Fındıkta maliyet 290 TL’yi aştı! Taban fiyat en az 350 TL olmalı

GÜNDEM (BLT) - Bülten | 30.07.2026 - 09:50, Güncelleme: 30.07.2026 - 10:05 546 kez okundu.
 

Fındıkta maliyet 290 TL’yi aştı! Taban fiyat en az 350 TL olmalı

Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, Karadeniz Bölgesi’ndeki fındık üreticilerinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyan kapsamlı maliyet çalışmasını kamuoyuyla paylaştı.
Trabzonlu bir Karadeniz evladı olarak yıllardır üreticilerin sorunlarını yakından takip ettiğini ifade eden Üçüncü, hazırlanan teknik çalışmanın 2026 yılı güncel maliyetleri esas alınarak oluşturulduğunu belirtti. Kemal Üçüncü, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Fındık, yalnızca Karadeniz’in değil, Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biridir. Milyarlarca dolarlık ihracat geliri sağlayan bu ürünün gerçek sahibi üreticidir. Ancak bugün üretici, emeğinin karşılığını alamama endişesi yaşamaktadır. Bu nedenle teknik bir maliyet çalışması hazırladık ve rakamlarla gerçek tabloyu ortaya koyduk.” Taban Arazide Maliyet 215 TL’yi Aşıyor Hazırlanan çalışmaya göre, 100 kilogram verim alınan taban arazide bahçe bakımı, ot temizliği, budama, ışkın alma, gübreleme, ilaçlama, hasat ve harman işlemleri için yaklaşık altı yevmiyelik işçilik gerekiyor. 2026 yılı ortalama günlük işçilik ücretinin 2 bin 500 TL olduğu dikkate alındığında, yalnızca işçilik gideri 15 bin TL’ye ulaşıyor. Buna; Gübre ve ilaç gideri olarak 4 bin 500 TL, Patoz ve nakliye gideri olarak 500 TL, Makine, ekipman, amortisman ve bakım giderleri olarak 2 bin TL eklendiğinde toplam maliyet 22 bin TL’yi buluyor. Devlet desteği düşüldükten sonra net maliyet 21 bin 535 TL oluyor. Bu durumda bir kilogram fındığın maliyeti 215,35 TL’ye yükseliyor. Eğimli Arazilerde Tablo Çok Daha Ağır Karadeniz’in büyük bölümünün eğimli arazi yapısına sahip olduğunu belirten Üçüncü, üretimin önemli bir kısmının bu alanlarda yapıldığına dikkat çekti. Eğimli arazilerde; İşçilik dokuz yevmiyeye çıkıyor, İşçilik maliyeti 22 bin 500 TL oluyor, Gübre ve ilaç gideri 4 bin 500 TL, Patoz ve nakliye gideri 500 TL, Amortisman ve ekipman giderleri ise 2 bin TL olmak üzere toplam gider 29 bin 500 TL’ye ulaşıyor. Destekleme ödemesi düşüldüğünde, üreticinin cebinden çıkan gerçek maliyet 29 bin 35 TL oluyor. Buna göre, eğimli arazide bir kilogram fındığın maliyeti 290,35 TL olarak hesaplanıyor. “Karadeniz’in Gerçeği Eğimli Arazidir” Kemal Üçüncü, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Kâğıt üzerindeki hesaplarla değil, sahadaki gerçeklerle konuşuyoruz. Karadeniz’in büyük bölümü eğimli arazidir. Makineleşmenin sınırlı olduğu, insan gücünün ön plana çıktığı bu coğrafyada üretim maliyetleri çok daha yüksektir. Üreticimizin büyük çoğunluğu, 290 liralık maliyet bandına yakın bir seviyede üretim yapmaktadır.” Üretici Gelecek Sezonun Bakımını da Finanse Etmek Zorunda Üçüncü, üreticinin yalnızca o yılın hasadını değil, gelecek sezonun bakımını da finanse etmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Fındık bahçesi bir yıl ihmal edildiğinde, bunun bedeli yıllarca ödenir. Üretici; gübrelemesini ve ilaçlamasını yapacak, budamasını gerçekleştirecek, bahçesini temiz tutacaktır. Eğer üretici maliyetini dahi karşılayamazsa gelecek yılın verimi de düşecektir. Bu nedenle açıklanacak fiyat, sadece bugünü değil, gelecek yılların üretimini de belirleyecektir.” En Az Yüzde 20 Üretici Kazancı Şart Hazırlanan maliyet çalışmasına göre, eğimli arazide 290,35 TL olan maliyetin üzerine üreticinin emeği, aile işçiliği, sermaye riski, doğal afet riski ve bahçenin sürdürülebilirliği dikkate alınarak en az yüzde 20 oranında üretici kazancı eklenmesi gerektiğini ifade eden Üçüncü, bunun yaklaşık 350 TL seviyesine karşılık geldiğini söyledi. Üçüncü, “Üreticinin zarar etmemesi, bahçesini terk etmemesi ve bakımını aksatmaması için taban fiyatın en az 350 TL seviyesinde açıklanması gerektiğine inanıyoruz. Bunun altındaki rakamlar üreticiyi memnun etmeyeceği gibi, uzun vadede üretimi de olumsuz etkileyecektir.” dedi. Depolar Büyük Ölçüde Boşaldı Kemal Üçüncü, piyasanın arz-talep dengesi konusunda da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu: “Son iki yılda, önceki sezonlardan kalan stoklar önemli ölçüde piyasaya sürüldü. Sektörden aldığımız bilgiler, birçok lisanslı ve özel deponun geçen yıllara göre büyük oranda boşaldığını göstermektedir. Bu yıl bahçelerde ürün varmış gibi bir algı oluşturulsa da depolardaki stokların azalması nedeniyle sanayicinin ve ihracatçının piyasadan ciddi miktarda alım yapmak zorunda kalacağı değerlendirilmektedir. Bu gerçek göz ardı edilerek üretici üzerinde fiyat baskısı oluşturulmasını doğru bulmuyoruz.” Hükûmete Çağrı Açıklamasının sonunda hükûmete çağrıda bulunan Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz bugüne kadar üreticimizin yanında olmuştur. Aynı hassasiyetin bu yıl da gösterileceğine inanıyoruz. Açıklanacak taban fiyat; üreticinin alın terini koruyan, maliyetleri dikkate alan ve kırsalda üretimin devamını sağlayan bir fiyat olmalıdır. Karadeniz’in emeği korunursa Türkiye kazanacaktır. Büyük Birlik Partisi olarak üreticimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz.”  
Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, Karadeniz Bölgesi’ndeki fındık üreticilerinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyan kapsamlı maliyet çalışmasını kamuoyuyla paylaştı.

