Giresun’daki maden olayı bilimsel olarak incelendi

GÜNDEM (BLT) - Bülten | 18.02.2026 - 09:42, Güncelleme: 18.02.2026 - 09:42 2471 kez okundu.
 

Giresun’daki maden olayı bilimsel olarak incelendi

Adli çevre araştırması su kaynaklarında ciddi bir tehlike olmadığını ortaya koydu
Giresun Üniversitesi bilim insanları tarafından yürütülen ve 7.8 etki faktörlü uluslararası saygın bir dergide (Process Safety and Environmental Protection) yayımlanan yeni bir araştırma, 2021 yılında Şebinkarahisar’da meydana gelen maden atık havuzu çökmesi sonrası bölgedeki su kaynaklarını adli çevre bilimi yöntemleriyle inceledi. Araştırma sonuçları, olay sonrası yapılan detaylı analizlerde baraj suyunda ciddi bir çevresel veya halk sağlığı tehdidi oluşmadığını ortaya koydu. Araştırma, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bayram Yüksel, Dr. Mehmet Metin Yazman, Doç. Dr. Fikret Ustaoğlu ve Dr. Handan Aydın’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Çalışmada ileri düzey analitik teknikler ve adli çevre bilim yöntemleri kullanıldı. Araştırma, bölgedeki en önemli su kaynaklarından biri olan Çamlıgöze Barajı’nda ağır metal düzeylerini, bu metallerin olası kaynaklarını ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı olarak inceledi. Çalışma, özellikle Şebinkarahisar’daki maden atık havuzu çökmesi sonrası oluşabilecek potansiyel çevresel etkilerin bilimsel olarak değerlendirilmesini amaçladı. Ayrıca aynı ekip tarafından bu baraj gölünde yetiştirilen alabalıklarda benzer yöntemlerle incelenerek sonuçları yayımlanmıştır. Çalışmanın temel amacı: • Su kaynaklarındaki metal kirliliğini bilimsel olarak belirlemek • Kirliliğin doğal mı yoksa insan kaynaklı mı olduğunu ortaya koymak • İnsan sağlığı üzerindeki olası riskleri değerlendirmek • Olası çevresel olaylarda bilimsel ve adli kanıt oluşturmak olarak açıklandı. Ciddi Bir Risk Tespit Edilmedi Araştırma sonuçlarına göre, Çamlıgöze Barajı suyunda ölçülen metal seviyelerinin büyük çoğunluğu ulusal ve uluslararası içme suyu standartlarının altında bulundu. Yapılan analizler, suyun genel kalitesinin iyi seviyede olduğunu ve ekolojik riskin düşük olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, mevcut verilerin bölge su kaynaklarının genel olarak güvenli olduğunu gösterdiğini, ancak çevresel güvenliğin sürdürülebilmesi için düzenli bilimsel izleme çalışmalarının önem taşıdığını vurguladı. Adli Çevre Biliminin Önemi Araştırma, çevresel olayların bilimsel yöntemlerle analiz edilmesinin, kirliliğin kaynağının belirlenmesi, çevrenin korunması ve kamu sağlığının güvence altına alınması açısından kritik rol oynadığını ortaya koydu. Prof. Dr. Bayram Yüksel, çalışmanın adli çevre biliminin çevresel olayların objektif ve bilimsel olarak değerlendirilmesinde önemli bir araç olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Adli çevre araştırması su kaynaklarında ciddi bir tehlike olmadığını ortaya koydu

Giresun Üniversitesi bilim insanları tarafından yürütülen ve 7.8 etki faktörlü uluslararası saygın bir dergide (Process Safety and Environmental Protection) yayımlanan yeni bir araştırma, 2021 yılında Şebinkarahisar’da meydana gelen maden atık havuzu çökmesi sonrası bölgedeki su kaynaklarını adli çevre bilimi yöntemleriyle inceledi.

Araştırma sonuçları, olay sonrası yapılan detaylı analizlerde baraj suyunda ciddi bir çevresel veya halk sağlığı tehdidi oluşmadığını ortaya koydu.

Araştırma, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bayram Yüksel, Dr. Mehmet Metin Yazman, Doç. Dr. Fikret Ustaoğlu ve Dr. Handan Aydın’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Çalışmada ileri düzey analitik teknikler ve adli çevre bilim yöntemleri kullanıldı.

Araştırma, bölgedeki en önemli su kaynaklarından biri olan Çamlıgöze Barajı’nda ağır metal düzeylerini, bu metallerin olası kaynaklarını ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı olarak inceledi.

Çalışma, özellikle Şebinkarahisar’daki maden atık havuzu çökmesi sonrası oluşabilecek potansiyel çevresel etkilerin bilimsel olarak değerlendirilmesini amaçladı. Ayrıca aynı ekip tarafından bu baraj gölünde yetiştirilen alabalıklarda benzer yöntemlerle incelenerek sonuçları yayımlanmıştır.

Çalışmanın temel amacı:

• Su kaynaklarındaki metal kirliliğini bilimsel olarak belirlemek

• Kirliliğin doğal mı yoksa insan kaynaklı mı olduğunu ortaya koymak

• İnsan sağlığı üzerindeki olası riskleri değerlendirmek

• Olası çevresel olaylarda bilimsel ve adli kanıt oluşturmak olarak açıklandı.

Ciddi Bir Risk Tespit Edilmedi

Araştırma sonuçlarına göre, Çamlıgöze Barajı suyunda ölçülen metal seviyelerinin büyük çoğunluğu ulusal ve uluslararası içme suyu standartlarının altında bulundu. Yapılan analizler, suyun genel kalitesinin iyi seviyede olduğunu ve ekolojik riskin düşük olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, mevcut verilerin bölge su kaynaklarının genel olarak güvenli olduğunu gösterdiğini, ancak çevresel güvenliğin sürdürülebilmesi için düzenli bilimsel izleme çalışmalarının önem taşıdığını vurguladı.

Adli Çevre Biliminin Önemi

Araştırma, çevresel olayların bilimsel yöntemlerle analiz edilmesinin, kirliliğin kaynağının belirlenmesi, çevrenin korunması ve kamu sağlığının güvence altına alınması açısından kritik rol oynadığını ortaya koydu.

Prof. Dr. Bayram Yüksel, çalışmanın adli çevre biliminin çevresel olayların objektif ve bilimsel olarak değerlendirilmesinde önemli bir araç olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.