“Matcha antioksidan açısından zengindir ancak mucizevi değildir”

SAĞLIK (BLT) - Bülten | 31.07.2026 - 09:50, Güncelleme: 31.07.2026 - 09:50 460 kez okundu.
 

“Matcha antioksidan açısından zengindir ancak mucizevi değildir”

Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Burak Özen Matcha ve Proteinli İçeceklerle ilgili açıklamasında sağlıkla ilgili uyarılar var.
Uzm Dr. Özen,  vatandaşların bu konuda bilinçli davranmalarını öneriyor ve, “Son dönemde sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte matcha ve proteinli içecekler oldukça popüler hale geldi. Ancak sosyal medyada gördüğümüz her önerinin bilimsel gerçeklerle örtüştüğünü söylemek doğru değildir. Matcha antioksidan açısından zengindir ancak mucizevi değildir. Matcha, öğütülmüş yeşil çay yapraklarından elde edilen ve antioksidan açısından zengin bir içecektir. Ancak sosyal medyada anlatıldığı gibi mucizevi bir besin değildir. En önemli noktalardan biri, matchanın da yüksek oranda kafein içermesidir. Bu nedenle “Bitkisel olduğu için istediğim kadar tüketebilirim.” düşüncesi doğru değildir. Özellikle çarpıntısı olanlar, ritim bozukluğu bulunan hastalar, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar ve hamileler tüketim miktarına dikkat etmelidir. Bir diğer önemli konu ise saf matcha ile kafelerde satılan matcha latteleri birbirinden ayırmaktır. Saf matcha yalnızca öğütülmüş yeşil çay yapraklarından oluşur. Ancak birçok matcha latte; süt, aromalı şuruplar, ilave şeker ve bazen krema içerir. Dolayısıyla antioksidan almak isterken farkında olmadan yüksek kalorili ve yüksek şekerli bir içecek tüketmiş olabiliriz. Kalp sağlığı açısından bizi asıl endişelendiren matchanın kendisi değil, içine eklenen şeker ve yüksek kalori yüküdür. Fazla şeker tüketimi; kilo artışına, insülin direncine, tip 2 diyabete ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına katkıda bulunabilir” diyor” Uzm Dr Özen açıklamasını şöyle sürdürüyor; “Kısacası;  Matcha sağlıklı olabilir ancak matcha adı taşıyan her içecek sağlıklı değildir. Diğer bir önemli konu son dönemde popüler olan üstünde protein içeriği yüksek yazan ya da proteinli yazan içeceklerdir. Protein elbette vücudumuz için vazgeçilmez bir besin ögesidir. Ancak son yıllarda proteinli içecekler adeta bir pazarlama aracına dönüştü. Bugün market raflarında bir çok ürünün üzerinde “yüksek protein” ibaresini görüyoruz. Burada kendimize şu soruyu sormalıyız: Gerçekten yüksek proteine ihtiyacımız var mı? Düzenli beslenen bir çok kişinin ektra protein takviyesine ihtiyacı yoktur. Üstelik bu ürünlerin önemli bir kısmı yalnızca protein içermez. İlave şeker, doymuş yağ, aroma vericiler, kıvam artırıcılar gibi istemediğimiz maddeler de olabilir. Kalp sağlığı açısından bizim için önemli olan sadece protein miktarı değil, ürünün tamamıdır. Gereksiz protein takviyesi çoğu zaman gereksiz kalori alımı anlamına gelir. Düzenli olarak yüksek kalorili proteinli içecekler tüketmek kilo artışına neden olabilir. Kilo artışı ise hipertansiyon, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür” dedi. Uzm. Dr özen son olarak¸”Özellikle böbrek hastalığı bulunan bireylerin yüksek proteinli ürünleri hekim önerisi olmadan düzenli kullanmalarını önermiyoruz. Unutulmamalıdır ki; proteinli olması, sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Kalp modayı sevmez, bilimi sever. Önemli olan bardağın üzerinde yazan değil, bardağın içinde ne olduğudur” ifadesini kullandı.
Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Burak Özen Matcha ve Proteinli İçeceklerle ilgili açıklamasında sağlıkla ilgili uyarılar var.

