‘Bu cami bize hayırda yarışmayı öğretti’

YAŞAM 08.02.2024 - 16:31, Güncelleme: 08.02.2024 - 16:36 6187 kez okundu.
 

‘Bu cami bize hayırda yarışmayı öğretti’

Taş sanatının üstadı Yusuf Sipahi: ‘Müslüman yerdeki çamurlara bakarak yol yürümemeli, gökteki yıldızlara bakarak güzelliği aramalı’
Bulancak Sarayburnu Camii ve Külliyatı Yapma ve Yaşatma Derneği Başkanı Yusuf Ziya Sipahi, Piraziz Müftülüğü Beytül Hikme Salonunda ‘İslamın Estetik Anlayışı’ üzerine bir seminer verdi. Piraziz Müftülüğü, ‘Beytü'l Hikme’ adı verilen salonda hemen her hafta farklı konu ve konuklarla yürüttüğü ‘İrfan Meclisi Buluşmaları’nın 17.ncisinde Yusuf Ziya Sipahi hocayı ağırladı. Mimar Sinan’ın İstanbul'da çıraklık eseri olarak yaptığı Şehzadebaşı Camii'nin projesini, sabır, itina ve iştiyakla Bulancak'a inşa eden ve taş sanatı mimarisi alanında uzman olan Yusuf Ziya Sipahi Hoca, katılımcılara ‘İslamın Estetik Anlayışı’ hakkında ilginç ve dikkat çekici bilgiler verdi. Yusuf Ziya Sipahi Hoca yaptığı sunumda; “Estetik, batı kökenli bir kelime olup bizim kültürümüzde en geniş anlamıyla “güzellik” olarak kullanılmaktadır. Bunu şöyle açabiliriz; mimaride, şiirde, yazıda, müzikte güzellik. Güzellik kavramının matematiksel ifadesi olarak da burada “altın oran” kavramından bahsedebiliriz. Altın oran olan her şey çok güzel olur. Mimaride de altın orana dikkat edilirse harika eserler ortaya çıkar. İslamın güzellik anlayışı ile batının güzellik anlayışı birbirinden çok farklıdır. İslamın cehalet dediğine batı alemi, sahillerdeki plajlara güzellik olarak bakar. Bunun karşısında balta vurulmamış orman, kirletilmemiş yaylalar insana daha güzel gelir ve ruhu dinlendirir, rahatlatır. İslamda güzellik, insanı rahatlatan, doğal olan şeylerle mümkündür. Taş doğaldır, insan da doğaldır. Bu yüzden taş eserler insana huzur verir. Mimaride belli ölçüleri kullanırsan güzellik ortaya çıkar, sanatla da ruh rahat eder. İslama göre; İmanda, amelde ve ahlakta güzellik olursa huzurlu bir toplum oluşur” dedi. Katılımcılardan birisinin ‘Bu tarihi Camii neden Bulancak’a yapıldı ve bu yapının Bulancak ve bölgeye katkıları hakkında düşünceleriniz nedir?’ diye sorması üzerine Yusuf Ziya Hoca şu bilgilere yer verdi; “Neden orası; Çünkü konumu çok müsait, hem doğudan hem de batıdan giriş çıkışlarda “İslamın alemi” olarak bölgeye mührünü vuruyor. Bu caminin önünden geçen yol Doğuda Tokyo’ya kadar, Batıda ise Londra’ya kadar uzanıyor. Burayı öyle güzel hale getirmeliyiz ki medeniyetimizi tüm dünyaya anlatmalıyız. Şark ile Garp arasında seyahat eden herkesin gözünü, gönlünü celbedecek bir noktada olmalıydı ve Hacı Mustafa Eren hazretleri tarafından orası münasip görüldü. İkincisi ise Bulancak bu tarihi eserin malzemesi olan taş rezervi Bulancak’ta oldukça yeterliydi. Taş üzerine yapılan tahliller de olumlu gelince Bulancak tercih edildi. Üçüncü olarak da gönüllü işgücü olması. Bulancak halkı bu işe gönül verdi, açılan taş ocaklarında çok sayıda gönüllü insanlar çalıştılar ve bu şaheseri birlikte yaptık. Bu cami bir nimetti ve Bulancak halkı da bu nimeti gönüllü çalışmalarıyla hak etti. Bulancak Sarayburnu Camii bölge halkına çok önemli katkılar sundu. Bunlardan birisi her köyden fındık topluyorduk. Bu vesile ile her köy kendi köylerinin camisini yenilemeyi düşündü ve şu an tüm köylerin camii yenilendi. Bu camii araç parkı ve taş rezervleri ile sahilde Eynesil ve Ören’de 2 camiyi daha taş cami olarak yapıldı. İkinci katkı olarak, halkın ifadesi ifade edeyim; ‘bu cami bize hayır yapmayı, hayırda yarışmayı öğretti’ yani bölge halkı olarak hayır yapmayı artırdık ve yardım etmenin huzurunu tattık. Son olarak da şunu ifade edebiliriz ki; bu cami bizlere içine girince camide saygılı olmayı, ihtişam karşısında huşuyu yakalamayı öğretti. Yusuf Ziya Sipahi Hocanın seminerine Piraziz ilçe Müftüsü Sayın Mehmet Ayın, Giresun Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Sayın Mehmet Fatsa, Piraziz ve Bulancak’tan çok sayıda dinleyici katıldı.
Taş sanatının üstadı Yusuf Sipahi: ‘Müslüman yerdeki çamurlara bakarak yol yürümemeli, gökteki yıldızlara bakarak güzelliği aramalı’

Bulancak Sarayburnu Camii ve Külliyatı Yapma ve Yaşatma Derneği Başkanı Yusuf Ziya Sipahi, Piraziz Müftülüğü Beytül Hikme Salonunda ‘İslamın Estetik Anlayışı’ üzerine bir seminer verdi.

