1926 Bulancakspor yedinci hafta maçında Zonguldakspor’a deplasmanda 5-0 yenildi. Anlatmaya gerek yok. Rakip ligde bu maça kadar 4 gol atıyor bize beş gol. Bunun izahı var mı? Ve fakat bu fark, yenen beş golle açıklanamaz! En azından canını dişine takar mücadele edersin! Biz mücadele yerine rakibi izlemeyi seçtik. Düdükle birlikte kusursuz fırtına başladı. Giren attı çıkan attı maç da burada koptu; halı saha seviyesine indi!
Hırs, mücadele olmayınca rezalete dönüştü.
Evet, sahamızda Düzcespor mağlubiyeti sonrası “Acaba olur mu?” demiştik ama modern futbolda duygusal kırılmalara yer yok.
Bundan sonra hedefimiz ligden düşmemek olmalı.
Kısacası rezildik, kötüydük, faciaydık.
Oynadığımız futbolla bırakın 5-0’ı daha ağır bir skoru hak ettik. Zonguldaklılar çikolatalı, çilekli pasta biz ise kuru ekmektik. Ama o ağır skor ikinci yarı geldi. Ağır bir travma yaşadık. Kalemize gelen arka arkaya goller ile bir anda skor 5-0’a geldi.
Allah’tan adamlar ya acıdı ya da değişiklikler yüzünden frene basmak zorunda kaldı.
Beni üzen Zonguldak karşısındaki çaresizliğimiz ama bir o kadar da sistemsizliğimiz.
Ancak tehlike. Ne bir sistem tercihi ne B planı var. Sahamızda Düzcespor’a 1-0 yeniliyoruz B Planı yok. Zonguldakspor maçında rakip yürüyerek goller atıyor.
Ne alan savunması, ne adam savunması yok. Cumartesi günü de ne B, ne C planı ne de yazıktır ki oyuncu bile değiştirecek sağlıklı müdahaleler, değişikler göremedik. Ben Cuma günkü yazımda bundan böyle oynayacağımız 6 maçı rahatlıkla alırız demiştim.
Özür dilerim büyük yanılgıya uğradım…