Hollanda ve Türkiye’deki Eğitim Sistemleri Karşılaştırıldı

GÜNDEM (BLT) - Bülten | 26.01.2026 - 09:22, Güncelleme: 26.01.2026 - 09:22 4338 kez okundu.
 

Hollanda ve Türkiye’deki Eğitim Sistemleri Karşılaştırıldı

Kindergarten Academy College kurucusu Reyhan Sümbül Durmuş, Hollanda ve Türkiye’deki eğitim sistemlerini karşılaştırdı.
Hollanda’nın oyun yoluyla bağımsızlık temelli yapısına karşın, Türkiye’de daha çok akademik hazırlık ve korumacı aile yapısının öne çıktığını ifade etti. Kindergarten Academy College bünyesinde Regio Emilia, Montessori ve Waldorf gibi dünya çapındaki modelleri yerel sisteme adapte ederek bütünleşik bir yapıda sunduklarını açıklayan Durmuş, asıl meselenin sadece model seçmek değil, çocuğun gelişimsel özellikleri ile bir sonraki eğitim kademesi arasında psikolojik zarar görmeyeceği bir denge kurmak olduğunu vurguladı. Hollanda eğitim sisteminde okul öncesi dönem 4 yaşına kadar gündüz bakım evleri, anaokullarını kapsadığını belirten Durmuş, “4 yaşından sonra ise ilkokul bünyesinde bir okul öncesi eğitime tabi tutuluyorlar. Burada öğrenci zorunlu eğitim sistemine de girmiş oluyor. İki yıllık bilişsel ve dil gelişimine odaklanılıyor. Oyun zemininde bir ilkokula hazırlık süreci geçiriyorlar. 6 yaşından sonra ise ilkokula başlıyorlar. Hollanda eğitim sistemi dinamik bir sistem. Eğitim kurumlarının belli oranda özerk yapıları bulunuyor. Bu yapıda eğitim kurumlarının çeşitli pedagojik temele dayalı eğitim politikasına sahip olduğunu görüyoruz. Öte yandan da Hollanda genelinde temel eğitim sisteminin ortak bir amacı var. O da fırsat eşitliği içinde çocukların tüm becerilerinin günlük yaşamda kullanılabilecek biçimde güçlendirilmesinin hedeflenmesi” diye konuştu. Türkiye’de anaokulu ayrı bir kademe olarak konumlanıyor Okul öncesi dönemde beyin yeni bir dili doğal yollarla öğrenmeye en açık olduğu evrede olduğunu belirten Durmuş, “bu yüzden tam gün İngilizce Eğitim Modeli ile öğrencilerimizin İngilizceyi günlük yaşamda, doğal akışta öğrenmelerini sağlıyoruz. Tabii anadili İngilizce olan öğretmenlerimizin bunda rolü büyük. Hollanda ve Türkiye’nin okul öncesi eğitim sistemlerine baktığımızda aslında bambaşka iki dünya görüyoruz. Pedagojik açıdan Hollanda’da okul öncesinde oyun yoluyla bağımsızlık temelli bir yaklaşım benimseniyor”   Hollanda sisteminde oyunların çocuklara yapılandırılmış biçimde verilmediğini ifade eden Durmuş, “Çocukların ne ile oynayacaklarına kendilerinin karar vermesi beklenir. Türkiye’de var olan müfredat bilişsel, motor ve dil gelişimini destekleyen temalarla uygulanır. Öğretmen oyunu yapılandırır ve öğrencilerin her birinin oyuna dahil olmasını sağlar. Hollanda’da kurallarla çerçeveli bir rahatlık söz konusudur. Yani doğada oynamak öncelenir, doğada oynarken üstünü kirletebilir, toprakta, çimde, yağmurda oynar. Öğretmen bu aşamada sadece rehberdir. Sorun modelde değil, geçişte Eğitim alanında sıkça karşılaşılan bir kaç yaklaşım olduğunu ifade eden Durmuş, “Bir yabancı modeli olduğu gibi uygulamak ya da yerel eğitim sisteminin beklentilerini okul öncesi döneme taşımak. Asıl ihtiyaç duyulan şey, çocuğun gelişimsel özellikleri ile gireceği sistemin gerçekleri arasında denge kurabilmektir. Bu denge kurulmadığında çocuk ya ilkokula psikolojik olarak hazır olmadan başlar ya da okul öncesinde olması gereken gelişim alanlarını yeterince yaşayamaz. Bu nedenle eğitimde asıl mesele model seçmek değil, dengeyi kurabilmektir. Sorun modelde değil, geçişteydi. Amaç, çocuğu bir yapıdan diğerine zorlamak değil; bir yapıdan diğerine psikolojik olarak zarar görmeden geçmesini sağlamaktı.  
Kindergarten Academy College kurucusu Reyhan Sümbül Durmuş, Hollanda ve Türkiye’deki eğitim sistemlerini karşılaştırdı.

