Yiğit Efe Şahin
Köşe Yazarı
Yiğit Efe Şahin
 

Bir parçamız eksik

Ben bunca sene okuduktan sonra şunu fark ettim ki; okullarda genel kültürden eser yok. Her dersin en ücra köşelerinden konular belirleniyor lakin hiç genel kültürle alakası olan bir konu olmuyor. Bunu birkaç hocama da söylediğimde kendileri de beni destekledi.  Açık konuşmak gerekirse gündelik haya-tımızda belli başlı meslekler hariç hiçbir yerde işimize yaramayacak konuları öğreniyoruz, yani sadece sınavda zorlanmamak için çalışıyoruz. Hadi sınavı kazandığınızı varsayın; bir daha hayatınızda hiçbir yerde görmeyeceksiniz, derslerde gördük-lerinizi...  Belli başlı bir iki ders dışında okullarda genel kültür öğretilmesi, öğrenciler açısından çok daha faydalı olurdu açıkçası.  Hemen hemen her öğrenci isyan etmiştir bu konulara. Haklılar da... Kendilerine lazım olmayacak,  bırak lazım olmayı karşılarına dahi çıkmayacak konular ile doluyor öğrencilerin zihinleri.  Eğitim öğretim konusunda Avrupa'nın bazı ülkelerinin daha iyi olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim. Bütün derslerden başarılı olana değil de, elinin yatkın olduğu, daha tecrübeli olduğu derse ve ilgi alanlarına göre kurslara yerleştirilmeleri, o ülkelerin kısmen eğitim öğretim konusunda bizden daha iyi olduklarını gösteriyor. Ben de hala eğitim gören bir öğrenci olduğum için bu durum beni bir hayli rahatsız ediyor. Düşündüğüm mesleklerle uzaktan yakından ilgisi olmayan konuları, okullarda görüyorum. Sadece ben değil, çoğu kişi bu olaydan muzdarip. Gördüğümüz konulara, normal hayatta ihtiyacımızın olmamasının yanı sıra, konular bir o kadar da zor. Gerçekten matematikteki denklemlerin, integral sorularının, sınav dışında nerede karşımıza çıkacağını çok merak ediyorum. Öğrencilere çalış demesi kolay. Bütün derslerin zorluklarını, zor konularını aynı anda kafasında tutması isteniyor, velileri tarafından...  Misal verelim; bir öğrenci düşünün. O öğrenci, biyoloji dersinde çok çok iyi olsun. Diğer derslerde (özellikle diğer sayısal derslerde) bir başarısı olmadığında, biyoloji dersinde ki üstün başarısı da heba oluyor. Mesela genel kültür olarak çok gelişmiş kapasiteli bir öğrenci, dersleri zayıf olunca, tabiri caizse bir baltaya sap olamıyor. Bu çok üzücü bir olay. Gerçekten de sosyal medyada denildiği gibi 'matematik yoksa meslek de yok' cümlesine katılıyorum. Matematik ve edebiyat dersi görmeden de yapılabilecek bir sürü meslek var. Bu derslerin kat sayılarını bu kadar yüksek yapıp, öğrencilerin psikolojilerini bozmak hangi akla hizmettir?  Tarihi iyi olup da, diğer dersleri pek de iyi olmayan bir arkadaşım var ve gerçekten tarih dersinde bilmediği bir şey yok. Fakat kendisinin matematiği ve edebiyatının kötü olması onu bir yere getiremeyecek belki de. Çünkü artık her yere diplomalı işçi alıyorlar. Düşünün, en az üniversite mezunu olan muavin arayan otobüs firmaları var.  Bu nasıl bir iştir yahu? Mantık nerede? Gelen yolcuları soru ile alacaklar sanırım içeri. Yazının özeti; eğitim öğretimi sadece iki dersin üzerinden gerçekleştiren bir sistemi  kurbanlarıyız.
Ekleme Tarihi: 11 Eylül 2021 - Cumartesi

Bir parçamız eksik

Ben bunca sene okuduktan sonra şunu fark ettim ki; okullarda genel kültürden eser yok. Her dersin en ücra köşelerinden konular belirleniyor lakin hiç genel kültürle alakası olan bir konu olmuyor. Bunu birkaç hocama da söylediğimde kendileri de beni destekledi. 

Açık konuşmak gerekirse gündelik haya-tımızda belli başlı meslekler hariç hiçbir yerde işimize yaramayacak konuları öğreniyoruz, yani sadece sınavda zorlanmamak için çalışıyoruz. Hadi sınavı kazandığınızı varsayın; bir daha hayatınızda hiçbir yerde görmeyeceksiniz, derslerde gördük-lerinizi... 

Belli başlı bir iki ders dışında okullarda genel kültür öğretilmesi, öğrenciler açısından çok daha faydalı olurdu açıkçası. 

Hemen hemen her öğrenci isyan etmiştir bu konulara. Haklılar da... Kendilerine lazım olmayacak,  bırak lazım olmayı karşılarına dahi çıkmayacak konular ile doluyor öğrencilerin zihinleri. 

Eğitim öğretim konusunda Avrupa'nın bazı ülkelerinin daha iyi olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim. Bütün derslerden başarılı olana değil de, elinin yatkın olduğu, daha tecrübeli olduğu derse ve ilgi alanlarına göre kurslara yerleştirilmeleri, o ülkelerin kısmen eğitim öğretim konusunda bizden daha iyi olduklarını gösteriyor. Ben de hala eğitim gören bir öğrenci olduğum için bu durum beni bir hayli rahatsız ediyor. Düşündüğüm mesleklerle uzaktan yakından ilgisi olmayan konuları, okullarda görüyorum. Sadece ben değil, çoğu kişi bu olaydan muzdarip. Gördüğümüz konulara, normal hayatta ihtiyacımızın olmamasının yanı sıra, konular bir o kadar da zor. Gerçekten matematikteki denklemlerin, integral sorularının, sınav dışında nerede karşımıza çıkacağını çok merak ediyorum. Öğrencilere çalış demesi kolay. Bütün derslerin zorluklarını, zor konularını aynı anda kafasında tutması isteniyor, velileri tarafından... 

Misal verelim; bir öğrenci düşünün. O öğrenci, biyoloji dersinde çok çok iyi olsun. Diğer derslerde (özellikle diğer sayısal derslerde) bir başarısı olmadığında, biyoloji dersinde ki üstün başarısı da heba oluyor. Mesela genel kültür olarak çok gelişmiş kapasiteli bir öğrenci, dersleri zayıf olunca, tabiri caizse bir baltaya sap olamıyor. Bu çok üzücü bir olay. Gerçekten de sosyal medyada denildiği gibi 'matematik yoksa meslek de yok' cümlesine katılıyorum. Matematik ve edebiyat dersi görmeden de yapılabilecek bir sürü meslek var. Bu derslerin kat sayılarını bu kadar yüksek yapıp, öğrencilerin psikolojilerini bozmak hangi akla hizmettir? 

Tarihi iyi olup da, diğer dersleri pek de iyi olmayan bir arkadaşım var ve gerçekten tarih dersinde bilmediği bir şey yok. Fakat kendisinin matematiği ve edebiyatının kötü olması onu bir yere getiremeyecek belki de. Çünkü artık her yere diplomalı işçi alıyorlar. Düşünün, en az üniversite mezunu olan muavin arayan otobüs firmaları var. 

Bu nasıl bir iştir yahu? Mantık nerede? Gelen yolcuları soru ile alacaklar sanırım içeri. Yazının özeti; eğitim öğretimi sadece iki dersin üzerinden gerçekleştiren bir sistemi  kurbanlarıyız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.