Hayalini kurun, tadını çıkartın, yaşamanıza bakın dediğiniz ülke, bu muydu.
—-Verin oylarınızı!
Yaslanın arkanıza,
Alın elinize kumandalarınızı,
Açın TV’lerinizi
—Bizi izlemeye devam edin
Dediğiniz durum,
Bu durum muydu?
Halk olarak,
Sizi dinledik,
Öyle yaptık bizde,
Tam da dediğiniz gibi,
İstediğiniz gibi yaptık.
Ama, geldiğimiz noktaya bakın Allah aşkına.
Şimdi,
—Nerden çıktı bu çocuklar! diye
Soruyorsunuz ya, sormayın bence.
Yıllardır, ısrarla uygulanan,
Mevcut sistemin, sistemsizliğinin sonucu bunlar.
Bu çocuklar, bu şiddeti nerden öğrendiler sizce.
Sistem ürünü yani.
Hatırlasanıza;
Bu çocukların abileri,
Ellerinde palalarla,
Döner bıçaklarıyla
Üniversite önlerinde sokaklarda insanların arkasından koşmamış mıydı…
Halkın seçip, meclise gönderdiği vekil,
Havada uçan tekme atarak,
Rakip partiden milletvekili olan arkadaşına hücum etmemiş miydi?
Topçu, futbolcu vekil,
Arkadaşına, kürsüde konuşurken, yumruk atarak
Kalp krizi geçirmesine sebep olmamış mıydı?
Hak arıyor diye insanlar,
Eksi bilmem kaç derecede
Başkentin parkında su fıskiyeli havuza doldurulup,
Yer misin, yemez misin diye,
İyice okşanmamış mıydı!
Bu halk, meclis önünde, ayda kaç kez coplanıyor.
Daha neler neler…
Yazsak değil köşe,
Sayfalar yetmez.
TV’lerde, diziler, filmler, programlar neleri anlatıyor,
Çocuklara nasıl bir dünya için örnek olup yol gösteriyoruz,
Psikologlara, pedagoglara, eğitim uzmanlarına bir inceletip baksanıza.
Milli eğitimin bakanından tutun,
En küçük birimde, görevlerde olanların baştan dibe kadar incelenmesi gerekmiyor mu!
Yoksa, hani,
Reis,
Bir konuşmasında demişti ya;
—Bu ülkede maalesef soruları on yıl çaldırdık!
Öyle ya,
İnsanın aklına
Gelmiyor değil.
Bu olup bitenler,
Bu beceriksiz kadroların,
Soruları çalarak hak etmediği halde oralarda olmalarının sonucu olabilir mi?
O zaman, durum vaziyetleri, önemli ve ciddi boyutlardadır.
Konu,
—Bu çocuklar da kim,
Nerden çıktı bunlar diye sorup geçiştirilemez.
Bu çocuklar hepimizin ortak eseri…