Köylü kadınlar sepet örme geleneğini yaşatıyor!

GÜNDEM (AA) - Anadolu Ajansı | 01.06.2024 - 16:13, Güncelleme: 01.06.2024 - 16:17 1850 kez okundu.
 

Köylü kadınlar sepet örme geleneğini yaşatıyor!

Bolu'da bir araya gelen 15 kadın, ilmek ilmek ördükleri sepetlerle eski geleneği canlandırmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor
Emine Yıldırım: "Yaklaşık 40-50 sene olmuş bu meslek unutulalı, sepet örülmeyeli. Dedim ki biz de yapabiliriz bunu. Hanımlar evde oturarak ek gelir kazanır diye düşündüm" Bolu'da köylü kadınlar hem unutulmaya yüz tutmuş geleneği yaşatmak hem de aile bütçesine katkıda bulunmak için sepet örüyor. Merkeze bağlı 250 haneli Yumrukaya köyünde yaşayan kadınlar, geleneksel el sanatlarından sepet örmeciliğini canlandırmak için 9 ay önce 50 yaşındaki Emine Yıldırım'ın öncülüğünde bir araya geldi. Köylü kadınlar, bir zamanlar ninelerinin saz ve mısır kabuğundan yaptıkları sepetleri örmeyi, köyde bu uğraşı uzun yıllar sürdüren 75 yaşındaki Nefise Aygül'den öğrendi. Yaşları 50 ila 75 arasında değişen 15 kadın, ilmek ilmek ördükleri sepetlerle eski geleneği canlandırmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor. "Sepet örüp sohbet ediyoruz" Emine Yıldırım, sepet örmeciliğinin eskiden köyde geçim kaynağı olduğunu belirterek, kadınların yaptıkları sepetleri pazarlarda ve yol kenarlarında sattığını söyledi. Zamanla sepet örmeciliğinin unutulmaya yüz tuttuğunu aktaran Yıldırım, "Yaklaşık 40-50 sene olmuş bu meslek unutulalı, sepet örülmeyeli. Dedim ki biz de yapabiliriz bunu. Hanımlar evde oturarak ek gelir kazanır diye düşündüm. Böyle arada bir toplanıyoruz, sepet örüp sohbet ediyoruz." dedi. Yıldırım, sepet örmede kendilerini geliştirdiklerini ve bu uğraşı severek yaptıklarını dile getirerek, "Sepet örmeyi bilmiyordum. Büyüklerimizden öğrendim. Kursa gitmedik." ifadesini kullandı. Sepetleri, mısır kabuklarından ve göletten topladıkları sazlarla yaptıklarını anlatan Yıldırım, tamamen doğal malzemelerle ortaya çıkardıkları ürünlerin, ekmek sepeti, çamaşır sepeti, piknik sepeti ve çanta olarak kullanılabildiğini kaydetti. Yıldırım, hediye amaçlı yaptıkları sepetlerin satışını da yapmayı düşündüklerine değinerek, "Amacımız sepetleri satarak hanımların gelir kazanması. İlerleyen dönemlerde hediyelik eşya dükkanları ve benzeri yerlerde ürünlerimizi satmayı düşünüyoruz." diye konuştu. Emine Yıldırım, eşlerinin de kendilerine her zaman destek verdiğini sözlerine ekledi. Köy sakini 60 yaşındaki Nesrin Tercan da 40-50 yıl önce öğrendiği sepet örme işini yeniden yaptığı için mutlu olduğunu söyledi. Eskiden köyde sepet satarak gelir elde edildiğini anlatan Tercan, "Biz 50 sene önce yaptık bunları. Satışından kazandığımız parayla çeyiz yaptık. Çok satılıyordu." dedi.  
Bolu'da bir araya gelen 15 kadın, ilmek ilmek ördükleri sepetlerle eski geleneği canlandırmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor

Emine Yıldırım: "Yaklaşık 40-50 sene olmuş bu meslek unutulalı, sepet örülmeyeli. Dedim ki biz de yapabiliriz bunu. Hanımlar evde oturarak ek gelir kazanır diye düşündüm"

Bolu'da köylü kadınlar hem unutulmaya yüz tutmuş geleneği yaşatmak hem de aile bütçesine katkıda bulunmak için sepet örüyor.

Merkeze bağlı 250 haneli Yumrukaya köyünde yaşayan kadınlar, geleneksel el sanatlarından sepet örmeciliğini canlandırmak için 9 ay önce 50 yaşındaki Emine Yıldırım'ın öncülüğünde bir araya geldi.

Köylü kadınlar, bir zamanlar ninelerinin saz ve mısır kabuğundan yaptıkları sepetleri örmeyi, köyde bu uğraşı uzun yıllar sürdüren 75 yaşındaki Nefise Aygül'den öğrendi.

Yaşları 50 ila 75 arasında değişen 15 kadın, ilmek ilmek ördükleri sepetlerle eski geleneği canlandırmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor.

"Sepet örüp sohbet ediyoruz"

Emine Yıldırım, sepet örmeciliğinin eskiden köyde geçim kaynağı olduğunu belirterek, kadınların yaptıkları sepetleri pazarlarda ve yol kenarlarında sattığını söyledi.

Zamanla sepet örmeciliğinin unutulmaya yüz tuttuğunu aktaran Yıldırım, "Yaklaşık 40-50 sene olmuş bu meslek unutulalı, sepet örülmeyeli. Dedim ki biz de yapabiliriz bunu. Hanımlar evde oturarak ek gelir kazanır diye düşündüm. Böyle arada bir toplanıyoruz, sepet örüp sohbet ediyoruz." dedi.

Yıldırım, sepet örmede kendilerini geliştirdiklerini ve bu uğraşı severek yaptıklarını dile getirerek, "Sepet örmeyi bilmiyordum. Büyüklerimizden öğrendim. Kursa gitmedik." ifadesini kullandı.

Sepetleri, mısır kabuklarından ve göletten topladıkları sazlarla yaptıklarını anlatan Yıldırım, tamamen doğal malzemelerle ortaya çıkardıkları ürünlerin, ekmek sepeti, çamaşır sepeti, piknik sepeti ve çanta olarak kullanılabildiğini kaydetti.

Yıldırım, hediye amaçlı yaptıkları sepetlerin satışını da yapmayı düşündüklerine değinerek, "Amacımız sepetleri satarak hanımların gelir kazanması. İlerleyen dönemlerde hediyelik eşya dükkanları ve benzeri yerlerde ürünlerimizi satmayı düşünüyoruz." diye konuştu.

Emine Yıldırım, eşlerinin de kendilerine her zaman destek verdiğini sözlerine ekledi.

Köy sakini 60 yaşındaki Nesrin Tercan da 40-50 yıl önce öğrendiği sepet örme işini yeniden yaptığı için mutlu olduğunu söyledi.

Eskiden köyde sepet satarak gelir elde edildiğini anlatan Tercan, "Biz 50 sene önce yaptık bunları. Satışından kazandığımız parayla çeyiz yaptık. Çok satılıyordu." dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.