Geçtiğimiz yıl bu ayda 1926 Bulancakspor’da böyle bir ortam görülmedi…
İlçe günler öncesinde şampiyonluk havasına girdi…Pankartlar, sosyal medyadan verilen mesajlar şampiyonluk için motive edici unsurlardı…
Tribün yükünü aldı, geride oyuncuların sergileyecekleri performans kaldı…Ya bu sezon yeni çıktığımız ligden geri dönüyoruz.Herkes suskun,herkes üzgün.Öncelikle, futbolun ‘kazanan takım bozulmaz’ klişesine takılması 1926 Bulancakspor’u için handikaptı…
‘1926 Bulancakspor genelde maçlarda kazanmak için bir şey yaptı mı?‘ diye kendimize sorup ‘Hayır’ yanıtını veriyorsak, bu takım nasıl ligde kalır?Maalesef bu sezon maçı aldıracak adamı olmadığından geldiği yere geri dönüyor.
Bu da rakipleri karşısında hep dezavantajlı bir durum ortaya çıkardı…Üç hafta önceye kadar ipler kendi elindeyken, şimdi artık rakiplerine tamamen bel bağlamış durumdasın.Öncelikle iki maçı alıp rakiplerin kaybına bakacaksın.Bu da mucizelere bağlı bence.
Rakiplerini sahanda yenemiyorsan ligde kalma şansın olur mu? İş artık mucizelere kalmış durumda…Peki, mucizelere inanan var mı aranızda…Yazılacak çok şey, söylenecek çok söz var aslında ama bu pazarı beklemek durumunda koskoca bir camia…
Ligde kalma umutları pamuk ipliğine bağlı 1926 Bulancakspor küme düşerse eğer koca çınar kendisiyle baş başa kalır…Hemde ne hazin kuruluşunun 100. Yılında.
Ne futbolcuya bir şey olur ne de teknik adama…Onlar yeni bir takımla sözleşme imzalar… 1926 Bulancakspor’da bölgesel amatör ligde kaderiyle baş başa kalır…