Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
31 Ekim 2013 - 23:16 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

ZİKRİN FAZİLET VE EHEMMİYETİ

0 Okunma 0 Paylaşım
          Zikir; kelime olarak hatırlayıp anmak demektir. Zikir bütün ibadetlerin özü, Cenab-ı hakk’ın gizli-açık nimetleri karşısında onu ins ve cin herkese ilan etmenin ünvanıdır.    Ayet-i kerimede mevlamız “Ey İman edenler Allah’ı çok zikrediniz” buyurmaktadır. Ayet-i kerimedeki çok zikretmeye değişik izahlar getirilmiştir ancak Beyazıdı Bestami hazretleri buradaki zikri kesirden maksadın zikri kalbi olduğunu beyan etmiştir. Hadis-i şerif de “Zikir, Allahtan bir nimettir. Onun şükrünü eda ediniz” buyrulmaktadır. Kâinatta her şey Allah’ı zikretmektedir. Mahlûkatın en şereflisi olan insanda; lisan ve kalp, beden ve vicdanın bütün erkânıyla yerine getirilen bir vazife ve kulluk borcu olarak Allah-ı zikirle mükelleftir. İnsan ancak Hz.Allah-ı zikirle kemale ulaşır. Mü’min Cenab-ı hakkı zikrettikçe gafletten kurtulur. Zikrullah; rızai ilahiye ulaşmanın ilk şartı ve cemali ilahiyeyi seyretmenin manevi kanadıdır. Mevla’mız bir Ayet-i kerimesinde “Siz beni zikredin ki bende sizi zikredeyim, anayım” buyurmaktadır. Bu ayet-i kerime Allah-ı anmanın tek taraflı olmadığını kul Allah-ı andığı gibi Allah’ında kulu andığını göstermektedir. Hz.Allah’ın kulu anması, onu bağışlaması ona çokça sevap vermesi, hatta meleklerinin yanında ondan bahsetmesi demektir. Hadis-i şerifte; “Zikir meclislerinde bulunan kimseler üzerine sekinet iner onları melekler kuşatır, ilahi rahmet örter ve Allahü Teâla onları arşının üstünde bulunan meleklere anar” buyrulmaktadır.            Siz kıymetli okurlarım   Mevla’mızın rızasını kazanmak için yapılan bütün ibadetler ve işler Hz. Allah’ı zikre dâhildir, ancak zikrin en büyük ve hususi kısmı Hz. Allah’ı kalben zikretmektir. Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde; “Zikrin hayırlısı gizli olanı, rızkın hayırlısı ihtiyaca yetenidir” buyurmaktadırlar.  Allah dostlarından bir zat ise, “Hz. Allah-ı zikir ve onunla meşgul olmak büyük bir iştir. Zikreden kişinin zahir ve batını (dışı ve içi) ancak bu zikirle nurlanır. Tabii ve beşeri kesafet (katılık) sadece Allah-ı zikirle ortadan kalkar. Hz. Allah ile kul arasındaki hususi münasebet sadece zikirle meydana gelebilir”  Nefsin emarelikten mutmaine makamına yükselmesi, yani bütün kötü ahlaklardan kurtulup Güzel ahlakla ahlaklanması, Velayetin yüce mertebelerine çıkabilmesi ancak Hz. Allah-ı zikirle mümkündür. Ayet-i kerimede de “Gözünüzü açın dikkat edin, Kalpler ancak Allah-ı zikirle mutmain olur” buyrulmaktadır. Hz. Allah-ı zikirle kalp rahat yüz nurlu ve gözler aydındır. Ruhsuz cesed nasıl kokup dağılmaya mahkûm ise, zikirden mahrum kalan kalp de ızdırap, gadap, kin ve kötü düşüncelerle perişan olur. Zikirde istenilen neticenin hasıl olabilmesi kalbin Allah’ın gayri her şeyden boşaltılmasına, kalbin mümkün mertebe huzurlu ve derli toplu olmasına bağlıdır. Bir Hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz “Dikkat edin. Size amellerin en hayırlısını, Rabbiniz yanında en alasını derecenizi en fazla yücelten altın ve gümüş dağıtmaktan da hayırlı, düşmanla boyunlarınız vuruluncaya kadar cihat etmekten de faziletli olan ameli haber veriyorum. O Allah-ı zikretmektir” buyurmaktadır. Başka bir hadisi şerifte “İçinde Allah’ın anıldığı ev ile Hz.Allah’ın anılmadığı evin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir” buyrulmaktadır. Zikir ehli, cennette kendilerine ihsan edilecek rütbenin yüceliği ve nimetin bolluğu karşısında, zikirden uzak olarak geçirdiği zamanlarına üzülecek ve yanacaktır. Mevla’mız bir ayeti kerimesinde; Rabbini kendi nefsinde (yani kendi içinde letaifinde kalbinde) yana yakıla içten gelerek ve Allahtan korkarak zikret, bu zikir, lisan ile söz ile açığa vurarak değil, sabah ve akşamları zikret ve gafillerden olma” buyurmaktadır. Zikri kalbiyi ihmal edenler veya terk edenlerin gafillerden olacağı beyan edilmiş oluyor. Başka bir ayet-i kerimede Mevla’mız, kendisini zikirden yüz çevirenlerle alakalı;  “Kim ki benim zikrimden yüz çevirirse onun için maişet darlığı, geçim sıkıntısı vardır. Zengin olsa bile sıkıntıdan kurtulamaz, iki yakası bir araya gelmez, varlık içinde darlık çeker” buyurmaktadır.          Rabbim bizleri bu ayet- kerime ve hadis-i şerifler ışığında hareket etmeyi bizleri yaratan Hz.Allah’a hakiki kul habibine hakiki ümmet olmayı nasip ve müyesser eyleyip, İslam’ın çizdiği bu çizgiden ayırmasın. Yazıma Allah dostlarının iki mısrasıyla son vermek istiyorum.                                 “Varalım zikredelim Yüce Mevla’yı            Bize mi ısmarladılar yalan dünyayı”                                              

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!