Manisa Srebrenitsa Soykırımını umutmadı
Manisa Srebrenitsa Soykırımını umutmadı
Manisa'da Elektrum Kulübü Derneği, Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybedenleri andı.
Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995 yılında Sırp birliklerince 8 binden fazla Boşnak sivilin katledildiği Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Manisa Elektrum Kulübü tarafından Sultan Camisi'nde öğle namazı öncesinde mevlit programı gerçekleştirildi. Programda şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu, dualar edildi.
Elektrum Kulübü Başkanı Ahmet Can Çay, “1995 yılında Bosna-Hersek'in Srebrenitsa şehrinde yaşanan ve binlerce Boşnak Müslüman kardeşimizin hunharca katledildiği büyük insanlık faciasını derin bir hüzünle anmak için bir araya geldik. Srebrenitsa'da şehit edilen masum kadınları, çocukları, yaşlıları ve erkekleri rahmetle yâd ediyor; geride kalan ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Cenâb-ı Allah'tan tüm şehitlere rahmet, yakınlarına sabır niyaz ediyoruz. Yüce dinimiz İslam, bir insanın haksız yere öldürülmesini bütün insanlığın öldürülmesi kadar büyük bir suç olarak görmektedir. Bu sebeple Srebrenitsa'da yaşananlar yalnızca Boşnak Müslümanların değil, insanlığın ortak vicdanında derin iz bırakan büyük bir acıdır” dedi.
Manisa Milletvekili eski Çevre Bakanı Rıza Akçalı, “Ben de ilk milletvekili olduğum senenin ertesi yılı insan hakları komisyonu olarak bir heyetle savaş bölgesine gittik.Oradan elçilik bize bir arabayla Bosna'ya gönderdi. Yolda benzinimiz bitti, benzin almak için yanaştık. Çünkü benzin filan kıttı savaş nedeniyle. Bir benzinliğe yanaştık. Benzinci önce bir arabayı alıyordu. Bize geldi, "size benzin yok" dedi. "Gördünüz mü?" dedi. "Siz burada bu kadar sene yattınız ama bakalım bugün gücümüz yetiyorsa yapın." gibisinden oradaki, pompacının söylediği kin kusan sözleri vardı. Bize dedi ki, "Eğer sizin yaptıklarınızın yüzde birini biz yapsaydık, katliam olarak bugün siz hiç biriniz burada olmazdınız." Dedi. Hareket ederek, Bosna'ya gittik ama şehir kuşatma altındaydı, giremedik. Sonra oradan topladığımız belgeleri, kasetleri hepsini Viyana'ya gittik. Viyana'da bir basın toplantısı yaparak bütün dünyaya haykırdık. Ve bunun durmasını, katliamın durmasını, bu savaşın durmasını söyledik. Daha sonra döndüğümüzde Başbakan Sayın Demirel'e bunları sunduk, teslim ettik. Daha sonra işte, bu maalesef Birleşmiş Milletlerin korumasına verilmiş bu masum insanlar. Bir gece Birleşmiş Milletler yetkilisinin, Hollandalı bir komutanın kapıları açmasıyla silahı olmayan, koruması olmayan, yaşlı, kadın, çocuk, 8 bin küsur Boşnak'ın şehit edilmesi, gerçekten insanlık tarihinin kara lekelerinden biridir. Bunu hem kınıyoruz hem de o şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz” diye konuştu.
Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, “Son NATO Zirvesi’nden sonra devletimizin hediye ettiği silahları kendi ülkelerine mesela Belçika silahı sınırda bıraktı. Ama aynı Belçika Ruanda’da milyonlarca insanın katliamına ön ayak oluyor. Bu kadar yüzlülük acaba dünyanın ülkesinde var bilemiyoruz. Ama bütün acılarımıza rağmen biz başta Gazze olmak üzere dünyanın her tarafından mazlumun yanındayız. Benim duam odur ki bu tür mütevazi anmalar Bilge Kral büyük devlet adamı Aliya İzzetbegoviç’in söylediği güzel bir söz var. ‘Dün ile yaşamayın ama dünü de unutmayın’ diyor. Biz intikamcı değiliz. Biz intikam peşinde değiliz. Ama dün yaşananlardan ders almak bizim asli görevimizdir. Haçlı seferleri değil, haçlı saldırıları versiyon değiştirerek devam ediyor. Onun için özellikle gelecek olan nesle tarihimizi iyi, doğru, acı dolu, güzel anlatmak hep bizim görevimiz. Benim duam şudur ki, yapılan bu etkinliklerden, okumalardan rabbim bütün şehitlerimize, mücahitlerimize haberdar ve hissedar eylesin” diye konuştu.


Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.