YENİ GENÇ YETENEKLER NEREDE?
Değerli okurlar; sizleri saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. Türk futbolunun, acı duyduğumuz ve üzülerek takip ettiğimiz konularından biri de genç yeteneklerin şans bulamadan kaybolması. Bu hususun düzeltilmesi, futbolumuzun gelişmesi ve ilerlemesi açısından çok büyük önem arz ediyor.
Amatör takımların, yeni yeteneklerin keşfi ve futbol kamuoyuna tanıtılması konusundaki rolü çok büyük. Futbol yeteneğinin varlığını görmeye başlayan genç oyuncular, soluğu öncelikle amatör takımların kapılarında alıyor.
Sene 2000 rahmetli İlyas Uzunoğlu’nun spor mağazasına giderek, futbolcu olmak istediğimi ve Bulancakspor’a nasıl yazılabileceğimi sormuştum. İlyas hocamın cevabı ise; bizimde kulübümüz var gel deneyelim seni oldu. İzcilik Spor Kulübüyle futbol oynamaya başladım ve yıllarca içlerinde kalarak, ilk futbol deneyimimi burada oluşturdum ta ki Ballıcaspor’a transferim olana kadar…
Spora karşı duruşum bir spor kulübünün ferdi olmamla başladı. Yolumu bu şekilde çizdim ve bugüne kadar üstüne koya koya ticari boyutuna kadar taşıdığım spor kimliğimi oluşturdum. Yeni nesil gençlerinde yolu, bizlerin içinde olduğu kulüplerle buluşursa; belki de birkaçının hayatını sporun sihirli dokunuşlarıyla kurtarmış olacağız.
Gençlere güvenimizi ve onlara ait planlarımız olduğunu hissettirirsek, yolları bizlerin yanına düşmeye başlayacaktır. Yaşça kendilerinden büyük ve tecrübeli oyuncuların koşulsuz şartsız birinci seçenek olduğunu düşünen onlarca oyuncuyla çalıştım ve onlara bunun doğru olmadığını, çalışan ve hak eden her kim olursa olsun hiçbir ayrım yapmaksızın adil olacağımı onlara hissettirdim. Belki de birçoğu ilk formasını benim kalemimle yazılan listelerden giydiler.
Yeni genç yetenekler kazanmak için, iş öncelikle antrenörlere düşüyor. Çalışan, isteyen ve futbol aşkıyla yollara düşmüş gençlerimizi küstürmeyin lütfen. Onlar; futbolu, sevgilisi gibi görüyorlar ve karşılık bulamadıklarında sessizce yok oluyorlar. Bu yok oluşun neden olmayalım kıymetli antrenörlerim.
Adalet; o kadar önemli ve kıymetli ki, bunu en ince ayrıntısına kadar önemsemeliyiz. Kantarın ayarını kaçırdığımızda belki de bir gencin hayallerini bile isteye yok etmiş oluyoruz. Kul hakkı ne diye sorsalar, en somut örneği olarak gösterebiliriz evet bu resmen kul hakkı hocalarım.
Biz antrenörler bu yüzden en iyi eğitimleri almalıyız. Okullarda psikolojisinden tutun her türlü eğitimleri vererek bizi bu sürece hazırlıyorlar. Gel gelelim, 1 haftalık kurslarla verilen belgelerde var. Dostlar, bu iş sadece 90 dakika ile bitmiyor. Sürecin öncesi ve sonrası var. Oyuncular sizin ne olduğunu bilmeden genç yaşlarda ocağınıza düşüyor. Geleceği noktayı belirlemek ise sizin eğitiminize ve gelişim odaklı olmanıza kalıyor.
Rabbimin ilk emri OKU. Okuyalım, gelişelim ve faydalı olalım. Belgeyi aldım bundan sonrası basit demeyelim. İş bundan sonra başlıyor… Yetiştirmek önce gelişmek sonra geliştirmekle mümkün. Yazımın sonuna gelmeden önce, Futbol Federasyonu’ndan gelişim seminerlerini arttırmasını ve bilinçlendirmenin üst seviyelere çıkarılmasını bekliyorum. Gelecek genç nesillerin futbolunu ancak bu şekilde kurtarmak mümkün olacak. Sağlıcakla kalın değerli okurlarım…
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!