Sevgili okurlar,
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
Bu ayıpta bize yeter.
Hadi,
Milletvekili ağlayıp sızlandı,durdu.
Ne dedi sayın vekil.
—Aylık,elime beş yüz milyar geçiyor !
Ama,bu para,yani,
Beş yüz milyar bana yetmiyor.
—Geçinemiyorum..
Buyur burdan yak !
Ne oldu,
Bakıp durmaya aksınız öyle.
İnanacaksınız.
Hayat çok pahalı kardeşim.
Vallahi yetmezdir.
Yazık değil mi vekilimize.
Ne yaptık.
Aramızda konuştuk durduk.
Biri sürü boş laf.
Bir ışık varmıydı vekilimiz için.
Neye karar verdik.
Öyle ya,
Birimiz ortaya çıkıp,öncülük edip,
Çıkıp dedik mi,
—Tamam sayın milletvekilimiz
Siz vekilliğinize devam edin.
Aman bizi bırakmayın ,
Yoksa biz ne eder,ne yaparız.
Hazır sizi seçip gönderdik,
Yerinizi kim doldura bilir.
Aman,durun durduğunuz yerde.
Bizi şu dar zamanda ele güne muhtaç etmeyin.
Biz aç arık yaşamaya alıştık.
Keseriz boğazımızdan,
Aramızda toplarız biraz bişeyler,
Size göndeririz.
Destek bizden ,tam destek yani.
Olur mu öyle şey.
Biz sizi ortada bırakırmıyız.
Dedik mi,demedik, diyemedik işte.
Neyse yahu,
Tam çıkıp hallederiz filan diyecektik.
Biri de çıkıp şunu demez mi;
-Kardeşim ben de varım.
Ben de zordayım,geçinemiyorum.
Bu da kim yahu,bu da nerden çıktı filan deme sakın.
—Başbakan yahu ,eski başbakanımız.
Emeklisi yani.
Zaten,şimdi başbakanımız yok.
Vay be,
Şu işe bakın.
Ne hale gelmişiz.
Ülkenin başbakanı geçinemiyorum diye ağlıyor.
Ya biz ne yapıyoruz.
Şu koca ülkenin başbakanını da yardıma muhtaç hale getirmişiz ya.
Yazık bize be.
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
Neyse…