Kalan 5 hafta… 3’ü deplasmanda, 2’si iç sahada oynanacak.
Birbirinden zorlu maçlar bizi bekliyor. Bu maçlardan biri de lider Sebatspor karşılaşması.
Keşke teknik direktör Mehmet Birinci devre arasında gelseydi…
Ama elinde sihirli değnek yok. Elindeki oyuncularla sahaya çıkacak.
İşte bu zorlu virajdaki maçlardan biri de bugün deplasmanda oynayacağımız Yozgat Bozokspor karşılaşması.
Ben bu maçı “tarihi” olarak nitelendiriyorum.
Rakip, ilk yarıda sahamızda bizi adeta bozguna uğratmış, 5-1 gibi farklı bir skorla galip gelmişti.
Bugün deplasmanda oynayacağımız Yozgat Bozokspor maçının sonucu, bizim kaderimizi belirleyecek.
Son düşecek 4 takım arasından uzaklaşacak mıyız, yoksa o hattın içine demir mi atacağız?
6 hafta sonra Çayelispor deplasmanında alınan 3 puan elbette altın değerinde. Ancak önemli olan bunu sürdürebilmek.
İlk yarıdaki sonuca takılmadan, kendi oyunumuzu oynarsak neden Yozgat Bozokspor’dan 3 puanla dönmeyelim?
Bence bu bir sürpriz olmaz.
Geriye baktığımızda; 6 haftadır maç kazanamayan, performans olarak dibe vurmuş, mutsuz ve umutsuz bir takım vardı.
Teknik Direktör Mehmet Birinci’nin gelmesiyle yeni bir sayfa açıldı ve 6 hafta sonra deplasmanda ilk galibiyetimizi aldık.
Yine diyorum ki: Çıkmayan candan umut kesilmez… Bekleyelim, görelim.
Kuruluşunun 100. yılında küme düşmek ise hiç de hoş bir durum olmaz…