Uzm Dr. Özen,  vatandaşların bu konuda bilinçli davranmalarını öneriyor ve, “Son dönemde sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte matcha ve proteinli içecekler oldukça popüler hale geldi. Ancak sosyal medyada gördüğümüz her önerinin bilimsel gerçeklerle örtüştüğünü söylemek doğru değildir. Matcha antioksidan açısından zengindir ancak mucizevi değildir.

Matcha, öğütülmüş yeşil çay yapraklarından elde edilen ve antioksidan açısından zengin bir içecektir. Ancak sosyal medyada anlatıldığı gibi mucizevi bir besin değildir.

En önemli noktalardan biri, matchanın da yüksek oranda kafein içermesidir. Bu nedenle “Bitkisel olduğu için istediğim kadar tüketebilirim.” düşüncesi doğru değildir. Özellikle çarpıntısı olanlar, ritim bozukluğu bulunan hastalar, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar ve hamileler tüketim miktarına dikkat etmelidir.

Bir diğer önemli konu ise saf matcha ile kafelerde satılan matcha latteleri birbirinden ayırmaktır. Saf matcha yalnızca öğütülmüş yeşil çay yapraklarından oluşur. Ancak birçok matcha latte; süt, aromalı şuruplar, ilave şeker ve bazen krema içerir. Dolayısıyla antioksidan almak isterken farkında olmadan yüksek kalorili ve yüksek şekerli bir içecek tüketmiş olabiliriz.

Kalp sağlığı açısından bizi asıl endişelendiren matchanın kendisi değil, içine eklenen şeker ve yüksek kalori yüküdür. Fazla şeker tüketimi; kilo artışına, insülin direncine, tip 2 diyabete ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına katkıda bulunabilir” diyor”

Uzm Dr Özen açıklamasını şöyle sürdürüyor;

“Kısacası;   Matcha sağlıklı olabilir ancak matcha adı taşıyan her içecek sağlıklı değildir. Diğer bir önemli konu son dönemde popüler olan üstünde protein içeriği yüksek yazan ya da proteinli yazan içeceklerdir. Protein elbette vücudumuz için vazgeçilmez bir besin ögesidir. Ancak son yıllarda proteinli içecekler adeta bir pazarlama aracına dönüştü. Bugün market raflarında bir çok ürünün üzerinde “yüksek protein” ibaresini görüyoruz.

Burada kendimize şu soruyu sormalıyız: Gerçekten yüksek proteine ihtiyacımız var mı? Düzenli beslenen bir çok kişinin ektra protein takviyesine ihtiyacı yoktur.

Üstelik bu ürünlerin önemli bir kısmı yalnızca protein içermez. İlave şeker, doymuş yağ, aroma vericiler, kıvam artırıcılar gibi istemediğimiz maddeler de olabilir.

Kalp sağlığı açısından bizim için önemli olan sadece protein miktarı değil, ürünün tamamıdır. Gereksiz protein takviyesi çoğu zaman gereksiz kalori alımı anlamına gelir. Düzenli olarak yüksek kalorili proteinli içecekler tüketmek kilo artışına neden olabilir. Kilo artışı ise hipertansiyon, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür” dedi.

Uzm. Dr özen son olarak¸”Özellikle böbrek hastalığı bulunan bireylerin yüksek proteinli ürünleri hekim önerisi olmadan düzenli kullanmalarını önermiyoruz.

Unutulmamalıdır ki; proteinli olması, sağlıklı olduğu anlamına gelmez.

Kalp modayı sevmez, bilimi sever. Önemli olan bardağın üzerinde yazan değil, bardağın içinde ne olduğudur” ifadesini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.