Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
23 Şubat 2015 - 18:34 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

YÖNELDİĞİMİZ İSTİKAMETİN DOĞRULUĞUNU TEST ETMEK

0 Okunma 0 Paylaşım
                Hani anlatılır. Bütün akılları bir araya toplamışlar. Ve demişler ki “Ey insanlar! Gelin.  Herkes beğendiği aklı alsın. Ve herkes kendi aklını beğenip almış.                 İnsanlar kendi aklının en doğru akıl ve gittiği yolun da en doğru yol olduğunu kabul eder. Bu yüzdendir ki dünyada ne kadar insan var, güya o kadar doğru vardır denilir.                 Konuyu dağıtmak istemiyorum. Kur’an’da dikkatimi çeken şu ilahi ifade penceresinden bakarak kendimce doğru yol üzere olup olmadığımızı test yapmak istiyorum.                 Kavmi  Şuayb  (as)’ a “Ey Şuayb! Babalarımızın ibadet ettiği şeyleri ve de mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor?” şeklinde seslenerek, namazın kişiye emredici özelliğini vurguluyorlar.                 Namazımızda Fatiha suresini okurken dile getirdiğimiz bir çok gerçek ve hakikatten sadece bir iki nokta üzerinde durmak istiyorum.  O’nu övüp yücelttikten sonra diyoruz ki “Rabbim! Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz. Bizi doğru yoluna ilet. Nimet verdiklerinin yoluna..” şeklinde bir yakarışta bulunuyoruz.                 Evet sadece O’na ibadet etmek ve O’ndan yardım dilemek… O’na ait olan uluhiyeti, insanların ellerinin yaptıkları ile veya O’nun yaratıkları ile paylaşmamak.. Bu hususu Hristiyanlık ve Yahudilik üzerinden Rabbim o kadar net açıklamış ki. Allah’a ait sıfatların Hz. İsa ile paylaşılması… Rahiplere insanları affetme yetkisi, daha da öte Cennetten parseller ve insanları amelleri dışında cennete sokacak aparatlar hediye etmek sureti ile halkın paralarının haksız yere yenilmesi gibi açıklamalar…. Ve yine kendilerinde olmayan ilahi sıfatlar ve azizlik gibi payelerle inançlar üzerinde saptırıcı hakimiyet kurmalar gibi… Bu örnekleri çoğaltabiliriz.                 Namazımızda Allah’tan bizi doğru yola iletmesini istiyoruz. Ama herkesin zihninde bir doğru yol var. Bunun üzerine bu yolun  daha da netleşmesini istiyoruz. O’da bize nimet verilen kullarının yolunu salık ediyor. Nisa suresi altmış dokuzuncu ayette bu yolun yolcularını gözlerimizin önünde yürütüyor. Bu yolcular; Peygamberler, Sıdıklar, Şehitler ve Salihler…                 Bu yazıda sadece Şehitlere dikkat çekmek istiyorum.  Yöneldiğimiz yolun doğruluğunu test etmemiz açısından önemli. Yürümek istediğimiz bu yolda Habil’den başlayarak günümüze kadar olan zaman  içinde gelip geçmiş bütün şehitleri yanımızda hissedebiliyor muyuz?                 Gerçekten emperyalist batılılara karşı kurtuluş savaşında şehit olan dedelerimizin kalp atışlarını, Çanakkale de İngilizlere, Fransızlara ve yandaşlarına karşı mücadele ederken en aziz varlıklarından vazgeçen şehitlerimizin yürek atışlarını, yürüdüğümüz yolda tüm benliğimizle hissedebiliyorsak, Bedir şehitlerinin nefesini kulaklarımızda duyar gibi oluyorsak, Hz Hamza, Cafer’üt Tayyar ve Hz Hüseyin gibi duruşuyla yol gösteren şehitler gözümüzün önünde canlanıyorsa istikametimiz doğru diyebiliriz.  Yoksa namazımız bize doğru istikameti emretmemiş olur.                   Selam ve dua  ile        

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!