Trabzonlu bir Karadeniz evladı olarak yıllardır üreticilerin sorunlarını yakından takip ettiğini ifade eden Üçüncü, hazırlanan teknik çalışmanın 2026 yılı güncel maliyetleri esas alınarak oluşturulduğunu belirtti.

Kemal Üçüncü, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Fındık, yalnızca Karadeniz’in değil, Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biridir. Milyarlarca dolarlık ihracat geliri sağlayan bu ürünün gerçek sahibi üreticidir. Ancak bugün üretici, emeğinin karşılığını alamama endişesi yaşamaktadır. Bu nedenle teknik bir maliyet çalışması hazırladık ve rakamlarla gerçek tabloyu ortaya koyduk.”

Taban Arazide Maliyet 215 TL’yi Aşıyor

Hazırlanan çalışmaya göre, 100 kilogram verim alınan taban arazide bahçe bakımı, ot temizliği, budama, ışkın alma, gübreleme, ilaçlama, hasat ve harman işlemleri için yaklaşık altı yevmiyelik işçilik gerekiyor.

2026 yılı ortalama günlük işçilik ücretinin 2 bin 500 TL olduğu dikkate alındığında, yalnızca işçilik gideri 15 bin TL’ye ulaşıyor.

Buna;

Gübre ve ilaç gideri olarak 4 bin 500 TL,

Patoz ve nakliye gideri olarak 500 TL,

Makine, ekipman, amortisman ve bakım giderleri olarak 2 bin TL

eklendiğinde toplam maliyet 22 bin TL’yi buluyor.

Devlet desteği düşüldükten sonra net maliyet 21 bin 535 TL oluyor. Bu durumda bir kilogram fındığın maliyeti 215,35 TL’ye yükseliyor.

Eğimli Arazilerde Tablo Çok Daha Ağır

Karadeniz’in büyük bölümünün eğimli arazi yapısına sahip olduğunu belirten Üçüncü, üretimin önemli bir kısmının bu alanlarda yapıldığına dikkat çekti.

