Eğitim-Sen Giresun, “Karanlığa teslim olmayacağız”
Eğitim-Sen Giresun Şubesi, 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde gerçekleştirilen bombalı saldırının 11’inci yılında yaşamını yitiren...
104 kişiyi anarak emek, barış, demokrasi ve adalet taleplerini yineledi.
Eğitim-Sen Giresun Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün 10 Ekim 2026. Tam 11 yıl önce bugün ülkemizin dört bir yanından savaşa ve ölümlere karşı barışı, sömürüye karşı emeğin hakkını, baskıya karşı demokrasiyi savunmak için Ankara Garı önünde buluştuk. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak çağrısıyla ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için bir aradaydık ve katledildik.
Şimdi buradan gür bir sesle haykırıyoruz: Emek, barış ve demokrasi taleplerinde ısrarcıyız. Adalet istemeye devam ediyoruz. 10 Ekim 2015’te IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırı sonucunda yitirdiğimiz 104 arkadaşımızı, yoldaşımızı, canımızı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız da.
10 Ekim katliamı yalnızca bir asayiş olayı değildir. Bu topraklarda kalıcı bir barış isteğine, halkların kardeşliğini savunanlara, eşit, özgür ve demokratik bir ülkede yaşamak için mücadele verenlere yönelik bir saldırıdır. O canlarımız o gün bu güzel düşüncelerin savunucusu olmak için oradaydılar. Onlar biliyordu ki barış, sadece silahların sustuğu çatışmasızlık hâli değildi. Barış; adaletin, eşitliğin, bir arada kardeşçe yaşama iradesinin adıydı. Aynı inançla buradan haykırıyoruz: Eşit yurttaşlığın ve toplumsal adaletin tesis edilmediği bir barış, gerçek barış değildir. Hep birlikte haykırıyoruz: Hak, hukuk, adalet.
Bizler 10 Ekim’de yitirdiğimiz canların barış ısrarının takipçisiyiz. Ülkemiz bugün onlarca yıl süren bir çatışmanın sona ermesi için yeniden tarihi bir eşiğin önündedir. Silahların bırakılması ve çatışmaların durması yönünde atılan adımları ülkemizin demokratik geleceği adına önemsiyoruz. Ancak biliyoruz ve ısrarla söylüyoruz ki evrensel ve kalıcı bir barış, sosyal adalet temeline dayanmalıdır. Barış sadece güvenlik meselesine indirgenemez. Barış, eşit, özgür ve evrensel hukukun öncelendiği bir demokratikleşme sürecidir. Bu sebeple sürecin kapsayıcı olması, toplumun tüm kesimlerinin iradesine dayalı sürdürülmesi elzemdir.
Katledilen canlarımız 10 Ekim 2015’te barış ve demokrasi için oradaydı. Yoldaşlarımız eşit yurttaşlık, düşünce ve ifade özgürlüğü için oradaydı. Bizler de şimdi onların savunduklarını savunmak ve canlarımızı anmak için burada aynı mücadeleyi veriyoruz. Karanlığa teslim olmayacağız.
Katliamın en kitlesel ve demokratik eylemlerden birinde, barış çağrısının en gür yükseldiği anda gerçekleşmesi tesadüf değildir. 10 Ekim katliamı, emekçilerin barış ve demokrasi talebini susturma girişimidir.
Bugün halk hızla yoksullaşırken, gelir dağılımı adaletsizliği artarken, emekçiler ve emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken, itiraz eden herkesin terörle yaftalandığı ve düşmanlaştırıldığı bir düzen kurulmak istenmektedir. Tam da bu nedenle 10 Ekim’de katledilenlerin savunduğu demokrasi talebi daha güncel ve daha acildir.
Demokrasi sandığa indirgenemez. Demokrasi; eşit, özgür, evrensel hukuk kurallarının öncelendiği ve itiraz hakkının var olduğu bir kavramdır. Bizler adalet, eşitlik, barış ve demokrasi için buradayız.
10 Ekim katliamının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını düşünüyoruz. Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması, ihmali bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanması talebimizi sürdürüyoruz.
11 yılın ardından kaybettiklerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Uğruna can verdikleri emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali olan tüm kamu görevlilerinin yargılanması için yürüttüğümüz adalet mücadelesinden asla vazgeçmiyoruz. Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız.”
Kaynak: Bülten.
Galeri
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir











