Yıldız Haber
Yıldız Haber
Fırtına
Giresun · 17°C
Bizi Takip Edin
16 Ekim 2026 - 11:24

EÜ’de Türk dünyası modernleşmesi sempozyumu

Ege Üniversitesi, Türk dünyasının kültürel ve dilsel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla uluslararası bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yapıyor.

0 Okunma 0 Paylaşım
EÜ’de Türk dünyası modernleşmesi sempozyumu

I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü anısına düzenlenen “IV. Türk Dünyası Modernleşmesi Sempozyumu”, Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılışına, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanlık Divanı İdari Birimi İlim ve Tahsil Şubesi Müdürü Doç. Dr. Serhan Haveri, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Özkaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bilimsel alanlarda kendi dilimizi kullanmalıyız

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, “Geçen yıl Bakü’de gerçekleştirilen ortak dil çalışmalarının ve bu yolda emek veren herkesin gayretlerinin Türk dünyasının geleceği için hayati önem taşıdığına inanıyorum. Üniversitelerimizin ve millî eğitimimizin ulaştığı nokta sadece bizim için değil, diğer Türk cumhuriyetleri için de büyük önem taşıyor.Terim birliği istiyorsak üsluplarımız farklı olsa da bilim ve tarih gibi alanlarda kendi dillerimizde yoğun yayınlar yapmalıyız. Kendi dilimizi bilimsel alanda derinlemesine kullanmadıkça ortak bir dil ve terim birliği yakalamamız mümkün olmayacaktır. Bu bağlamda, başkanlığımda kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü bünyesinde ilk olarak bir resim sergisi düzenledim. Ardından akademisyenlere örnek teşkil etmesi amacıyla Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’ adlı eserini ortak bir dille yayımladım. Bu girişimin ardından Azerbaycan Bilimler Akademisi ve Türk Akademisi de çeşitli eserlerle katkıda bulundu. Ancak bu süreç durmamalı; bakanlıklar, üniversiteler ve Türkologlar eser üretmeye devam etmelidir” dedi.

Türk Dünyası Yayıncılar Birliği kurulmalı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, “Türk dünyasında dil birliğinin tesisi için 1990’lı yıllardan bu yana çok ciddi gayretler sarf edildi. Harf birliği konusunda belirli bir aşamaya gelinse de yazı dilindeki metinlerin anlaşılması hâlâ oldukça güçtür. Bu nedenle duyuş, hissediş ve ifade ediş gibi noktalarda bir birliktelik sağlanması; farklı yazı dillerinin en azından birbirini tanıması gerekmektedir” dedi.

100 yıllık miras: Bakü Türkoloji Kurultayı

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar, “Bugün sadece bir yıl dönümünü anmak için değil, 100 yıldır önümüzde duran o hayati soruyu yeniden sormak için bir aradayız. Türk boyları birbirini okuyabilecek, birbirini anlayabilecek mi? Bu soru ilk kez 1926 yılında Bakü’de soruldu. Türkiye’den, Azerbaycan’dan, Kırım’dan, İdil-Ural’dan, Türkistan’dan ve Sibirya’dan gelen yüzü aşkın delege ile birçok Türkolog aynı salonda buluştu. Kurultay, bir karar meclisinden ziyade bir fikir meclisiydi. Türk boylarının dil meselelerini ilk kez birlikte, bilimin ışığında ve bütüncül bir yaklaşımla masaya yatırdı. Kurultayın asıl mirası da budur” diye konuştu.

Dil, bir milletin karakterini geleceğe taşır

Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanlık Divanı İdari Birimi İlim ve Tahsil Şubesi Müdürü Doç. Dr. Serhan Haveri, Türk dünyasının ortak kültürel mirasına dikkat çekti. Doç. Dr. Haveri, “Azerbaycan Milli İlimler Akademisi adına, bu sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kişilere derin şükranlarımı sunuyorum. Türk dünyası bugün Sibirya’dan Anadolu ve Balkanlara, Orta Asya’dan Kafkasya ve Güney Azerbaycan’a kadar uzanan muazzam bir coğrafyayı kapsamaktadır” dedi.

Türk dili köklü bir mirasa sahip

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Yılmaz Özkaya, “Bu yılki sempozyumumuzu, Türk dünyasının ortak kaderini şekillendiren tarihî bir milada, tam yüz yıl önce toplanan I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın anısına adamış bulunuyoruz. Türk dili, doğuda Orhun ve Yenisey’den batıda Tuna-Bulgar yazıtlarına kadar uzanan köklü bir yazılı mirasa sahiptir. Göktürk, Uygur, İdil-Bulgar, Karahanlı, Harezm, Çağatay ve Osmanlı dönemlerinde farklı coğrafyalarda ve yazı sistemleriyle biçimlenen Türk dilleri, her zaman ortak bir mirasın kollarını oluşturmuştur” diye konuştu.

Kaynak: Bülten.

Galeri

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!