Eğimli arazilerde;

İşçilik dokuz yevmiyeye çıkıyor,

İşçilik maliyeti 22 bin 500 TL oluyor,

Gübre ve ilaç gideri 4 bin 500 TL,

Patoz ve nakliye gideri 500 TL,

Amortisman ve ekipman giderleri ise 2 bin TL

olmak üzere toplam gider 29 bin 500 TL’ye ulaşıyor.

Destekleme ödemesi düşüldüğünde, üreticinin cebinden çıkan gerçek maliyet 29 bin 35 TL oluyor. Buna göre, eğimli arazide bir kilogram fındığın maliyeti 290,35 TL olarak hesaplanıyor.

“Karadeniz’in Gerçeği Eğimli Arazidir”

Kemal Üçüncü, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kâğıt üzerindeki hesaplarla değil, sahadaki gerçeklerle konuşuyoruz. Karadeniz’in büyük bölümü eğimli arazidir. Makineleşmenin sınırlı olduğu, insan gücünün ön plana çıktığı bu coğrafyada üretim maliyetleri çok daha yüksektir. Üreticimizin büyük çoğunluğu, 290 liralık maliyet bandına yakın bir seviyede üretim yapmaktadır.”

Üretici Gelecek Sezonun Bakımını da Finanse Etmek Zorunda

Üçüncü, üreticinin yalnızca o yılın hasadını değil, gelecek sezonun bakımını da finanse etmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi:

Fındık bahçesi bir yıl ihmal edildiğinde, bunun bedeli yıllarca ödenir. Üretici; gübrelemesini ve ilaçlamasını yapacak, budamasını gerçekleştirecek, bahçesini temiz tutacaktır. Eğer üretici maliyetini dahi karşılayamazsa gelecek yılın verimi de düşecektir. Bu nedenle açıklanacak fiyat, sadece bugünü değil, gelecek yılların üretimini de belirleyecektir.”

En Az Yüzde 20 Üretici Kazancı Şart

Hazırlanan maliyet çalışmasına göre, eğimli arazide 290,35 TL olan maliyetin üzerine üreticinin emeği, aile işçiliği, sermaye riski, doğal afet riski ve bahçenin sürdürülebilirliği dikkate alınarak en az yüzde 20 oranında üretici kazancı eklenmesi gerektiğini ifade eden Üçüncü, bunun yaklaşık 350 TL seviyesine karşılık geldiğini söyledi.

Üçüncü, “Üreticinin zarar etmemesi, bahçesini terk etmemesi ve bakımını aksatmaması için taban fiyatın en az 350 TL seviyesinde açıklanması gerektiğine inanıyoruz. Bunun altındaki rakamlar üreticiyi memnun etmeyeceği gibi, uzun vadede üretimi de olumsuz etkileyecektir.” dedi.

Depolar Büyük Ölçüde Boşaldı

Kemal Üçüncü, piyasanın arz-talep dengesi konusunda da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu:

“Son iki yılda, önceki sezonlardan kalan stoklar önemli ölçüde piyasaya sürüldü. Sektörden aldığımız bilgiler, birçok lisanslı ve özel deponun geçen yıllara göre büyük oranda boşaldığını göstermektedir. Bu yıl bahçelerde ürün varmış gibi bir algı oluşturulsa da depolardaki stokların azalması nedeniyle sanayicinin ve ihracatçının piyasadan ciddi miktarda alım yapmak zorunda kalacağı değerlendirilmektedir. Bu gerçek göz ardı edilerek üretici üzerinde fiyat baskısı oluşturulmasını doğru bulmuyoruz.”

Hükûmete Çağrı

Açıklamasının sonunda hükûmete çağrıda bulunan Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, şu ifadeleri kullandı:

“Devletimiz bugüne kadar üreticimizin yanında olmuştur. Aynı hassasiyetin bu yıl da gösterileceğine inanıyoruz. Açıklanacak taban fiyat; üreticinin alın terini koruyan, maliyetleri dikkate alan ve kırsalda üretimin devamını sağlayan bir fiyat olmalıdır. Karadeniz’in emeği korunursa Türkiye kazanacaktır. Büyük Birlik Partisi olarak üreticimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz.”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.