Hollanda’nın oyun yoluyla bağımsızlık temelli yapısına karşın, Türkiye’de daha çok akademik hazırlık ve korumacı aile yapısının öne çıktığını ifade etti. Kindergarten Academy College bünyesinde Regio Emilia, Montessori ve Waldorf gibi dünya çapındaki modelleri yerel sisteme adapte ederek bütünleşik bir yapıda sunduklarını açıklayan Durmuş, asıl meselenin sadece model seçmek değil, çocuğun gelişimsel özellikleri ile bir sonraki eğitim kademesi arasında psikolojik zarar görmeyeceği bir denge kurmak olduğunu vurguladı.

Hollanda eğitim sisteminde okul öncesi dönem 4 yaşına kadar gündüz bakım evleri, anaokullarını kapsadığını belirten Durmuş, “4 yaşından sonra ise ilkokul bünyesinde bir okul öncesi eğitime tabi tutuluyorlar. Burada öğrenci zorunlu eğitim sistemine de girmiş oluyor. İki yıllık bilişsel ve dil gelişimine odaklanılıyor. Oyun zemininde bir ilkokula hazırlık süreci geçiriyorlar. 6 yaşından sonra ise ilkokula başlıyorlar. Hollanda eğitim sistemi dinamik bir sistem. Eğitim kurumlarının belli oranda özerk yapıları bulunuyor. Bu yapıda eğitim kurumlarının çeşitli pedagojik temele dayalı eğitim politikasına sahip olduğunu görüyoruz. Öte yandan da Hollanda genelinde temel eğitim sisteminin ortak bir amacı var. O da fırsat eşitliği içinde çocukların tüm becerilerinin günlük yaşamda kullanılabilecek biçimde güçlendirilmesinin hedeflenmesi” diye konuştu.

Türkiye’de anaokulu ayrı bir kademe olarak konumlanıyor

Okul öncesi dönemde beyin yeni bir dili doğal yollarla öğrenmeye en açık olduğu evrede olduğunu belirten Durmuş, “bu yüzden tam gün İngilizce Eğitim Modeli ile öğrencilerimizin İngilizceyi günlük yaşamda, doğal akışta öğrenmelerini sağlıyoruz. Tabii anadili İngilizce olan öğretmenlerimizin bunda rolü büyük. Hollanda ve Türkiye’nin okul öncesi eğitim sistemlerine baktığımızda aslında bambaşka iki dünya görüyoruz. Pedagojik açıdan Hollanda’da okul öncesinde oyun yoluyla bağımsızlık temelli bir yaklaşım benimseniyor”

 

Hollanda sisteminde oyunların çocuklara yapılandırılmış biçimde verilmediğini ifade eden Durmuş, “Çocukların ne ile oynayacaklarına kendilerinin karar vermesi beklenir. Türkiye’de var olan müfredat bilişsel, motor ve dil gelişimini destekleyen temalarla uygulanır. Öğretmen oyunu yapılandırır ve öğrencilerin her birinin oyuna dahil olmasını sağlar. Hollanda’da kurallarla çerçeveli bir rahatlık söz konusudur.

Yani doğada oynamak öncelenir, doğada oynarken üstünü kirletebilir, toprakta, çimde, yağmurda oynar. Öğretmen bu aşamada sadece rehberdir.

Sorun modelde değil, geçişte

Eğitim alanında sıkça karşılaşılan bir kaç yaklaşım olduğunu ifade eden Durmuş, “Bir yabancı modeli olduğu gibi uygulamak ya da yerel eğitim sisteminin beklentilerini okul öncesi döneme taşımak. Asıl ihtiyaç duyulan şey, çocuğun gelişimsel özellikleri ile gireceği sistemin gerçekleri arasında denge kurabilmektir. Bu denge kurulmadığında çocuk ya ilkokula psikolojik olarak hazır olmadan başlar ya da okul öncesinde olması gereken gelişim alanlarını yeterince yaşayamaz. Bu nedenle eğitimde asıl mesele model seçmek değil, dengeyi kurabilmektir. Sorun modelde değil, geçişteydi. Amaç, çocuğu bir yapıdan diğerine zorlamak değil; bir yapıdan diğerine psikolojik olarak zarar görmeden geçmesini sağlamaktı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.