Piraziz Müftülüğü, ‘Beytü'l Hikme’ adı verilen salonda hemen her hafta farklı konu ve konuklarla yürüttüğü ‘İrfan Meclisi Buluşmaları’nın 17.ncisinde Yusuf Ziya Sipahi hocayı ağırladı.

Mimar Sinan’ın İstanbul'da çıraklık eseri olarak yaptığı Şehzadebaşı Camii'nin projesini, sabır, itina ve iştiyakla Bulancak'a inşa eden ve taş sanatı mimarisi alanında uzman olan Yusuf Ziya Sipahi Hoca, katılımcılara ‘İslamın Estetik Anlayışı’ hakkında ilginç ve dikkat çekici bilgiler verdi.

Yusuf Ziya Sipahi Hoca yaptığı sunumda; “Estetik, batı kökenli bir kelime olup bizim kültürümüzde en geniş anlamıyla “güzellik” olarak kullanılmaktadır. Bunu şöyle açabiliriz; mimaride, şiirde, yazıda, müzikte güzellik. Güzellik kavramının matematiksel ifadesi olarak da burada “altın oran” kavramından bahsedebiliriz. Altın oran olan her şey çok güzel olur. Mimaride de altın orana dikkat edilirse harika eserler ortaya çıkar. İslamın güzellik anlayışı ile batının güzellik anlayışı birbirinden çok farklıdır. İslamın cehalet dediğine batı alemi, sahillerdeki plajlara güzellik olarak bakar. Bunun karşısında balta vurulmamış orman, kirletilmemiş yaylalar insana daha güzel gelir ve ruhu dinlendirir, rahatlatır. İslamda güzellik, insanı rahatlatan, doğal olan şeylerle mümkündür. Taş doğaldır, insan da doğaldır. Bu yüzden taş eserler insana huzur verir. Mimaride belli ölçüleri kullanırsan güzellik ortaya çıkar, sanatla da ruh rahat eder. İslama göre; İmanda, amelde ve ahlakta güzellik olursa huzurlu bir toplum oluşur” dedi.

Katılımcılardan birisinin ‘Bu tarihi Camii neden Bulancak’a yapıldı ve bu yapının Bulancak ve bölgeye katkıları hakkında düşünceleriniz nedir?’ diye sorması üzerine Yusuf Ziya Hoca şu bilgilere yer verdi; “Neden orası; Çünkü konumu çok müsait, hem doğudan hem de batıdan giriş çıkışlarda “İslamın alemi” olarak bölgeye mührünü vuruyor. Bu caminin önünden geçen yol Doğuda Tokyo’ya kadar, Batıda ise Londra’ya kadar uzanıyor. Burayı öyle güzel hale getirmeliyiz ki medeniyetimizi tüm dünyaya anlatmalıyız. Şark ile Garp arasında seyahat eden herkesin gözünü, gönlünü celbedecek bir noktada olmalıydı ve Hacı Mustafa Eren hazretleri tarafından orası münasip görüldü. İkincisi ise Bulancak bu tarihi eserin malzemesi olan taş rezervi Bulancak’ta oldukça yeterliydi. Taş üzerine yapılan tahliller de olumlu gelince Bulancak tercih edildi. Üçüncü olarak da gönüllü işgücü olması. Bulancak halkı bu işe gönül verdi, açılan taş ocaklarında çok sayıda gönüllü insanlar çalıştılar ve bu şaheseri birlikte yaptık. Bu cami bir nimetti ve Bulancak halkı da bu nimeti gönüllü çalışmalarıyla hak etti. Bulancak Sarayburnu Camii bölge halkına çok önemli katkılar sundu. Bunlardan birisi her köyden fındık topluyorduk. Bu vesile ile her köy kendi köylerinin camisini yenilemeyi düşündü ve şu an tüm köylerin camii yenilendi. Bu camii araç parkı ve taş rezervleri ile sahilde Eynesil ve Ören’de 2 camiyi daha taş cami olarak yapıldı. İkinci katkı olarak, halkın ifadesi ifade edeyim; ‘bu cami bize hayır yapmayı, hayırda yarışmayı öğretti’ yani bölge halkı olarak hayır yapmayı artırdık ve yardım etmenin huzurunu tattık. Son olarak da şunu ifade edebiliriz ki; bu cami bizlere içine girince camide saygılı olmayı, ihtişam karşısında huşuyu yakalamayı öğretti.

Yusuf Ziya Sipahi Hocanın seminerine Piraziz ilçe Müftüsü Sayın Mehmet Ayın, Giresun Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Sayın Mehmet Fatsa, Piraziz ve Bulancak’tan çok sayıda dinleyici katıldı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bulancaklı
(09.02.2024 14:35 - #74231)
Hocaefendi bu Camiden öncede, sizden öncede Bulancak Halkı hayırda yarışıyordu. Geçmişi karalamak günah değilmi?
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.