22 Şubat 2016 - 18:10 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
ZENGİNLİĞİMİZ GÜÇLÜ OLDUĞUMUZUN GÖSTERGESİ MİDİR?
Zaman zaman çevremizdeki insanlarla konuşurken şuna
benzer ifadeler duyarız: “Efendim… Müslüman günümüzde güçlü olacak. Eğer güçlü
olamazsa hayır hasenat yapamaz. Dolayısıyla bir çok sevaptan da mahrum kalır.”
Mantıklı ve çok ta ikna edici bir ifade gibi. Düşmanlar
karşısında güçlü olabilmek için en az onlar kadar servet sahibi olmak gerekir…
Keşke dünyanın en zenginleri Müslümanlar olabilse… Tüm
yoksullara fakirlere, kimsesizlere, kısacası dünyanın tüm mazlumlarına
koşanlar, koşabilenler Müslümanlar olabilse…
Bu noktaya bir şey dediğimiz yok. Ve bu noktada bir
sıkıntı da yok. Hatta zenginliğimiz, gerçek güç ve kuvvetimizi açığa çıkarma
noktasında, Allah’ın ipine topluca
sarılabilmemizi sağlayan, birlik ve beraberliğimizi kenetleyen kardeşliğimizin
bir harcıdır.
Öyle ya…
Zenginliğimiz, yücelerden bize uzanan ve tutunduğumuz takdirde bizleri de
yücelten “Hablullah” ı, “Allah’ın ipi” ni birlikte tutabilmemiz için kardeşçe
paylaşmanın yegane servetidir.
Sanki biz
günümüzde bu konuya farklı bir pencereden bakıyoruz gibi. Ellerimizin sahip
olduklarını yegane güç kaynağı, güç unsuru olarak görüyoruz. Gerçek güç
sahibini unutarak, karşımızdakileri de sahip oldukları varlıklar üzerinden vasıflandırıyoruz.
Esasında bilerek ya da bilemeyerek biz şunu yapıyoruz.
Ayaklarımızın altındaki topraktan devşirdiğimiz nesnelere çok güveniyor, çok
bel bağlıyoruz. Zikrimizi, zihnimizi gece gündüz, akşam sabah onlarla meşgul
ediyoruz. En ağır sıkıntıları, en ağır stresleri , ya da en hoş, en ulvi
zamanları daha çok zengin olma, biriktirebilme uğrunda yaşıyoruz.
Üstelik şu ilahi uyarının gerçek muhatabı da bizlerken.”
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten
alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa , işte onlar ziyana uğrayanların ta
kendileridir.” (Münafikun 9)
Bu zikir meselesini anlama noktasında da zihnimizin ve
zikrimizin en çok ne ile meşgul olduğunu yine en iyi kendimiz biliriz.
Benim esas söylemek istediğim şu. Bizim, kendimizi en
güçlü gördüğümüz bu husus aslında en
zayıf noktamızdır. Elimizi kolumuzu bağlayan şey, elimizden çıkmasından en çok
korktuğumuz şeydir.
Bu hususu önemseyen Rabbim, gücü kendi zatında, kendisinde görmeyip de,
ellerinin sahip olduklarında görenlerin yanlış yaptıklarına dair uyarıları ile
kitabında bizlerin dikkatini çekmiştir.
Evet… Asıl mesele
sağlam bir zemin üzerinden kainatın en güçlüsü ile bir muhabbet kurabilmek… Sahip
olduklarımız bu muhabbete vesile ise işte o zaman anlamlı ve manalıdır. Yoksa
en ağır acı ve ızdırapların sebebi olabilir. Tıpkı Arıların, kim bilir hangi
hayallerle biriktirdikleri o leziz yiyeceğin içine düştüklerinde çekmiş
oldukları acılar gibi…
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!

Vodafone Business ve Migros, 5G ile LoT Tabanlı Destek Uygulamaları Hayata Geçirdi

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

Giresun’da tarihi gün! Hekim Tower’ın temeli atılıyor

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı



