Resulüllahtan uzakta kalmaktan mahzun olur ama Rasulümüz Ya Osman: Senin atmış olduğun bu ok’un altından geçenlerin hepsi cennetliktir der. Ya Resulüllah, bilse idim daha ileriye atardım. Resulümün gül kokusu kokan o nurlu mekânları tekraren ziyaret etmek cümle ümmeti Muhammed’e nasip eylesin. (Âmin)
Mübarek mekân Medine-i Münevvere’ye insan vardığında bir heyecanın olmaması mümkün değil. Çünkü Âlemlerin Efendisi, Sevgili Peygamberimizi selamlayacaksın. Peygamberimiz buyuruyorlar ki; “Bir kimse bana selam verdiğinde Allah ruhumu iade eder ve onun selamına mukabelede bulunurum” Yine Peygamberimiz, Her kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatta iken ziyaret etmiş gibi olur” buyuruyor. Bu manevi hava içerisinde huzuru Resülullahda bulunmak, onun şefaatini istimdat etmek, onun ayak bastığı yerde olup da arada olmanın heyecanını yaşamamak mümkün değil. Aziz okuyucularım Peygamber efendimiz “Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberimde havzamın üstündedir” Yine Peygamber Efendimiz “Bir kimse benim mescidimde ara vermeden kırk vakit namaz kılar ise ateşten, azaptan kurtulduğuna dair berat yazılır ve nifaktan kurtulur” buyurmaktadır. Her mü’minin bilgisi olması açısından bu cennet bahçesindeki direklerin ne ifade ettiğini ayrıca etrafındaki mekânların nelerden ibaret olduğunu sırasıyla yazmak istiyorum. Vaazlarda hocalarımız çok anlatırlar. Ağlayan hurma kütüğünden. O hurma kütüğü: Mihrabın altına defin edilmiştir. Hz. Âişe sütunu: Hz.Âişe validemizin dua ettiği mekândır. Tövbe sütunu: Hz.Lübebe’nin kendini bağlayarak, affını beklediği sütundur. Senir sütunu: Efendimizin itikafta iken yatağını koyduğu sütundur. Muharraa sütunu: efendimizin korumalığını yapanların beklediği yerdir. Vüfut sütunu: Efendimizin heyetleri kabul ettiği yerdir. Teheccüt mihrabı: Efendimizin teheccüt namazını kıldığı yerdir. Bu mahalde, Ravza-i Mudahhara, Hz.Ebu Bekir ve Hz. Ömer (r.a)’nın kabri şerifleri var. Üzerinde Âhzap suresinin kırk âyetinin yazılı olduğu birinci pencere, üzerinde Hücürat suresinin üç âyetinin yazılı olduğu ikinci pencere, üzerinde Hücürat suresinin iki âyetinin yazılı olduğu üçüncü pencere, Hz.Cebrail makamı, Cennetül Bâki tarafına açılan kapı ve Hz. Cebrail kapısı, Nisa kapısı yanı hanımların mescide girip-çıktığı kapı, Hz.Ebu Bekir’in sıddık’ın mihrabı ve ilk kitabımız Hz. Kur’an’ın okutulduğu Eshabı suffenin mahalleri mevcuttur. Burada sizlere kısa bir kıssa anlatmak istiyorum. Efendimiz Hz.Osman’a bir ok verir. Ya Osman! Şu ok’u at bakalım der. Hz. Osman ok’u atar. Cennetul Bâki’nin sonuna düşer. Rasulümüz, Ya Osman: Senin kabrin orasıdır der. Bilse idim hemen ayağının dibine bırakırdım. Resulüllahtan uzakta kalmaktan mahzun olur ama Rasulümüz Ya Osman: Senin atmış olduğun bu ok’un altından geçenlerin hepsi cennetliktir der. Ya Resulüllah, bilse idim daha ileriye atardım. Resulümün gül kokusu kokan o nurlu mekânları tekraren ziyaret etmek cümle ümmeti Muhammed’e nasip eylesin. (Âmin)
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.